Afrika'da 5.5 milyon kişi İslam'ı seçti

27 yıldır Afrika'ya insani yardımlarda bulunan Dr. Abdurrahman Sumaid'in ilgi çekici kıta mecarası.

Afrika'da 5.5 milyon kişi İslam'ı seçti

ELİF YILDIZ - TURAN KIŞLAKÇI / DÜNYA BÜLTENİ
 
27 yıldır Afrika'da yaptığı yardım çalışmalarıyla Afrika'nın en büyük İslami yardım yardım kuruluşu haline gelen ve 5, 5 milyon kişinin Müslüman olmasına vesile olan Direct Aid Kurumu Başkanı ve kurucucsu Dr. Abdurrahman Sumaid ile konuştuk. Misyoner yardım kuruluşlarının bu bölgede 6,25 milyon misyoner ve yılda 365 milyar dolar yardım ile canla başla çal ıştığını anlatan Sumaid buna rağmen hergün 10 papazın Müslüman olduğunu ve Afrika'nın akın akın İslam'a koştuğunu anlattı.Yardım ve davet faaliyetleri sırasında 2 kez kalp krizi geçiren, onlarca kez suikaste maruz kalan, bulaşıcı hastalılara tutulan Doktor Sumaid, "cennet kolay kazanılmıyor, Allah için çalışıyorum. Başıma gelecekleri biliyordum" şeklinde konuşuyor.

"Afrika'da İslam'ın yayılmasında kadınlarımızın emeği çok büyük"

Yardım konusunda ortadirek kesimin kadınlarından oldukça gelir topladıklarını anlatan Dr. Sumaid, bir kadının memnun ederseniz 70 kadından daha yardım alıyorsunuz, 1 kadını memnun edemezseniz 70 kadının da yardımları kesiliyor şeklinde konuştu. Sumaid, kadınların dikkatini çekebilmek için bir yol keşfetmiş. Her ay Afrika'daki kabilelerin kadınlara yaptığı baskıları anlatan bir sayfalık dergi yayınlıyor. "Mesela 70 karısı olan bir kabile resinin yaşantısını anlatıyoruz. Kadınlar bu sayıyı fotokopiyle çoğaltıp dağıtıyor. Kocaları da bu sayıları okuyarak "Bakın biz size ne güzel muamele ediyoruz" diyerek övünme fırsatı buluyor bu dergilere bakıp. Bütün ailenin dikkatini çekip yardımların devamlılığını sağlıyoruz.

"Yaşamaz denilen çocuk, sonradan Kur'an hafızı oldu"

Sumaid, yardım yapıp İslama çağıracağı kabilerde ailesini de yanına alarak bir süre yaşıyor. Afrika'nın balta girmemiş ormanlarının çoğu zaman mesken edinen Sumaid bize orada başından geçen öyküleri anlattı sık sık. Bu hikayelerden en çarpıcısı Kenya'daki yardım organizasyonunda karşılaştığı yaşıtlarının nerdeyse yarısı kilodaki Sıddık Kenan'ın öyküsüydü. Bu çocuğu ölmek üzere olduğunu gören Dr. Sumaid artık yapılacak birşey olmadığını düşüşnerek oradan uzaklaşır. Döndüünde çocuk hala ordadır. Çocuğun yüzü toprağa bulanmıştır. Kucağına alır yüzünü temizler ve ona 5 cent'lik yardımda bulunur. 22 sene sonra o çocuk Sumaid'i bulur. Çocuk büyümüş okul birincisi ve hafız olmuştur.

Sünnet olmak için direten kabile

Doktor diğer ilginç anısı ise şöyle paylaşıyor. "Ruanda'nın Cesin bölgesi Katolik belediye başkanı beraberinde 100 kişiyle Müslüman olmak istediğini söyledi. Şehadet getirdiler, 'yıkanın artık Müslüman oldunuz' dedim. Hayır sünnet olacağız, ama sünneti siz yapın dediler. - Orada öyle bir adet var. Erkekler sünnet olmadan Müslüman olmayı kabul etmiyor- Dedim ki sünnet farz değil. Onları sünnet etmediğim için yine Katolik oldular. 6 yıl sonra oraya gittğimde belediye başkanı yanıma beraberinde 600 insanla gelerek, bizi sünnet et Müslüman olalım dedi. Ben doktorum ama sünnet branşım değil dedim, ama nafile. Jilet aldırdım ve artık sünnet konusunda uzmanım. ( Cebinden çıkardığı jileti gösteriyor) Artık bu olmadan dolaşmıyorum."

