banner39

Altın fiyatlarında kafalar karışık

Para piyasasında kimi uzmanlara göre güvensizlik arttıkça altına olan yöneliş devam edecek diyor kimi de altın fiyatlarında sert düşüş bekliyor.

Arşiv 21.06.2010, 10:46 21.06.2010, 15:00
Altın fiyatlarında kafalar karışık

 
Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Altının ons fiyatı uluslararası piyasalarda 1,263 doları görerek yeni bir rekor kırdı. Altın son olarak 18 Haziran Cuma günü 1,258 olmuştu...Altının ons fiyatı uluslararası piyasalarda 1.263 doları görerek yeni bir rekor kırdı. Altın fiyatları Cuma günü yüzde 1 yükselerek haftayı 1.256 dolardan tamamlamıştı.

Bu sabah itibariyle 1.263'lü seviyeleri gören altın için bu rakamlar aynı zamanda tarihi zirve seviyeleri. Altın fiyatlarında yılın başından itibaren yükseliş yüzde 15'i geçti.

Güvenli liman olarak da nitelendirilen altına olan talep, son dönemde fiyatların yükselmesinde en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar altında 1.300 hedefine dikkati çekiyor.

 
NEDEN ARTIYOR

Avrupa'daki olumsuz gelişmeler arttıkça altın değer kazanmaya devam edecek. Altın fiyatları geçen haftayı rekor seviyede bir yükseklikte kapattı ve herkes bu yükselişin nedeni merak etti. Kıymetli madendeki büyük yükselişi işlemciler, yatırımcılar ve hatta ekonomistler dahil olmak üzere herkesi nedenini tartışmaya sürükledi.

Ancak bu kez nedenler doların zayıflığı ya da altının enflasyon “güvenli liman” olarak görülmesinin ötesine geçti.  

Aslına bakıldığında altın fiyatlarında daimi bir yükselişin yaşanmasının arkasında üç temel neden var: Korku, ülkelerin düşük faiz politikalarını devam ettirmesi ve Çin.

Avrupa’yı etkisi altına alan borç krizi, para birimlerinin bir yerden sonra değer kaybedeceği yönünde bir korku yarattı ve insanları altın satın almaya itti.

ABD merkezli finansal danışmanlık şirketi Global Investors’ın idari direktörlerinden Brian Hicks, “Güçlü altın fiyatları para sistemleri için bir tehdit olmakla birlikte, küresel merkez bankalarının para birimlerini koruyamayacağı yönünde bir güvensizlik yaratır” dedi.

Yine ABD merkezli varlık yönetimi şirketi Adrian Day Asset Management’in CEO’su Adrian Day ise “Altın fiyatlarının rekor yüksekliğe ulaşmasının kağıt paranın ve kağıt parayı kontrol eden insanlara güvenilmeyeceği yönünde bir mesaj veriyor” diye konuştu.

CNBC’nin kıdemli ekonomistlerinden Bill O’Neill ise “Altında kusursuz bir fırtına söz konusu. Kıymetli maden, kimse euro, sterlin ya da yene yatırım yapmak istemediği için tek yatırım tercihi haline geldi. Dolar şu anda zayıfların en güçlüsü konumunda olsa da yine de çok fazla dolar yatırımı yapılmadığı görülüyor. Merkez bankaları varlık portföyü sepetlerindeki para birimi varlıklarını azaltıyor ve bu devam edecek bir eğilim gibi görünüyor” dedi.

VE ÇİN…

IMF ve Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre, Ocak ayı itibariyle, Çin’de döviz rezervlerinin yüzde 10’nunu altınla değiştirdi. Daha önce Çin’in rezervlerinin yalnızca yüzde 1.6’sı altındı.

Çin son yıllar emtia konusunda aşırı iştahlı hamlelerde bulunsa da Day, bu hafta Pekin hükümeti tarafından yayımlanan bir raporun Çinli yetkililerin rezervlerindeki emtia oranını artırmak istediğini ortaya çıkardığını belirtti...

