banner15

Abbas Avrupa Ziyaretini Yarıda Kesti

İsrail'in Eriha'da bir hapishaneyi basıp Filistin Halk Kurtuluş Cephesi liderini teslim olmaya zorlaması gerginliği artırdı. Abbas Avrupa ziyaretini yarıda kesti. Guardian gazetesi, "İsrail, Arafat'tan olduğu gibi, Hamas'tan da İsraillilere yönelik ş

Abbas Avrupa Ziyaretini Yarıda Kesti

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, İsrail ordusunun Eriha'da bir Filistin hapishanesine baskın düzenlemesi üzerine Avrupa gezisini yarıda kesti. İsrail ordusu baskın sırasında beş yıl önce suikasta uğrayan İsrailli bir bakanın ölümünden sorumlu tuttuğı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi lideri Ahmet Saadet ve bazı mahkumları teslim almıştı. Baskın, hapishanede Saadet'i korumakla görevli İngiliz gözlemcilerin buradan ayrılmasından kısa bir sonra gerçekleştirildi. Mahmud Abbas, İsrail'in baskınıyla Amerikan ve İngiliz görevlilerin hapishaneden ayrılmasını kınadı. İngiltere ise Filistinlileri verdikleri sözleri tutmamakla suçladı. İsrail, Hamas'ın bu mahkumları serbest bırakmaya hazırlandığı için baskına mecbur kaldığını öne sürüyor.

AP'den İsrail'e kınama

Avrupa Parlamentosu (AP), İsrail'in Eriha'daki hapishaneye operasyon düzenlemesini "şiddetle" kınadığını bildirdi. Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından yayınlanan bildiride, "İsrail'in Eriha'daki hapishaneye saldırısını "şiddetle" kınıyoruz. Filistin topraklarında şiddete neden olan ve rehin almayla sonuçlanan olayları kınıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Başkan Josep Borrell imzasıyla yayınlanan AP bildirisinde, İsrail'in Filistin topraklarında neden olduğu şiddete bir an önce son vermesi ve asayişin yeniden sağlanması istendi. Borrell, İsrail'in Filistin topraklarına saldırısı üzerine AP'de yapacağı konuşmayı iptal ederek Filistin'e dönen Mahmud Abbas'ın bu kararını anlayışla karşıladığını belirtti. Borrell, bu tür saldırıların barış süreci yönündeki çabaları baltaladığını söyledi.

Filistinli gruplardan genel grev

Filistin'de, tüm grupların çağrısı üzerine, İsrail ordusunun dün Erihada'ki bir hapishaneye düzenlediği baskını protesto etmek amacıyla genel grev başlatıldı, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki tüm işyerleri ve okullar kapatıldı. Grev çağrısı, dün geç saatlerde Gazze Şeridi'ndeki acil durum görüşmeleri sonrasında yapıldı. Toplantıya katılan bir temsilci, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, tüm Filistinli grupların operasyonu kınadığını belirterek, "Acil olarak yapılan toplantı sırasında tüm gruplar, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi lideri Ahmed Saadet'in tutuklanması, İsrail'in saldırısı ve Filistinlilerin öldürülmesini kınamak amacıyla Filistin topraklarında genel greve gidilmesi çağrısı yaptı" demişti.

Gazze'de esnaf işyerlerine kilit vurdu

Gazze esnafı, olayı 'bugün işyerlerine kilit vurarak' protesto ediyor. Saldırının haber alınmasının ardından İsrail, Gazze kent merkezinde protesto edilmişti. İngiliz Eğitim Merkezi göstericiler tarafından saldırıya uğramış, araçlar yakılmış ve binalar tahrip edilmişti. Olayın ardından göstericilerle Filistin polisi arasında çıkan çatışmada 1 kişi ölmüş, 7 kişi de yaralanmıştı. Gazze'de bulunan yabancıların kenti terk etmesini isteyen Filistin Halk Kurtuluş Cephesi militanları, son olarak 2'si Fransız 1'i Güney Koreli 3 gazeteciyi kaçırmıştı. Gazze'de bugünkü protestolar sessiz başladı. Hafta içi olmasına rağmen Gazzeliler, çocuklarını okula göndermedi. 

Protesto gösterileri

İsrail'in baskını bölgede gerginliğin hızla tırmanmasına yol açtı. Operasyona tepki gösteren ve gelişmelerden İngiltere ile ABD'yi sorumlu tutan öfkeli Filistinliler gösteriler düzenledi. Gazze'de İngiliz Kültür Merkezi (British Council) protestocular tarafından ateşe verildi. Ayrıca Avrupa Birliği'ne ait bazı binalar da protestocuların saldırısına uğradı. Olaylara tepki olarak toplam yedi yabancı kaçırıldı. Bunların üçü ilerleyen saatlerde serbest bırakıldı. Filistinli bir grup tüm ABD ve İngiltere vatandaşlarının bir an önce Filistin topraklarından çekilmeleri uyarısında bulundu.

"İsrail Filistinlilere hiçbir şey vermiyor"

İngiliz The Guardian gazetesi bugünkü başyazısında, bu gelişmeyle Ortadoğu barış sürecinin geleceğinin belirsizliğe girdiğini belirterek, "Birçok Filistinli, Batılı ülkelerin ve özellikle İngiltere'nin baskında İsrail'le gizlice işbirliği yaptığını düşünüyor. Bu talihsiz bir durum. Zira bu ülkeler Hamas'la İsrail arasında arabulucu durumundaydı. İsrail, Arafat'tan olduğu gibi, Hamas'tan da İsraillilere yönelik şiddete son vermesini istiyor; ama karşılığında onlara hiçbir şey vermiyor; Batı Şeria'dan çekileceği toprakları Filistinlilere devlet olarak sunma seçeneği dışında... Bu bir felaket reçetesidir. Dışarıdaki birçok kişinin açıklıkla anlayabildiği bu gerçeği, İsrail'de yeni hükümeti kuracak olan liderler göremiyor" yazdı. Times da, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa'nın İngiltere'yi İsrail'in baskın planlarına yardımcı olmakla suçladığını anımsatarak, "Filistinlilere her yıl milyonlarca dolar yardım yapan ve yıllardır aktif bir diplomasi yürüten Londra, Filistinliler ve Arapların gözünde büyük itibar kaybına uğradı" ifadesine yer verdi.

AB'den mali yardımı kesme tehdidi

Bu arada, Avrupa Birliği baskından sonra bazı yabancıların kaçırılması ve Avrupa ülkelerine ait binalara zarar verilmesi nedeniyle Filistinlilere mali yardımı kesebileceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği'nin dış ilişkilerden sorumlu yetkilisi Benita Ferrero Waldner, yabancıların orada bulunmalarının tek amacının Filistinlilere yardım etmek olduğunu söyledi. Waldner, İsrail'in baskınını da kınadı ve bunun bu ay sonunda yapılacak olan İsrail parlamento seçimlerine yönelik olduğunu savundu. İsrail dün Eriha'daki bir hapishaneye düzenlediği baskında, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) lideri Ahmed Saadet ve bazı örgüt üyelerini tutuklamış, baskın sırasında 2 Filistinli güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş, 26 kişi de yaralanmıştı. 

 


 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48