'AB genişlemeye devam etmeli'

Times gazetesi muhabiri James Bone'un sorularını yanıtlayan Pakistan lideri Pervez Müşerref, Usame bin Ladin'in Afganistan'da Kunar eyaletinde saklandığı iddiasında.

'AB genişlemeye devam etmeli'

Müşerref, ''Bu tahmin değil. İyi istihbaratımız var. Kunar bölgesi Gülbeddin Hikmetyar'ın kontrolünde. Aralarında bir bağ olmalı'' görüşünü dile getirdi.

Times, Pakistan liderinin sözünü ettiği Hikmetyar'a ilişkin şu bilgileri veriyor:

''Hikmetyar ve bin Ladin Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgaline karşı birlikte savaştı. Sovyet ordusunun çekilmesi ardından iç savaş başladı. Ve 1992–1996 arasında yaşanan iç savaş sırasında başbakan olan, Peştu kökenli Hikmetyar Tacik kökenli Cumhurbaşkanı Rabbani'ye karşı mücadele etti.''

''Taliban işbaşına geldiğinde Hikmetyar İran'a sürgüne kaçarken, bin Ladin Taliban döneminde Afganistan'ı kendine üs tuttu.''

''Amerikan işgali ve sonrasında Taliban güçlerinin devrilmesinin ardından da Afganistan'a geri döndü ve yaptığı açıklamalarla Afganlara El Kaide'ye destek vermeleri, Amerika'ya karşı da cihad savaşı yürütmeleri çağrısında bulundu.

Almanya'da sanat ve İslam tartışması

Almanya'da önce sahneye konulması planlanan ancak daha sonra iptal edilen opera tartışmaları da gazetelerde geniş şekilde irdeleniyor.

Operanın son sahnesinde başkahraman; Muhammed Peygamber'in, İsa Peygamber'in, Buda'nın ve Yunan deniz tanrısı Poseidon'ın kesik başlarıyla beliriyordu.

Berlin'in saygın sanat kurumlarından Deutsche Oper, Idomeneo'nun sahneye konulmasının hesap edilemez riskler taşıdığını savunuyordu.

Sueddeutsche Zeitung gazetesi, Mozart operasının sergilenmesinin iptal edilmesi kararının ''İslam korkusu''ndan kaynaklandığı görüşünde:

''Sanatsal özgürlük duyarlılık nedeniyle değil, korku nedeniyle sınırlandırılıyor. Eğer ince ayrıntılara ilişkin tartışmalar için alan kalmazsa fanatikler ve terörizm kazanacaktır. Bu teröristlerce yapılan bir hareket değil. Bu aydın ama korku içindeki insanların kendi kendilerine yaptıkları bir şey.''

Avusturya'da yayımlanan Die Presse gazetesi de, operayı sahneden kaldırma kararını oto sansür hareketi olarak görüyor ve Deutsche Oper'in yöneticisi Kirsten Harms'ın ciddi şekilde eleştirildiğini anımsatıyor:

''Eleştirilmeyi hak ediyor. Operayı iptal etmek çılgınlık. Yaptığı saçmalık. Artık diyalog konusunda çok gayretli olan kilise yetkilileri, solcu politikacılar ve çok kültürlülük savunucuları bile İslam ile Batı arasındaki sözde diyalog konusunda gerçeği görmüş.''

''Bu diyalogun İslamın temsilcilerinin Batı'ya nelerin yazılıp çizileceğini ve oynanacağını söyledikleri bir entelektüel bir şantaj oyununu fark etmeye başlamış olabilirler.''

Danimarka'da yayımlanan Berlingske Tidende gazetesi de, konuyu ''Almanlar operaya teslim oldu'' başlıklı yazısında irdeliyor.

Olayın Muhammed peygamber karikatürleri krizinin, doğrudan karikatürler nedeniyle yaşanmadığını gösterdiğini savunan gazete, kararı rahatsız edici buluyor ve şöyle devam ediyor:

Daha kötüsü de, operanın kararının Avrupa ülkelerinde bir emsal teşkil etmesi olur. Bu olamaz, çünkü o zaman Avrupa, Avrupa olamaz.''

