banner15

ABD'den İslamcılara Yeşil Işık

Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen "ABD-İslam Dünyası Forumu"nda, Amerika ile İslam dünyası arasındaki ilişkilerin geleceği masaya yatırıldı. Üç gün süren toplantılarda, İslamcı gruplarla Amerikalı yetkililer kıyasıya tartıştı. Hamas ve Hizbullah gibi ö

ABD'den İslamcılara Yeşil Işık

Katar'ın Başkenti Doha geçen hafta "ABD-İslam Dünyası Forumu"na ev sahipliği yaptı. İslam ve batı dünyasından gelen yaklaşık 200 katılımcı Doha'da üç gün boyunca Amerika-Ortadoğu ilişkilerini, Ortadoğu'nun bugününü ve geleceğini tartıştı. Amerika ve İslam dünyası arasındaki hayati  ilişkilerin masaya yatırıldığı Forumda, Batı ile Doğu'nun ortak bir zeminde buluşması için karşılıklı diyalog ve olumlu anlayışın önemine vurgu yapıldı.

Üç gün süren ve dünya basının büyük ilgi gösterdiği konferansa 35 ülkeden 200'e yakın akademisyen, gazeteci, diplomat, siyasetçi ve resmi görevli katıldı. İslam dünyasından bir çok kalburüstü aydının da bulunduğu toplantıda sadece Amerika ve İslam dünyası arasındaki ilişkiler değil, siyaset, ekonomi, demokrasi, Ortdaoğu'daki barış süreci, Irak ve Filistin'deki seçimler, bölge güvenliği, iyi yönetim, insan hakları, bilim, teknoloji ve medya gibi konular da yoğun bir biçimde tartışıldı.    


Forum'un kapanış oturumuna katılan Amerikalı resmi yetkililer Hamas ve Lübnan Hizbullahı gibi İslami grup ve örgütlerin Ortadoğu'daki reform sürecine katılmalarından yana olduklarını, bundan herhangi bir rahatsızlık duymayacaklarını açıkladı. Amerikalı yetkililerin tek şartı 'oyunun kurallarına' bağlı kalınmasıydı. Bu da demokratik ve hukuki prosedürlere bağlılık anlamına geliyor.  Doha'daki Forum'un düzenleyicilerinden olan Washington merkezli Brookings Institution adlı liberal düşünce kuruluşu görevlilerinden Peter W. Singer, 'oyunun kurallarını, silahların bırakıldığı, savaş yerine demokratik ve siyasi rekabete dayalı mücadele şeklinde özetledi. 
 
'Sonuçlarına Katlanacağız'   
 
ABD'nin İnsan Haklarından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott Carpenter, Hamas ve Hizbullah gibi örgütlere demokratik sürece katılma imkanının teşvik edilmesinin yanlış yorumlanmaması gerektiği üzerinde durarak, bu yeni anlayışın Amerika'nın İslami rejimlere onay vermesi şeklinde yorumlanamayacağına dikkat çekti. "Amerika, İslamcı grup ya da partilerin demokratik yoldan iktidara gelmesini kabul edecek mi?" şeklindeki bir soruyu "Kabul etmekten öteye kolaylaştırıyor" cevabını veren Carpenter, örnek olarak da, Irak'ın İslamcı yeni başbakanı İbrahim Caferi'yi gösterdi. Irak'taki seçimlere hiç bir şekilde müdahale etmediklerini dile getiren Carpenter, Irak Başbakanı İbrahim Carferi'yi kastederek, "Şu an başbabakan koltuğuna oturan kişi bir İslamcı. Amerika Ortadoğu'daki demokratik seçimlerin sonuçlarını kabul etmeye hazır" dedi. Carpenter'ın bu sözleri El Cezire televizyonu tarafından da yayınlandı.     
   
Mısır'ın Geleceği 
 
Scott Carpenter'ın yorum gerektirmeyen açıklamaları Forum'a katılan 200'e yakın diplomat akademisyen, siyasetçi ve resmi görevlinin kafasındaki endişe ve şüphelere de yanıt oldu. Çünkü Forum'a katılanların çoğu, Amerika'nın Ortadoğu'daki demokrasinin sonuçlarına katlanıp kantlanmayacağı konusunda bazı endişelere sahipti. Hüsnü Mübarek'in uykusundan uyanıp demokrtaik seçimlere karar vermesinin ve ülkesindeki siyasi gruplara politik katılım sağlamasının kendilerini sevindireceğini vurgulayan Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcılarından Carpenter, bu sözleriyle Mübarek'e yönelik bir serzenişi de dile getirdi. O da, Amerika'nın Mısır'ın demokrtaikleşmesi konusunda kısa vadede bir programının olmadığı, umutlarını tamamen Mübarek'in değişimden yana kişisel kararlarına bağladığı. Kifaye adıyla başlatılan demokrtaikleşme taleplerinin Mısır'da nasıl bir şekilde sonuçlanacağı merak ediliyor. Hareke Müslüman Kardeşler başta olmak üzere ülkedeki bir liberal ve diğer muhalif kesimler de yoğun destek veriyor. Ancak ABD gibi bir gücün dış desteği olmadan böyle bir hareketin 1981 yılından beri Mısır'ı demir yumrukla yöneten Hüsnü Mübarek karşısında başarıya ulaşması da zor görünüyor.    
   
