1915'te neler yaşandı-BELGE

Ermeni çetelerinin Müslüman köylere yaptıkları tecavüzler ve isyan hazırlıklarını sürdürmeleri gerginliği daha da artırmıştı.

1915'te neler yaşandı-BELGE

 

Dünya Bülteni / Tarih Servisi

I.Dünya savaşında Ruslara karşı açılan Kafkas cephesinde yaşanılan başarısızlığın neticesinde, Doğu Anadolu toprakları Rus işgaline girmeye başlamıştı. Rusların doğuda ilerleyişi sırasında, bölgedeki Ermeni komitelerinin Rus askeri birliklerine yardımlarda bulunmaları ve yaşadıkları bölgelerde isyan çıkartmaları üzerine İttihat ve Terakki hükümeti, İstanbul’da bulunan Ermeni Patriği ve Ermeni milletvekillerine uyarılarda bulunarak bu durumu engellemelerini aksi takdirde sert önlemlerin alınmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Ancak Ermeni çetelerinin Müslüman köylere yaptıkları tecavüzler ve isyan hazırlıklarını hızlı bir şekilde devam ettirmeleri gerginliği daha da arttırınca, 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni komiteleri kapatılmış ve 2345 Ermeni birkaç gün içinde tutuklandı.

Kısa bir süre sonra Van şehrinin Ermeni çetelerinin faaliyetleri sonucu Rusların eline geçmesi üzerine Sadrazam Talat Paşa 23 Mayıs 1915’te, 4. Ordu Komutanlığına bir şifre göndererek, “Erzurum, Van ve Bitlis vilâyetlerinden çıkarılan Ermenilerin, Musul vilâyetinin Güney kısmı, Zor sancağı ve Merkez hariç olmak üzere Urfa sancağına; Adana, Halep, Maraş civarından çıkarılan Ermenilerinse Suriye vilâyetinin Doğu kısmı ile Halep vilâyetinin Doğu ve Güneydoğusu'na sevk ve iskân edilmelerini” istemiştir. Sevk işlemlerini takip etmek üzere Adana, Halep ve Maraş bölgesine mülkiye müfettişleri tayin edilmiştir.

Sadrazamlık tarafından 30 Mayıs 1915’te İçişleri, Harbiye ve Maliye Nezâretlerine gönderilen bir yazıda, göçün nasıl uygulanacağı ayrıntılı şekilde anlatılmış ve şöyle denilmiştir:

ermeni-olay-1.jpg

“Göç ettirilenler, kendilerine tahsis edilen bölgelere can ve mal emniyetleri sağlanarak rahat bir şekilde nakledileceklerdir;

Yeni evlerine yerleşene kadar iaşeleri Göçmen Ödeneği’nden karşılanacaktır;

Eski malî durumlarına uygun olarak kendilerine emlâk ve arazî verilecektir;

Muhtaç olanlar için hükümet tarafından konut inşa edilecek; çiftçi ve ziraat erbabına tohumluk, alet ve edevat temin edilecektir;

Geride bıraktıkları taşınır malları, kendilerine ulaştırılacak; taşınmaz malları tespit edilecek ve kıymetleri belirlendikten sonra, paraları kendilerine ödenecektir;

Göçmenlerin ihtisasları dışında kalan zeytinlik, dutluk, bağ ve portakallıklarla, dükkân, han, fabrika ve depo gibi gelir getiren yerleri açık arttırma ile satılacak veya kiraya verilecek ve bedelleri sahiplerine ödenmek üzere mal sandıklarınca emanete kaydedilecektir;

ermeni-olay-2.jpg

Bütün bu konular özel komisyonlarca yürütülecek ve bu hususta ayrıntılı bir tâlimatnâme hazırlanacaktır.”

Bu şeklide belirlenen göç kanunu dönemin Resmi gazetesi Takvim-i Vekayi gazetesinde 1 Haziran 1915’te yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan tehcir sırasında hükümetin dikkat ettiği noktalardan biri özellikle yalnız kadınların ve çocukların göç ettirilmemesidir. Çocukların Ermeni Patrikhanesi, kiliseleri veya göç ettirilmeyen Ermeni Cemaati mensubu kişilerin yanına verilmesi bunun gerçeklememesi halinde ise kadınların ve çocukların belirlenen yurtlarda barındırılması ve her türlü ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması yönünde karar alınmıştır. Her vilayette bulunan kimsesiz Ermeni kadın ve çocuklarının sayısı belirlenmiştir. Bu belirlenen kimsesiz kadın ve çocukların aylık yıllık masrafları hesaplanmış ve çerçevede 1915 yılı bütçesine bir masraf kalemi olarak dahil edilmiştir.

