banner15

Allah içerikli fıkraya ceza

Fas'ta Allah ve Kral içerikli fıkra anlattıkları gereçesiyle iki gazeteciye 3 yıl hapis cezası verildiği bildirildi.

Allah içerikli fıkraya ceza

Kazablanka'da bir mahkeme iki Faslı gazeteciyi, Allah'ı ve peygamberi, ülkeyi ve kralı aşağılamak ve kamu ahlakını rencide ederek infial yaratmak suçlamalarıyla üç yıl ertelemeli hapis ve 8 bin dolar para cezasına çarptırdı

Faslı gazeteciler Driss Ksikes ve Senaa El Aci'nin yargılanmasına sebep olan fıkralar Nişan adlı bir dergiye yazdıkları bir yazıda yer almıştı.

İki gazeteci yazdıklarının halk arasında zaten yaygın bir şekilde anlatılan fıkralar olduğunu, bunları kendilerinin icad etmediğini söylüyor.

Avukatları ise temyize hazırlandıklarını söyledi.

Kazablanka Yüksek Mahkemesinin 8. salonu haşmetli bir mekan.

Hakimlerin oturduğu makamın arkasındaki lambri duvarda iki portre asılı. Kral 6. Muhammed ve kendisinden önceki kral babası 2. Hasan.

Kral 6. Muhammed'in tablosu, utangaç ama güleç genç bir adamı resmediyor. Babası 2. Hasan ise kaşlarını çatmış.

Bu resimler Fas'ın son 50 yılının tarihini de yansıtıyor.

6. Muhammed'in tahta geçtiği son yedi yılda Fas, modernleşme, özgürlüklerin genişletilmesi ve basın yayın alanında reformlara sahne oldu.

Babası Kral Hasan'ın dönemiyse korkunun egemen olduğu günlerdi.

Faslılar o yıllara 'kurşun yılları' diyor. Havanın ağırlığı ve karanlığını, belki de muhaliflere yönelen kurşunları temsilen.

Driss Ksikes ve Senaa el Aci'yi yargılayan mahkemenin hakimi, iki gazetecinin davaya konu yazısı okunduktan sonra, "Niçin böyle bir fıkra yazmak ihtiyacı duydunuz? Sizin için kutsal hiç bir şey yok mu? Ülkenizi sevmiyor musunuz?" diye sordu.

Fas'da yeni kral döneminin getirdiği özgürlük ve modernleşmeye rağmen hala yorum yapılması tehlikeli konular var.

 

Bunların başında da kral ve din geliyor. İki gazeteci bunların ikisi hakkında da şakalara yer verdikleri yazıyla, ülkede yeni yeni gelişmekte olan basın özgürlüğünün sınırlarını zorlamış oldular.

Fas, 2. Hasan döneminden bu yana çok değişti.

İki gazeteci kendilerini savunurken, Fas'da gülmenin serbest olduğunu söylediler.

"İnsanlar güler ve namaza gider. Bunlar arasında bir çelişki yoktur. Ciddi olunacak zaman da vardır. Gülünecek zaman da" diye konuştular.

Bu fıkraların zaten çok kişi tarafından bilindiğini ve anlatıldığını söyleyen iki gazeteci, savunmalarını şöyle sürdürdü:

"Biz gazeteciyiz. Sadece olan bitene bakarız. Faslıların nelere güldüğüne bakmak, onları daha iyi anlamanın bir aracıdır. Ama bu fıkralar bizim şahsi görüşlerimizi yansıtmamaktadır."

Gazetecilerden Driss Ksikes, savunmasını "Kahkaha bir toplumun dinamiklerinin işaretidir, korkularını, gerginliklerini ve nelerden ilham aldığını gösterir. Üstelik Fas, komik bir yer" diye noktaladı.

Mahkeme salonu birden hafiflemiş, aydınlanmış göründü.

Ciddi güvenlik görevlileri bile gözleri parlayarak izliyordu duruşmayı.

Sıkıntılı katipler pürdikkat, hakim bile gülmesini tutamıyordu.

Ama iddia makamı bu durumu hiç de komik bulmamıştı.

Savcı gümbürdeyen sesiyle söze girip, mahkemeye ifade özgürlüğünün sınırları olduğunu hatırlattı.

Bazı şeylerin dile getirilmemesi gerekiyordu.

Kısacası kutsal şeyler, dergilerde yayınlanmamalıydı.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35