ABD Karar Değiştirmeden
    
Demokrasi ve çoğulculuğun Ortadoğu'da yeşermeye başladığını vurgulayan Beyaz Saray'ın Irak politikasından sorumlu eski siyasi partronlardan Robert Blackwill, 'Ortadoğu'nun şartları giderek değişiyor. Demokrasi umudu yeşermekte. Bu umudu, Irak'ta İsrail ve Filistin arasında sağlanan gelişmelerde,  Afganistan'da görmemek mümkün değil' diye konuştu. Ancak Amerika ile İslam dünyası arasında kökleri eskiye dayanan karşılıklı güven bunalımının hala devam ettiğini belirten Blackwill, bunun artık aşılmak üzere bulunduğunu kaydetti.    


Öte yandan, İslami bir grubun temsilcisi olarak Forum'a katılan Pakistanlı Hurşid Ahmed ise, Washington'ın İslami hareketleri marjinalize etme politikasını değiştirmesini isteyerek, İslamcıların bu tür uluslararası toplantıları ortak bir paydada buluşmak için değerlendirmeleri çağrısı yaptı. Değişime karşı direnen Arap dünyasındaki totaliter rejimlerin dönüşmesi için karşılıklı diyaloğun kaçınılmaz olduğuna değinen katılımcılardan İslam ve Demokrasi Merkezi başkanı Radwan Masmoudi de Forum'un özellikle İslami gruplar için Amerika ile doğduran temas için ifade ettiği fırsata dikkatleri çekti. İslami gruplara tereddüt etmemeleri çağrısı yapan Masmoudi, "Aksi halde Amerika her an yeni bir politika değişikliğine gidebilir" uyarısında bulundu.    
   
Diyalog Sürecek   
   
ABD ve Ortadoğu'daki İslami grupları karşı karşıya getiren bu tür bölgesel toplantıların faydasına değinen Brookings Institution'ın Ortadoğu Politika Merkezi direktörü ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi Martin Indyk ise, bu toplantıların çevre ülkelerdeki rejimler üzerinde de etkisi olacağını belirtti. Brookings Institution'ın Doha'da bir merkez açması, Amerika'nın bölgeyle ilişkisinin geçici olmadığı, İslami grup ve kesimlerle demokratik zeminde görüşme niyetinde olduğunun işareti olarak yorumlanıyor. Brookings Institution'ın yetkililerinden Singer, Brookings'ın ilk kez Washinton dışında bir şube açtığını belirterek, "Doha şubemiz sadece önümüzdeki toplantıları organize etmekle kalmayacak ayrıca İslam dünyasını ilgilendiren politikaların hayata geçirilmesi konusunda da azami dikkat gösterecektir" dedi. 
 
Önemli Katılımcılar
 
Bosna Savaşı döneminin efsanevi isimlerinden, Saraybosna'daki "Reis-ül Ulema" Mustafa Çeriç, Bosna Savaşı'na noktayı koyduran Amerikalı yetkili Richard Holbrooke, Clinton döneminde Amerika'nın Ortadoğu politikasından sorumlu, iki kez ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni yapmış olan Martin Indyk, Gazze'deki Filistin güvenliğinin başındaki, şu anda Filistin Yönetimi'nin önde gelen bakanlarından Muhammed Dahlan, Azerbaycanlı, Özbek, Kırgız, Tacik, İranlı eski siyasetçiler, akademisyenler, insan hakları savunucuları, gazeteciler, yazarlar ve Amerikalı (James Rubin gibi eski Dışişleri sözcüsü, Amerika'nın İnsan Hakları'ndan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı) gibi nitelikli bir katılımcı kitlesi Katar'da üç gün boyunca Amerika-Ortadoğu ilişkilerini, Ortadoğu'nun bugününü ve geleceğini tartıştı. Doha'daki toplantıya, Mısır'da hapishaneden yeni çıkmış olan liberal Saadeddin İbrahim, Malezya'dan 6 yıl yattıktan sonra hapisten çıkan Enver İbrahim de katıldı.  
 
  
  

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48