banner27

'Amerikan Hükümeti'ni düşürme girişimine start verdi

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesinin bugünkü sayısında yer alan konuyla ilgili haberin başlığı: "Nasrallah Lübnan'daki 'Amerikan Hükümeti'ni düşürme girişimini başlattı"

'Amerikan Hükümeti'ni düşürme girişimine start verdi

20 Kasım 2006 Pazartesi

 

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

 

İslam ülkelerinin kararlarının etkinliği olacak mı?

 

Suudi Arabistan'da yayınlanan Er-Riyad gazetesinin bugünkü başmakalesinin başlığında bu soru soruluyor.

 

Makalenin başında, İslam ülkelerinin halklarını korumak ve kutsal değerlerini savunmak için baskı grupları oluşturmaya güç yetirebileceği belirtiliyor ve Afgan gruplarının bir araya getirilmesi ve Iraklı din adamları tarafından Mekke Belgesi'nin imzalanması buna delil olarak gösteriliyor.

 

Makalede, Arap ve İslam ülkelerinin Filistin'e uygulanan ambargoya en başından uyması eleştirilerek, ambargoya bağlı kalma gerekçelerinin saçma olduğu söyleniyor.

 

Makalede ayrıca, aksi ispat edilmedikçe her Müslümanın terörist kabul edildiği bir dönemde, uzun yıllar diğer dinler ve ırklarla birlikte yaşayan bir din ve halklar hakkında önyargılı hükümler ortaya atanların da suçlu kabul edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

 

 

El-Nuheyyan: İran'ın nükleer dosyası sorununu kullanmayacağız

 

Eş-Şarku'l Evsat gazetesinin bugünkü sayısında, gazetenin genel yayın yönetmeni Tarık El-Humeyd'in Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Halife bin Zayed El-Nuheyyan ile yaptığı geniş röportaja yer veriliyor.

 

El-Nuheyyan röportajda, birleşik ve istikrarlı bir Irak olmadan bölgenin güvenlik ve istikrara kavuşamayacağını söylüyor ve şöyle diyor:

 

"Kaynağı kim olursa olsun, Irak'ı coğrafi veya mezhepsel olarak bölmeye davet eden bütün çağrılar kesinlikle Irak'ın ve Irak halkının yararına değildir."

 

El-Nuheyyan, İran işgali altında bulunan Arap Emirlikleri'ne ait Taneb El-Kubra, Taneb Es-Suğra ve Ebu Musa adalarının geri alınması için İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik politikalardan yararlanmayacaklarını vurguluyor.

 

El-Nuheyyen ayrıca, Eş-Şarku'l-Evsat'taki röportaj aracılığıyla BM gözetiminde düzenlenecek ve hoşgörü temellerini güçlendirecek uluslararası bir medeniyetler konferansı çağrısında bulunuyor.

 

 

Kissinger: Çöküş büyük olacak!

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayınlanan El-Halic gazetesi, bugünkü sayısında, ABD eski dışişleri bakanlarından Henry Kissinger'ın Irak işgali ile ilgili değerlendirmelerine yer vermiş.

 

"Kissinger Irak'ta 'büyük bir çöküş'e karşı uyarıyor" başlığıyla verilen haberde, Kissinger'ın, Irak Hükümeti'nin ülkedeki şiddeti durdurmaya gücünün yetmeyeceği görüşünde olduğu belirtiliyor.

 

El-Halic'in haberine göre, Kissinger, Irak'ta askeri zafer kazanmanın mümkün olmadığını söylemiş ve Amerika'yı ve müttefiklerini stratejilerini gözden geçirmeleri yönünde uyarmış.

 

Irak'taki yaşanacak büyük çöküşün olumsuz etkilerinin yıllarca süreceğine dikkat çeken Kissinger, BBC'nin soruları verdiği cevapta, Irak'a komşu ülkelerin, BM Güvenlik Kurulu daimi üyelerinin ve bölgede çıkarı olan Pakistan ve Hindistan gibi önemli devletlerin katılacağı uluslararası bir konferans düzenlenmesi çağrısında bulunmuş.

