banner39

Ahmedinecad'ın İstanbul ziyaretiyle nokta konacak!

Esad'ın Tahran gezisi, İran- Batı ilişkilerinde beklenen açılımı sağlamadı, şimdi Ahmedinecad'ın İstanbul ziyareti bekleniyor.

Arşiv 05.08.2008, 16:05 05.08.2008, 16:07
Ahmedinecad'ın İstanbul ziyaretiyle nokta konacak!

Esad'ın Tahran görüşmelerinin iki ana gündem maddesi olduğu sanılıyor; Şam ve Telaviv arasında Türkiye'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen barış görüşmeleri ve İran'ın nükleer faaliyetleri.

Beşşar Esad'ın Batı'dan getirdiği belirtilen özel mesaj, şimdilik İranlıların kararlarını etkilememiş görülüyor.

Ahmedinejad'ın 14 Ağustos'taki İstanbul ziyaretinden nasıl bir sonuç çıkacağı ise merak konusu. İran Türkiye'ye ticari alanda daha fazla imtiyaz vererek en azından tarafsızlığını sağlamaya çalışıyor ancak BM Genel Kurulundan şiddetli yaptırım kararlarının çıkması durumunda Türkiye'nin mevcut tarafsız konumu koruması zor bir ihtimal olarak görülüyor.

Hakkı Uygur'un 'Beşşar Esad'ın Tahran gezisi'nin yorumu için bakınız


























Beşar Esad Tahran'a neden gitti?
Suriye lideri Beşşar Esad'ın gezisi uluslar arası gözlemciler tarafından dikkatle takip edildi.
Salı, 05 Ağustos 2008 14:29


Hakkı Uygur / Dünya Bülteni

Orta Doğu'daki yoğun diplomasi trafiği sıcak yaz günlerine rağmen hız kesmiyor. Son olarak Tahran'a iki günlük bir ziyaret düzenleyen Suriye lideri Beşşar Esad'ın gezisi uluslar arası gözlemciler tarafından dikkatle takip edildi.
Esad'ın altıncı İran ziyareti zamanlaması açısından da oldukça önemliydi. Güvenlik Konseyi üye ülkeleri ve Almanya'dan oluşan altı ülkenin uranyum zenginleştirme çalıştırmalarını durdurması için İran'a verdikleri iki haftalık sürenin son gününe denk gelen ziyaret Suriye'nin Batı'nın mesajını İran'a götürdüğü yorumlarına yol açtı. Nitekim geçtiğimiz günlerde Akdenize Komşu Ülkeler Toplantısına katılmak için Paris'e giden Esad'dan bizzat Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy İran konusunda arabulucu olmasını istemiş ve Esad bu isteği kabul etmişti. Ziyaretten önce Beşşar Esad'ın İran'ın dini lideri Hameney ile görüşüp görüşmeyeceği açıklanmadı. Esad daha önceki İran ziyaretlerinde Hameney ile görüşmesine rağmen Suriye ve İsrail arasındaki dolaylı barış görüşmelerinden rahatsız olan Hameney'in bu görüşmeye sıcak bakmadığı yorumları yapılıyordu. Ancak daha sonra Esad'ın Hameney tarafından kabul edilmesi iki ülkenin görüş ayrılıklarının çok fazla olmadığının işareti olarak değerlendirildi.

Esad'ın görüşmelerinin iki ana gündem maddesi olduğu sanılıyor. Bunlardan birincisi Şam ve Telaviv arasında Türkiye'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen barış görüşmeleri diğeri ise İran'ın nükleer faaliyetleri. Suriye'nin işgal altındaki Golan tepeleri karşılığında İran ve bölgedeki direniş örgütleriyle ilişkisini kesmeye hazır olduğu yönünde çıkan söylentiler doğal olarak İran'ı rahatsız ediyor. İran ve Suriye arasında yaklaşık 30 yıllık adı konulmamış bir stratejik işbirliği anlaşması var ve iki ülke İsrail ve direniş konusunda neredeyse ortak tutuma sahip. Bu cephe son yıllarda özellikle Hizbullah üzerinden büyük başarılar kazanmış olduğundan İsrail'in cepheyi bölebilmek için Golan'ı feda edebileceği ileri sürülüyor. Her ne kadar Suriye resmen hiçbir şart altında İran ve direniş örgütleriyle ilişkisini kesmeyeceğini açıklamış olsa da İranlı yetkililerin bu hususta tereddüt içinde oldukları anlaşılıyor. Nitekim Devrim Lideri Hameney'in danışmanlarından ve Keyhan Gazetesi Yayın Yönetmeni olan Hüseyin Şeriatmedari'nin Londra'da Arapça yayınlanan Şarkulevsat gazetesine verdiği röportajda "İsrail'in gayri meşru ve işgalci bir ülke olduğunu ve bu ülkeyle görüşmenin ona meşruiyet kazandıracağını" söyleyerek açık bir şekilde Suriye'yi eleştirmesi dikkat çekti. Şam yönetimi İran'ı bilgilendirmek ve yatıştırmak amacıyla önce Genelkurmay Başkanını ardından Başbakanı'nı Tahran'a gönderdi ve İran'la ilişkilerini şartlar ne olursa olsun sıcak tutmak istediğini gösterdi. Suriye İsrail'le gerçekleşecek bir barışın Lübnan'a da yansıyacağını, anlaşmayla İsrail'in Şeba bölgesinden çekileceğini ve bu şekilde işgalin sona ermesinin ardından Hizbullah'ın yalnızca siyasi bir parti haline geleceğini savunuyor. İran ise İsrail'in geri çekilmesinin meşruiyet elde etmeye yönelik taktik bir adım olmasından ve bölgedeki direniş eksenini parçalama olasılığından rahatsız.

Öte yandan Beşşar Esad'ın getirdiği belirtilen özel mesaj her ne idiyse İranlıların kararlarını etkilememiş olduğu anlaşılıyor. Nitekim İran uranyum zenginleştirme çabalarından vazgeçmeyeceğini açık bir dille vurguladı. Batı ülkelerinin daha şimdiden kapsamlı yaptırımları görüştüğü bildiriliyor. Bu şartlar altında Ahmedinejad'ın 14 Ağustos'taki İstanbul ziyaretinden nasıl bir sonuç çıkacağı merak konusu. İran Türkiye'ye ticari alanda daha fazla imtiyaz vererek en azından tarafsızlığını sağlamaya çalışıyor ancak BM Genel Kurulundan şiddetli yaptırım kararlarının çıkması durumunda Türkiye'nin mevcut tarafsız konumu koruması zor bir ihtimal olarak görülüyor.

Yorumlar (0)
26
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?