 

SERT YÜKSELİŞ BEKLENİYOR

Altın fiyatları hakkında farklı yorumda bulunan uzmanlar da bulunuyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, fiziki taleple desteklenmeyen altın fiyatının fon hareketleriyle uzun süre yukarıda tutulmasının mümkün olmadığını belirterek, ''Önümüzdeki dönemde, altın fiyatlarında çok sert düşüşlerle, belki 3-4 aylık süreçte, bunu merkez bankalarının ve yatırım bankalarının altın fonundan çıkış tavrı belirleyecektir, 1000 doların altında 900-850 dolar seviyelerine kadar hızlı bir geri çekilme söz konusu olabilir'' dedi.

Yıldırımtürk, altın fiyatlarına ilişkin olarak AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, finansal krizin başlangıcından bu yana yatırım bankalarının oluşturduğu altın fonunun, beklenildiği kadar alıcısı olmadığına değinirken, geçen nisan-mayıs ayında özellikle Euro Bölgesi'nde yaşanan tedirginlikler nedeniyle avro cinsi yatırımları olan yatırımcıların avronun hızlı değer kaybetmesinden ve bölgedeki tedirginliklerden kaçmak için altın fonu aldıklarını söyledi.

Bu sırada altının 1,2500 dolara kadar yükseldiğini, ancak bunun sadece Euro Bölgesi'ndeki yatırımcılar için geçerli olduğunu, diğer ülke veya bölgelerdeki yatırımcıların altına sıcak bakmadığını anlatan Yıldırımtürk, ''Yeterince alıcı getiremedikleri için yatırım bankaları, fiyatı sürekli yüksekte tutmak istiyorlar. Fiyatın daha fazla yükseleceği yönünde her hafta yeni hedef rakamlar konuluyor ki, insanlar tedirgin olsun da alsın diye'' dedi.

Yıldırımtürk, Türkiye'de fiziki olarak altın talebinin yok denecek kadar az olduğuna ve bunun iş yerlerinde de görülebileceğine işaret ederek, şunları söyledi:

''Büyük montanlı yatırım bankalarının, Türkiye'deki bankalarla ilişkilerine güvenerek, Türkiye'deki bankalarda da altın fonu sattıklarını biliyoruz. Bu fonlara da alıcı getirebilmek için bankaların, mevduat sahiplerine telefon ederek 'altın fiyatları çok yüksek size fon satalım' şeklinde yaklaşımları var. Türk halkı olarak geleneksel altın alışkanlığımız çerçevesinde biz, altını fiziki olarak elimize almadan, 'elimizde altın var' diyemeyiz. Bu bakımdan burada da yeterince fon satılamadığı kanaatindeyim.''

Türkiye'de geçen yıl olduğu gibi, sıkıntılı ve fiyatların yüksek olduğu dönemlerde, özellikle Hindistan, Mısır ve Körfez ülkelerinde, ''yastık altı'' diye tabir edilen altınların piyasaya döndüğünü kaydeden Yıldırımtürk, bunların rafine edilerek yüklü miktarda uluslararası piyasaya, altın borsaları aracılığıyla satıldığını hatırlattı.

Yıldırımtürk, bu satışların, yatırım bankalarının fonlarına olan ilgiyi azalttığını, fiyatların daha sınırlı yükselişinde etkili olduğunu ve sıkıntıların devam ettiğini, dolayısıyla altın fiyatlarının, yeni alıcılar gelmediği sürece yukarı çekildiğini söyledi.