"Zengin misyoner kuruluşlarına rağmen İslam'ın önü alınamıyor"
 
"Magadaskar'da bir köye gittik. Ben erkeklerle, eşim kadınlarla oturdu. Kabile reisini eşi pirinç ayıklarken, eşim de evi temizlemiş. Kadın İslam'ın öngördüğü temizliği görünce Müslüman oldu. Ardından kabilenin diğer kadınları , onların ardından da erkekler İslamiyet'i benimsedi. Yine Ruanda'da Tutsi- Hutu Kabileleri savaşırken korunmak amacıyla Müslümanlara sığınan kişiler Müslüman'ların temizlik adetlerini ve aile yaşamını görünce İslamiyet'e girdiler. O dönemde bölgedeki Müslüman sayısı iki ayda yüzde 6'dan, yüzde 15'e çıktı. Biz Müslümanlar olarak İslam'ı iyi yaşarsak ve temsil edersek bütün Afrika İslam'a hazır. Davet oturup çay içerek Afrika edebiyatı yapmak değil, kalkıp Afrika'ya gidip yardım yapmaktır. Acilen proje geliştirmeli ve kabileleri araştırmalıyız. Misyonerler her dört dakikada bir yardım uçağı indiriyor Afrika'ya. 600 üniversite açmışlar. Bizim büyüklüğümüz, gücümüz ise kendimizden değil, İslam'ın gücünden."

Bir kabile reisinin ihtida hikayesi
 
Çad'ın en büyük kabile reisi Piatris Tekoral ile yakın ilişkiler kurduk. Dedi ki "Biz siyahız siz beyaz, neden bize yardım ediyorsunuz?" Biz de "İslam fakire yardımı emrettiği için" diye civap verdik. Müsülman olmak istedi. Çad'a Cami isterim diye tutturunca Katolik tebaası ondan soğudu. Cami yapılınca camiyi yaptıran kadının önünde şehadet getireceğim diye ısrar etti. Kadın çok yaşlıydı. O ise çok iri ve çok siyah. Kadın korkar diye götürmedik. Kuveyt emiri Şeyh Cabir El- Sabah çağırınca onun yanıda Müslüman olmayı kabul etti ve Hacca gitti. Biz Araplar ve siz Türkler için Hacc bir ruhi yolculuktur. Fakat bir Afrikalı için Hacc'a gitmek büyük bir şeydir. (Orada beyazlar içlerinde tüm dünyadan insanların zengin-fakir, zenci-beyaz ve lider-vatandaşın birlikte tavaf ettiklerine inanamıyorlar. Çünkü Afrika'da kiliseler de dahi ayrı ibadet ediliyor.) Daha sonra bu kabile reisi adını Abdülaziz olarak değiştirdi ve ülkesine 38 davetçiyle döndü. İlk sene 60.000, ikinci sene 80.000 kişi Müslüman oldu.

"Kayıp Müslüman kabile Antimur"
 
2 yıl Antimur kabilesiyle yaşadım. 1 milyon nüfusu var. Domuz yemiyorlar. Kuzeyden, Mekke'nin sevilen adamı Muhammed'in köyünden geldik diyorlar. Kuzeye- Kıbleye- doğru ibadet ediyorlar. Kutsal kitaplarında ayetler, yaşamlarında İslam adetleri var. Mescid yapıp etrafında yedi kez tavaf ediyorlar. Bin sene önce buraya geldiklerini söylüyorlar. Fakat Müslüman olduklarını bilmiyorlar.
 
"Eğitim, İslami davetin başıdır"

Önce eğitime önem veriyoruz. Eğitimin değişimin anahtarı olacağına inanıyoruz. Eğitim yoluyla İslamı anlatıyoruz. - Hz. Peygamber'de bir bölge halkını İslam'a davet ederken onalar öğretmen gönderiyordu. Medine'ye ilk İslam davetçisi Mus'ab bin Umeyr bunun en güzel örneğini teşkil eder.- Yanıma alıp eğittiğim çocuklar ülkelerinde önemli yerlere geldiğini görünce çok mutlu oluyorum. Aralarından yüzlerce din alimi, doktor, mühendis çıkıyor. İnşallah onlar Afrika'daki kültürel devrimi gerçekleştirecekler. Afrika'da 840 tane okulumuz, 3 üniversitemiz var. Şimdi yeni bir üniversite kuruyoruz. Bu üniversitede tıptan, mühendisiliğe kadar bir çok bölüm olacak.