'AB genişlemeye devam etmeli'

Avrupa Birliği'nin Romanya ve Bulgaristan'ın da katılımıyla 27 üyeye ulaşmasına ilişkin yorumlar da sıra.

Danimarka'dan Kristeligt Dagblad gazetesi, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun birliğin ''sınırlı hazmetme kapasitesi ve genişlemenin duraklamasına ilişkin açıklamaların aday ülkelerde pek de tekin olmayan görüşler olarak görüleceğinin altını çizerek şöyle devam ediyor:

''Genişlemede bir duraklama yaşanması önce kuyruktaki ilk ülke olan Hırvatistan'ı etkileyecek. Ama diğer ülkeler Sırbistan, Türkiye, Bosna Hersek, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk ve belki de uzun dönemde de henüz aday ülke olmayan Ukrayna'yı etkileyecek.''

''Eğer genişlemeye ilişkin duraklama süresi, belirsiz bir uzunlukta olursa o zaman büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız demektir. Üyeliği bekleyen ülkelere eğer reformlara devam ederlerse mükâfatını birliğe tam üye olarak görebilecekleri yolundaki hayati mesajı göndermekten mahrum kalacağız.''

''Avrupa Birliği'nin anayasa krizini genişleme duraklamasını genişlemenin durdurulmasının mazereti haline getirmemeliyiz.''

Yargıda seks ve şantaj skandalı

İngiltere gazetelerinin ilk sayfalarında geniş şekilde işlenen haberse, Brezilyalı bir kaçak göçmenle iki yargıcın odağında oldukları seks ve şantaj skandalı.

Daily Telegraph'ın konuyla ilgili haberi özetle şöyle:

''37 yaşındaki Brezilyalı Rosalena Driza, yargıç İlyas Han ile adı açıklanmayan bir kadın yargıcın evlerini temizlemek üzere işe alınmıştı. Ancak, vizesinin süresi dolduğu için İngiltere'de kaçak olarak yaşıyordu.''

''Göçmen davalarına bakmakla görevli iki yargıç da, Brezilyalı kadının İngiltere'de yasadışı olduğunu bilmediklerini savunuyor. Rosalena Driza ise, kadın yargıcı yasadışı bir göçmeni çalıştırdığı için ihbar etmekle tehdit ediyor.''

''Skandala seks ve şantaj boyutunu katan gelişme ise temizlikçi kadının, işvereni olan iki yargıcın sevişirken kaydedilmiş görüntülerini içeren bir video kaseti evlerinden çalıp erkek yargıçtan 20 bin İngiliz sterlin talep etmesi aksi takdirde kaydı bakanlığa göndermekle tehdit etmesi.''

''Brezilyalı kadının sevgilisinin de, cinayet suçuyla İtalya'da cezaevinde bulunduğu da ortaya çıkan ayrıntılardan.''

Dün sonuçlanan davada sanık Driza; erkek yargıcın evinden video kaydını çalmak ve kadın yargıca şantaj yapmak iddialarından suçlu bulundu.

Cezası daha sonra açıklanacak.

Hukuk işlerinden sorumlu devlet bakanlığı skandalda adları geçen iki yargıç hakkında soruşturma başlattı.

'Liverpool az kalsın yere seriliyordu'

Gazetelerin spor sayfalarında dün akşam oynanan ve 3–2 biten Liverpool Galatasaray Şampiyonlar Ligi Grup Maçı'na ilişkin değerlendirmeler de geniş yer buluyor.

Guardian, ''Peter Crouch'un nefis ikinci golünden sonra ışıldayan ve oyunun hâkimi olan Liverpool, Galatasaray'ın fevkalade geri dönüşü karşısında az kalsın yere seriliyordu'' ifadelerini kullanıyor maç yazısında.

''Eğer maçın sonlarına doğru Saşa İliç ve Hakan Şükür girdikleri pozisyonları değerlendirebilseydi, kutlama gecesi Liverpool'un rezil olduğu bir geceye dönüşebilirdi'' diyor Guardian.

Daily Telegraph'taki maç yazısı ise, Liverpool'un iki yıl önce İstanbul'da Milan'a karşı 3-0'dan zafere ulaştığı maçın tersini yaşama tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekerken; Galatasaray'ın sessizce boyun eğmeyi reddettiğini kaydediyor.

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37