banner15

ABD'nin Irak raporundaki sinyaller

ABD'nin Irak raporundan çarpıcı başlıklar: Irak 3'e bölünmemeli, 2007 Kerkük referandumu ertelenmeli.

ABD'nin Irak raporundaki sinyaller

ABD'de Cumhuriyetçi ve Demokratların ortak kurduğu Irak Çalışma Grubu'nun raporu açıklandı. Raporda 2007'de yapılacak Kerkük referandumun tehlike olduğuna dikkat çekildi ve ''Referandum ertelenmeli'' denildi. Irak’ın üçe bölünmesine karşı çıkılan raporda ayrıca, İran ve Suriye’nin de dahil olduğu, Irak’ın bütün komşularıyla beraber ‘Uluslararası Irak Destek Grubu’ oluşturulması önerildi.

ABD’nin eski kongre üyelerinden Lee Hamilton ve eski dışişleri bakanlarından James Baker’ın başkanlığını yaptığı Irak Çalışma Grubu, toplam 79 öneriden oluşan raporunu bugün Amerikan Kongresine ve ABD Başkanı George Bush’a sundu.

Raporda, Irak’ta şiddetin önüne sadece askeri yöntemlerle geçilemeyeceğinin anlaşıldığı ve yoğun diplomatik çabaların da yer alacağı daha geniş bir yaklaşımın gerektiği belirtildi.

Irak hükümetinin ulusal uzlaşma, güvenlik ve halka temel hizmetlerin ulaştırılmasında yetersiz kaldığı vurgulanan raporda, ABD’nin şu ana kadar 2900 askerini kaybettiği, 21 bin askerinin yaralandığı ve 400 milyar dolar harcadığı, bu rakamın çok yakında 1 trilyon dolara çıkabileceği kaydedildi.

ABD Başkanı Bush’un da söylediği şekilde kendi kendini yönetebilen, savunabilen bir Irak yaratılması politikasına destek verdiklerini belirten Lee Hamilton, bu çerçevede Irak’ta, sorumlu bir geçiş sürecinin başlatılmasını önerdiklerini söyledi.

2008 İLK ÇEYREKTE ÇEKİLME ÖNGÖRÜLÜYOR

Bu geçiş sürecinin unsurları arasındaysa 2008’in ilk çeyreğine kadar, ABD askerlerinin büyük bir bölümünün Irak’tan çekilmiş olması ve sadece Irak güçlerini destekleyen ABD güçlerinin bölgede kalması, özel kuvvet askerlerinin El Kaide’yi hedef alan kilit görevlerinin sürmesi, Irak hükümetine, ulusal uzlaşmada yardım edilmesi ve İran ve Suriye’nin de dahil olacağı şekilde Irak’ın bütün komşularıyla diplomatik ve siyasi bir çabaya girilmesi bulunuyor.

Hamilton, “Tek başına askeri yöntemler, Irak’ta şiddeti durdurmayacak. ABD hükümeti, Iraklı liderlere açık bir mesaj vermeli. Eğer Irak hükümeti, ulusal uzlaşma gibi kilit konularda ilerleme sağlayamazsa ABD, Irak hükümetine siyasi, ekonomik, askeri desteğini çekmeli” dedi.

‘SİHİRLİ FORMÜL YOK’

Raporun hazırlanmasındaki kilit isim olarak ön plana çıkan James Baker da, “Irak meselesini çözmek için sihirli formül yok” dedi ve Irak Çalışma Grubu olarak yaptıkları önerilerin, ancak Amerikan yönetiminin işbirliğiyle değer kazanabileceğini söyledi.

Baker, ABD’nin, Irak’ın bütün komşularıyla yeni bir diplomatik atağa geçmesinin şart olduğunu söyledi. Baker, “bütün komşuları” derken İran ve Suriye’nin de buna dahil olduğunu vurguladı.

Amerikan yönetimindeki şahinler, ön koşulsuz bir şekilde İran ve Suriye ile diyaloğa girilmesine karşı çıkıyor. Yeni diplomatik atak çerçevesinde “Uluslararası Irak Destek Grubu” oluşturulmasını önerdiklerini belirten Baker, buna bütün Irak’ın komşularının yanı sıra BM, AB, Mısır ve Körfez ülkelerinden de katılımın gerektiğini söyledi.

