banner39

20 bin işçiyi bekleyen tehlike

Uzmanlar nişasta bazlı şekerlerin kotaların artırılmasının 20 bin işçiyi işsiz bırakacağını belirtti.

Arşiv 09.06.2010, 14:07 09.06.2010, 14:07
20 bin işçiyi bekleyen tehlike


Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni

Nişasta bazlı şekerlerin kotalarının arttırılmasının 20 bin çiftçiyi işsiz bırakacağını belirten Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, “Kanun’daki istisnai hükümlerin pancar şekeri aleyhine kullanılması sektörü ve şeker pancarı üreticilerini olumsuz etkiliyor” dedi. Türkiye'de NŞB üreten 5 şirkete ait 6 fabrika bulunuyor. Bu fabrikaların toplam kapasitesi 990 bin ton. Başta meşrubat sanayi ve şekerli gıdalarda kullanılan NŞB'nin yurt içi kullanım miktarının yıllık 650 bin-750 bin ton arasında değiştiği belirtiliyor.

KOTANIN ARTIRILMASI ÜRETİMİ ETKİLİYECEK

Bakanlar Kurulu Kararı ile Nişasta Bazlı Şekerlerde ülke toplam A kotasının yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkartılması şeker pancarı üreticilerini zora soktu. Pankobirlik Başkanı Recep Konuk, “Kotanın ülkemiz genelinde yüzde 50 oranında arttırılmasının pancar şekeri üretimine etkisi 120 bin tonluk üretim daralması, 210 bin dekar alanda pancar tarımı yapılmaması” olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Yan sektörlerle birlikte milli ekonomimize maliyeti yaklaşık 300 milyon TL’dir. Pancar şekerine alternatif bir ürünün kotasının artırılması tarım sektörünü ve pancar sanayinin desteklediği yan sektörleri olumsuz etkileyecek. Bunun ilk örneğini nişasta bazlı şekerlerin kotasının artırılması ile gördük. Bir diğer etkisi istihdama yansıyan olumsuzluktur. Kapasite kullanımındaki düşüş neticesinde doğrudan istihdamın ve nakliye sektörünün yaşadığı daralmanın sonucunda tarımsal istihdamda da yaklaşık 20 bin tarım işçisi işsiz kalacak.”

HAYVANCILIK DA ETKİLENECEK

Yapılan bu tercihin başka bir yansımasının hayvancılıkta olacağının altını çizen Konuk, “120 bin tonluk pancar şekeri üretimi daralmasının hayvancılığa etkisi 300 bin ton yüksek nitelikli besi hammaddesi olan küspenin ve 50 bin ton melasın kullanılamamasıdır. Bu tercih ülke hayvancılığını destekleme kararlılığında olduğunu ilan eden irade ile de çelişmektedir” şeklinde konuştu. Kanun’daki istisnai hükümler neticesinde oluşturulan lobicilik faaliyetlerinin de ticari ahlaka uygun olmadığını belirten Konuk, “Lobicilik faaliyetleri sürekli pancar şekeri aleyhine kurgulanıyor. Bu durum sektörü ve şeker pancarı üreticilerini rahatsız ediyor” dedi.

TÜRKİYE’DE ŞEKER SEKTÖRÜ

Ülkemiz dünyada Fransa, Almanya ve ABD’den sonra dünya pancar şeker üretiminde % 8 ile dördüncü ve Avrupa’da % 10 ile üçüncü sırada bulunmaktadır. Orta Doğu şeker pancar şekeri üretiminde % 65 paya sahip olan ülkemiz AB ülkelerinin % 15’i kadar şeker üretmektedir. Ülkemizde halen 30 adet şeker Fabrikası bulunmaktadır. Bunlardan sürekli zarar eden Konya, Kayseri, Amasya Şeker Fabrikaları özelleştirildi. Diğer 27 şeker fabrikalarında 30 bine yakın işçi istihdam edilmektedir. Pancar üreticileri yanında yan ürünlerinde çalışanlar düşünüldüğünde ülkemizde şeker sektörünün en azından 8 milyon kişiye istihdam sağladığı anlaşılır. Şekerde stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine KOTA getirilirken, diğer taraftan dış alımcı (yani ithalatçısı) olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker üretimine geniş imkanlar sunulmaktadır.

PANCAR DIŞINDA ŞEKER ÜRETİMİ TÜRKİYE’YE ZARAR VERİYOR

Şeker başlıca iki şekilde üretilmektedir. Birincisi; şeker pancarı ve şeker kamışından sakkaroz şekeri olarak elde edilir. Bizim ülkemizde bizim çevreyle ilgili koşullarımıza uygun olarak sadece şeker pancarından elde edilmektedir. İkinci şeker üretim metodunda ise nişastadan elde edilmektedir. Nişastadan elde edilen şekere “Nişasta Bazlı Şeker” kısaca “NBŞ” denilmektedir. Bu nişasta bazlı şeker; mısır, buğday, patates, arpa gibi nişastası bol ürünlerden, o bölgenin koşullarına göre üretilir. Örneğin Rusya, Almanya ve Polonya gibi ülkelerde patatesten elde edilmektedir. Nişastadan elde edilen nişasta şekeri, şeker piyasasına daha ziyade şurup olarak arz edilmekte ve bu şuruplar genellikle de şekerli ve unlu mamullerin üretilmesinde geniş çapta kullanılmaktadır.

KOTANIN ARTIRILMASI MISIR ÜRETİCİSİNE DE ZARARLI

Avrupa Birliği ülkelerinde nişasta bazlı şeker ( NBŞ) için ortalama % 2 lik Kota bulunmaktadır. Dünyada Şeker pancarından şeker üretiminde birinci ve ikinci sıraları paylaşan ülkelerden Fransa’da bu oran % 0.42, Almanya’da ise % 0.89 dur. Ülkemizde ise 2001 yılında çıkarılan Şeker Yasası ile bu kota % 10 olarak belirlenmiş ve Bakanlar Kuruluna bu miktarı % 50 artırma ve azaltma yetkisi verilmiştir. Bilindiği gibi NBŞ üretiminde ana hammadde mısırdır. Türkiye’nin yıllık mısır üretimi 2 milyon ton ve mısır tüketimi ise 3 milyon ton civarındadır. Yani Türkiye mısır açığını kapatmak için her yıl 1 – 1.5 milyon ton mısır ithal etmek zorundadır. Bu ithalatın büyük bir bölümü de Arjantin ve ABD gibi transgenetik yani GDO’lu mısır üreten ülkelerden yapılmaktadır. Yerli mısır üretimimizin ithal mısırla rekabet edebilmesi mümkün değildir. Yerli mısırımızdan çok daha ucuza gelen ithal mısır varken hiçbir nişasta bazlı şeker üreten şirket daha pahalı olan Türkiye’de yetişen mısırı tercih etmez. Dolayısıyla NBŞ kotasının artırılmasının tamamen kendi olanaklarıyla üretimini devam ettirmeye çalışan yerli mısır üreticimize hiçbir katkısı olmayacaktır. Ayrıca Avrupa Birliği ülkelerinde GDO’lu ürünler üzerinde hassasiyetle durulurken ülkemizde bu konu maalesef gerektiği kadar göz önüne alınmamaktadır.
 

banner53
Yorumlar (0)
30
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?