''BİR YERDEN ÇOK SERT DÜŞÜŞLER GELECEK''

Fiyatların bu kadar yüksekte kalabilmesinin diğer bir nedenini, ''Finansal krizin başlangıcından bu yana gelişmiş ülke merkez bankalarının kendi sistemlerine yüklü miktarda likidite sürmüş olmaları'' şeklinde açıklayan Yıldırımtürk, şu bilgileri verdi:

''Bu likidite, 'ileride nasıl olsa bir enflasyonist baskı oluşturur' düşüncesiyle biraz da bunu kullanmak istediler yatırım bankaları, şimdi likiditenin yavaş yavaş çekilmesine yönelik, özellikle finansal krizin etkilerinin azalmasıyla beraber, bir süreç yaşıyoruz. Bu, merkez bankalarının faiz artırımı veya devlet tahvili satışları şeklinde olabilir. Her halükarda bu likiditeyi zaman içerisinde çekecekler. Belki önümüzdeki aylar itibariyle bunların sinyalleri piyasalarda görülecek. Bu sinyaller alındığı zaman, henüz daha icraatına geçilmeden, altın fiyatlarının çok sert düşüşler içinde olacağını düşünüyoruz. 1.2800 dolardan da olabilir 1.2650 dolardan da, 1.3000 dolardan da olabilir. Bir yerden çok sert düşüşler gelecek. Bunu biz daha önce petrol fiyatlarında yaşadık. Aynı şey altın için de geçerli.

Geçtiğimiz günlerde '1 dolar, 1 avro olur mu' sorusunun, bu süreçte olabileceğini düşünüyorum. Avrupa'daki sıkıntıların henüz net aşılamadığı, sadece tedirginliklerin bir miktar azalmasının etkisiyle, avroda küçük çaplı toparlanma söz konusu. Ancak dolar güçlenmeye başladığı zaman ve özellikle son dönemde Çin ile ABD arasında, Çin Yuanı'nın değerinin yükseltilmesi gibi gelişmeler var. Bugün bunların yansıması da görülüyor. Çin otoritesi yuanın değerini artırmak için serbest kur uygulamasına geçeceğini söyledi. Bunun icraatı olur mu, olmaz mı önümüzdeki günlerde göreceğiz. Böyle olunca, buradan dolara bir destek gelecektir. Bu da paraya olan güvenin tekrar yavaş yavaş kazanılması anlamına gelecektir ve altından uzaklaşma olacaktır.''

Yıldırımtürk, Türkiye'de ve Hindistan gibi ülkelerde düğün mevsimi olmasına rağmen fiyatların aşırı yüksekliği nedeniyle talebin zayıf olduğuna dikkati çekerek, fiziki talebin düşüklüğünün İstanbul Altın Borsası'nın ithalat rakamlarında görüldüğünü söyledi.

Dünyada altın ithalatında ikinci sırada olmasına rağmen Türkiye'nin altın ithalatında, tüketiminde düşüş olduğunu dile getiren Yıldırımtürk, şöyle konuştu:

''Fiziki taleple desteklenmeyen altın fiyatının fon hareketleriyle uzun süre yukarıda tutulması mümkün değil. Bütün bu gerekçelerle ben önümüzdeki dönemde, altın fiyatlarında çok sert düşüşlerle, belki 3-4 aylık süreçte, bunu merkez bankalarının ve yatırım bankalarının altın fonundan çıkış tavrı belirleyecektir, 1000 doların altında 900-850 dolar seviyelerine kadar hızlı bir geri çekilme söz konusu olabilir.''

Yıldırımtürk, iç piyasada dolar-TL ile 24 ayar altının gram fiyatının belirleneceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Dolar-TL'de çok fazla iyimser değilim. Belki parite değişikliğinden dolayı Merkez Bankası'nın sepet kurunda değişiklik olmayabilir yatay seyir izleyebilir, bu takdirde avroda gerileme, dolar-TL fiyatında da bir miktar yükseliş olabilir. Bütün bunlara rağmen 24 ayar altının gram fiyatında yine bugünkü seviyesinin oldukça altında, belki 48-50 TL'ye kadar geri çekilme söz konusu olabilir.''


 
 

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?