Baker, Irak meselesinin çözümünde, Arap-İsrail barışının sağlanmasının önemini vurguladı ve ABD’nin bu yönde çabalarını yoğunlaştırması gerektiğini kaydetti.

‘IRAK 3 BÖLGEYE AYRILMAMALI’

Irak’ta ABD’nin mevcut politikalarını devam ettirmesinin artık söz konusu olamayacağını belirten Baker, “Raporda önermediğimiz şeyler de var. Bunlardan biri de, Washington’da bazılarının konuştuğu gibi Irak’ın üç özerk bölgeye ayrılması. Biz buna karşıyız ve raporda da önermiyoruz” dedi.

Baker, Amerikan askerlerinin ani bir şekilde Irak’tan çekilmesini de önermediklerini ve aşamalı bir azaltmayı tavsiye ettiklerini hatırlatarak, ani bir çekilmenin, Irak’ı kan gölüne dönüştüreceğini söyledi.

Irak’ta ilerlemenin zamanının geldiğini belirten Baker, “Bunun için yeni bir yol ve yeni bir yaklaşım izlenmeli. Hem kendi evimizde hem de yurt dışında konsensüs sağlamalıyız” dedi.

‘BÜYÜK BÖLGESEL SAVAŞ ÇIKABİLİR’

Irak Çalışma Grubu’nun raporunda, 2007 yılı sonundan önce Kerkük’ün geleceğiyle ilgili referandum düzenlenmesinin bölgeyi şiddete boğabileceği kaydedilerek, referandumun “ertelenmesi gerektiği” önerisinde bulunuldu.

Raporda, “2007 yıl sonundan önce, Irak anayasasında öngörüldüğü gibi Kerkük’ün geleceğiyle ilgili bir referandum patlama etkisi yaratabilir ve ertelenmelidir” denildi. Kerkük kentindeki mücadelenin, Kürtler, Araplar ve Türkmenler arasında olduğu belirtilen raporda, Kürtler’in Kerkük’ü kendi topraklarında görmek istediği ancak yapılacak bir referandumla şiddetin artma riskinin çok yükseleceği vurgulandı.

Irak Çalışma Grubu’nun, raporunu hazırlarken Irak’a yaptığı bir ziyaret sırasında, bölgesel Kürt yetkililerinin, Irak bayraklarını indirip yerine bölgesel Kürt yönetimini temsil ettiği öne sürülen bayraklarını asması gibi ayrıntılara da dikkat çekildi.

Bu çerçevede, Irak Çalışma Grubu’nun 79 önerisi arasında, Kerkük’ün geleceği için, “herkesin kabul edebileceği bir anlaşmaya yardım edilmesi” de yer aldı. Bu konunun ayrıca, “Uluslararası Irak Destek Grubu’nun” gündemine, yeni bölgesel diplomatik atağın bir parçası olarak konulduğu belirtildi.

Raporda Türkmenler, “azınlıklar” arasında sayıldı ve bütün azınlıkların haklarının korunmasına saygı gösterilmesinin gerektiği ifade edildi.

TÜRKİYE’NİN MÜDAHALESİ ENDİŞESİ

Bölgedeki ülkelerin, Irak’taki şiddetin kendi sınırlarına taşmasından endişeli olduğu belirtilen raporda, “Irak’taki kaos, bu ülkelerin kendi çıkarlarını korumak için müdahale etmesine yol açabilir ve bu da büyük bir bölgesel savaşı çıkarır” denildi.

Türkiye’nin, Irak’taki Kürtler’in bağımsızlık ilan etme yoluna gitmeleri durumunda, bunu engellemek için kuzey Irak’a asker gönderebileceği, İran’ın da aynı şekilde Güney Irak’a istikrar ve petrol bölgelerinin kontrolünü almak için asker gönderebileceğine işaret edildi.

Raporda, “İran’ın bölgesel nüfuzu, bu ülkenin nükleer silah elde etme yolunda olduğu bir sırada, ani şekilde yükselebilir” uyarısında bulunuldu.