Kadın ve çocuklar ile ilgili olarak böylesine hassas uyarılarda bulunan hükümetin istekleri ile bölgede yaşanan gerçekler birçok kez birbiri ile zıtlık halindedir. Tehcire tabi tutulanların uzun ve meşakkatli bir yola çıkarılmaları, salgın hastalıklar, bazı çetelerin ve aşiretlerin göç kervanlarına saldırması gibi birçok etkenin de sonucu olarak onbinlerce Ermeni bu tehcir sırasında hayatını kaybetti.

Osmanlı Hükümeti seferberlik ilânından itibaren, dokuz ay tahammül gösterdikten sonra Ermeniler konusunda köklü tedbirler almak zorunda kaldı. Van İsyanı'nın patlak vermesi üzerine bu olayları başlatan ve Ermenileri silâhlandıran komite yuvalarını dağıtmak için 24 Nisan 1915 tarihinde vilâyetlere ve mutasarrıflıklara gizli bir genelge yolladı. Bu genelgede; Ermeni komite merkezlerinin kapatılması, evrakına el konulması ve komite elebaşlarının tutuklanması istenmekteydi.

ermeni-olay-3.jpg 

Devletin savaşa girmesi ve ordunun zayıf düşmesinden yararlanarak ülke içinde haince eylemler organize etmekte olan ve merkezleri yurt dışında bulunan Hınçak, Taşnak ve diğer Ermeni komitelerinin Anadolu'nun çeşitli yerlerindeki şubelerinin kapatılarak elebaşılarının göz altına alınması, ancak bu tedbirler alınırken Ermeni ahali ile Müslüman ahali arasında kırgınlıklara yol açabilecek davranışlardan kaçınılması hususunda Dahiliye Nezareti tarafından vilayetlere ve sancaklara gönderilen genelge.

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2010, 14:59
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
talip emin
talip emin - 11 yıl Önce

varsın ermenilere hamileri haçlı emperyalist ve işbirlikçileri anadursun, daşnak sutyun çetelerince şehit edilen onbinlerce masum müslüman için bir fatiha okuyalım. torunları olarak hiç olmazsa bunu yapalım.

hakan
hakan - 11 yıl Önce

ayna tutmuşsuuz olaylara...acak ermini kayıpları ve ittihatçıların asıl gayeleri üzerine pek bir bilgi yok...

Hüseyin s.
Hüseyin s. - 11 yıl Önce

bu hikayelere kim inanir? dünya bülteni adaletli olmali idi. hala bu hikayeleremi inaniyorsunuz? hakki ayakta tutan adaletli sahitler olmaniz temennisiyle.

hakan
hakan - 11 yıl Önce

anlatınların hikaye olduğunu neye dayanarak söylüyorsunuz..
yalnız osmanlı belgeleri değil dönemin ingiliz fransız rus belgeleri dahi planlı bir hareketin olmadığını göstemekte...birşeyin soykırım olması için nelerin olması gerektiğini lütfen dikkatle inceleyin..
ancak tabiki tüm bunlar ittihatçıların anadoluda uyguladıkları politikayı,tehciri ölen yüzbinlerce ermeniyi yok farzettirmez..
şuna inanıyorum ki gerçekten pek çok devlet görevlisi yaşananlara göz yummuştur. hatta bazı yerlerde destek de olmuştur. planlamıştır da..
ancak koordineli planlı bir soykırım hareketinin olduğunu düşünmüyorum..ancak şu da bir gerçek..
ittihatçılar tehcir ile beraber bölgedeki ermeni nüfusundaki azalmayı böylece ermeni meselesinin de birşekilde hallolacağını yani bir anlamda bölgenin Türkleştirileceğini düşünmekteydiler..
ittihatçıları kesinlikle savunmuyorum..politikalarını da hiçbir zaman doğru bulmadım..
ancak Hitlerin yaptığı veya fransanın belçikanın ve hatta amerika kıtasının avrupalılar tarafından temizliğe tabi tutuldukları şeklinde bir soykırımın olduğuna da inanmıyorum...
saygılarımla

kürşat çarpışantürk
kürşat çarpışantürk - 10 yıl Önce

necip türk milleti bu ermenilere yaptığı iyilikleri ingilizler bile yapmazdı ama hala türklere karşı düşmanlık beslerler asala pkk ve 1915teki türklere yapılan katliyamlar bu na örnektir tarih tekerrür eder saygılarımla..

banner39