"Afrika'da hayat koşulları çok zor"

Beş tane çocuğum var. Afrika'da onlarla birlikte, çamurdan yapılmış kerpiç camilerde ve bazen balta girmemiş ormanlarda kaldık. Üç öğün muz yiyorduk. Bir gün çocuklarım isyan etti :"Baba 5 gündür muz yiyoruz. Her yerimiz muz oldu. Başka bir şey yok mu" dediler. Ormanda birşey satın almanın imkanı yok. Kabilelerden 6 tane yumurta topladık. Altısı da bozuk çıktı. Çocuklarıma "Bu size Allah'tan bir cezadır. Çünkü siz şükürsüzsünüz" dedim. Yılla sonra kızlarımdan biri bilgisayar mühendisliği ana bilim dalında profesörü oldu. Şu anda üniversitede dersler veriyor. Bana dedi ki "Baba biliyor musun, hayatımın en güzel yılları Africa cangıllarında yaşadığımız günlerdi". Veteriner olan en küçük oğlum ise veterinerlik yapmak yerine bizimle Afrika'nın kötü koşullarında yardım yapmayı tercih ediyor.

"İslam sadece Afrika'da değil tüm dünyada yayılıyor"

Ben beş yıl Kanada'da, üç yıl da İngiltere'de yaşadım. Bu müddet zarfında benimle kalıp İslam'a kabul etmeyen birine rastlamadım. Eğer biz gerçek Müslüman olursak tüm dünyada olur. Terörist din yakıştımasının yapılması bile Müslümanların İslamı yanlış temsili etmesi kadar etkili olamaz insanların dinimizden soğumasında. 11 Eylül'den önce Lübnan'da Kur'an-ı Kerim basan bir arkadaşım ABD'ye 50 bin adet Kur'an göndermiş. Hepsi iki hafta içinde tüketilmiş. 11 Eylül'den sonra oradaki kitapçılar arkadaşımı arayıp "Elinde ne kadar Kuran- Kerim varsa gönder" demişler. Arkadaşım 1 milyon demiş. Onlar "Rakam veremeyiz daha fazla gönder" demişler. 11 Eylül sonrası ABD'de en çok Kur'an-ı Kerim satılmış. Ardaşım hâlâ ABD için 24 saat matbaasında Kuran-ı Kerim basıyor, ama yetiştiremiyor. Yine ben 70'li yıllarda Kanada'da okurken bulunduğum şehirde bir cami vardı. 25 yıl sonra bu kez Kanada'daki aynı şehre orada okuyan kızımı ziyarete gittim. Bir de ne göreyim. Buradaki camilerin sayısı 32'ye çıkmış ve camiler lebaleb doluydu. Anlayacağınız dünya İslam'a koşuyor. Biz ümmet olarak dağılıyoruz. Bugün Almanya'da Türkler, Araplar, Asyalılar ve Afrikalı Müslümanlar arasında gereksiz ümmeti yaralayıcı ayrımlar var. Adetlerimizi dinin parçası olarak görüp Müslümanlar bölmeye ne hakkımız var?

Ufak bir yardımla dahi neler yapılmaz ki!

Bir Kuveytli kadın Türk parasıyla 5 bin YTL verdi. O parayla Kenya'da 220 çocuğu doyurduk, Somali'de dul kadınlara yüzlerce dikiş makinası aldık. Gambiya'da okullara çatı yaptık. Buradan Türk halkına sesleniyorum. 10 YTL verin ömür boyu adınıza sadaka verelim. 1.500 YTL verin bir yetimi ömür boyu himaye edip okutalım. 300 YTL verin her yıl sizin için kurban keselim. Sizde ve ecdadınız Osmanlı'da vakıf geleneği var. Ama Arap dünyasında bu gelenek yaygın değil. Bugüne dek varolan vakıflarda kötü işler yapıldığı için, vakıf kurmak kötü bir iş gibi algılanıyor. Biz onların güvenini kazanacak ve onlarda bu geleneği yaratacak vakıflar kuruyoruz.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37