Türkiye’nin, raporda “Kuzey Irak’ta üslenen ve binlerce Türk’ü öldüren terörist bir grup” olduğu belirtilen terör örgütü PKK’nın faaliyetlerinden derin endişe duyduğu ve ABD ile Irak’ın, PKK’yı daha etkili bir biçimde hedef almadığı için rahatsız olduğu kaydedildi. Bu çerçevede Türkler’in, gerekirse terör örgütü PKK ile kendisinin başa çıkacağı “tehdidinde” bulunduğu ve Irak sınırında bu çerçevede bir çok kez hareketlilik gösterdiği ifade edildi.

Raporda Türkiye’nin, bağımsız bir Kürt devletine veya Irak içinde çok geniş özerk haklarla donatılmış bir “Kürdistan’a”, kendi ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde karşı çıktığı belirtildi. Türkiye’nin, Kerkük’ün Kürt bölgesi içinde kalmaması için kendi nüfuzunu kullandığı ve Türkmenler’e destek verdiği ifadesi kullanılan raporda, diğer taraftan da Türk şirketlerinin kuzey Irak’ta, Iraklı Kürtler’in bölgesinde yatırımlar yaptığı, Türk ve Iraklı Kürt liderlerin, siyasi, güvenlik ve ekonomik konularda yapıcı işbirliği arayışına girdiği kaydedildi.

Irak Çalışma Grubunun raporunda, “Irak’ın sınırında büyük bir Sünni Müslüman ülke olarak Türkiye, Irak’taki ulusal uzlaşma sürecini destekleyen bir partner olabilir” denildi ve Türkiye’nin, Irak’taki Kürt bölgesinin, birleşik Irak’ın bir parçası olması ve terör örgütü PKK’ya Irak’ta barınak sağlanmaması çıkarları çerçevesinde de yardımcı olabileceği ifade edildi.

Öte yandan, Irak Çalışma Grubu’nun danışmalarda bulunduğu isimler arasında, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy’un da yer aldığı görüldü.

RAPORUN BAĞLAYICILIĞI YOK
 
Amerikan Kongresi'ndeki iki parti tarafından ortaklaşa kurulan 10 üyeli Irak Çalışma Grubu'nun herhangi bir resmi niteliği ve aldığı kararların resmi yetkililer üzerinde herhangi bir bağlayıcılığı bulunmuyor.
 
Ancak, Cumhuriyetçi Dışişleri eski Bakanı James Baker ve Demokrat Temsilciler Meclisi eski üyesi Lee Hamilton'ın başkanlığındaki grubun raporunun oybirliği ile hazırlanması nedeniyle ABD'de Irak savaşı konusundaki tartışmaları etkilemesi bekleniyor.
 
'Baker-Hamilton Komisyonu' olarak da bilinen Irak Çalışma Grubu, Kongre'nin onaylıyla kurulan, hem Cumhuriyetçi hem de Demokratların desteğini almış bir komisyon.
 
ABD'LİLERİN IRAK ENDİŞESİ
 
ABD'de Irak konusunda yapılan bir kamuoyu araştırması ise, ABD'lilerin çoğunun Irak'ın geleceği konusunda müzakerelerden ve uluslararası konferanstan yana olduğunu gösterdi.
 
'WorldPublicOpinion.org' tarafından yapılan ankete göre, ABD'lilerin yüzde 75'i, Irak'ın istikrara kavuşması için ABD'nin İran ve Suriye ile müzakerelerde bulunması gerektiğine inanıyor.
 
ABD'lilerin yaklaşık yüzde 80'i de Irak konusunda yapılacak bir uluslararası konferansı destekliyor.
 
Ankette ayrıca çoğunluk, ABD askerlerinin Irak'ta ne kadar kalacağının belirsiz olmasına karşı çıkarken, bunun yerine 2 yıl ya da daha kısa bir zaman içinde askerlerin çekilmesi için takvim belirlenmesini istiyor.
 
21-29 Kasım tarihleri arasında, ABD çapında bin 326 yetişkinle görüşerek yapılan anketin hata payı yüzde 3.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35