 

 

Nasrallah 'Amerikan Hükümeti'ni düşürme girişimini başlattı

 

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, dün El-Menar televizyonunda yayınlanan konuşmasında taraftarlarını Fuad Es-Senyora başkanlığındaki Lübnan Hükümeti'ni düşürmek amacıyla yapılacak gösterilere hazır olmaya çağırmıştı.

 

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesinin bugünkü sayısında yer alan konuyla ilgili haberin başlığı: "Nasrallah Lübnan'daki 'Amerikan Hükümeti'ni düşürme girişimini başlattı"

 

Lübnan El-Müstakbel gazetesi ise manşetinde şöyle diyor: "Nasrallah siyasi ufku kilitledi: Ya hükümet ya seçim, değilse sokak."

 

El-Müstakbel'in haberinde ayrıca, Sa'd el-Hariri'nin Hizbullah ve müttefiklerini uluslararası mahkemeden korktuklarını ve çekindikleri bir şeylerin olduğunu söylediği yazıyor.

 

Lübnan Es-Sefir gazetesi ise "Nasrallah: Fitneye hayır, çözüme evet.. Değilse sokak" başlığıyla verdiği haberde, Nasrallah'ın dünkü konuşmasıyla Lübnan'da yeni bir siyasi dönemin açıldığını öne sürüyor.

 

Lübnan En-Nehar gazetesinin manşeti: "Nasrallah muhalif sokağı seferber etti ve kırmızı çizgiler belirledi."

 

En-Nehar'ın üst başlığıysa şöyle: "3 gün aracılık için son fırsat. Perşembe, halk hareketinin başlaması kuvvetle muhtemel."

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

DIŞ BASINDAN BAŞLIKLAR

T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü

 

ABD BASINI

The Washington Post gazetesinin Joseph R. Biden Jr. İmzalı "Minimum Gereken" başlıklı yazısında, ABD’nin Irak'taki politikasının başarısız olduğuna dikkat çekilerek, cevaplanması gereken temel sorunun ABD’nin Irak'ı terketmeye başlarken arkalarında bir kaos bırakmamak için neler yapmaları gerektiği sorgulanmaktadır. Makale yazarı, altı ay önce Dış İlişkiler Konseyi Başkanıyla birlikte bu soruya ayrıntılı bir cevap önerdiğini belirterek, Irak'taki en büyük zorluğun hizipsel çekişme, ikincisinin de, güçlü bir merkezi hükümet yaratma çabalarının başarılı olamaması, ayrıca, çünkü hükümet içinde ya da hükümete güvenin olmaması ve hükümetin Irak halkının temel ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip bulunmaması şeklinde özetlemektedir.

Makalede, bunun yerine ortak kaygılarla uğraşacak merkezi bir hükümeti korurken ana gruplara belli bölgelerde nefes alacak yer bırakacak güçlü bir federal sistemi; bu bölgelerin ekonomik olarak yaşayabilmesi için petrol gelirinin adil bir şekilde paylaşımı; milislerin yeni üye toplamalarını engellemek için bir istihdam programı ve Irak'ın komşularından siyasi bir istikrar için destek almak üzere büyük bir diplomatik çaba başlatılması gerektiği savunulmakta, bütün bunları yapmanın, askerlerin çoğunun 2007 sonuna kadar ayrılmasını sağlayacağı, Baker-Hamilton komisyonunun planın bütün ayrıntılarını benimsemesi gerekmediği, ancak geniş destek almak için plan önemli olan üç noktaya yer vermesi gerekli olduğu, ilk olarak, Baker-Hamilton’ın ABD askerlerinin çekilmesi meselesini ele alması, ikincisi, Irak için net bir siyasi yol haritası önermesi, üçüncüsü de, Baker-Hamilton’ın Irak'ın komşularının angaje edilmesini sağlaması ve luslararası bir konferans düzenlenmesi gerektiği, Irak'ta İran, Suriye ve Türkiye dahil olmak üzere komşularının desteği olmadan sürdürülebilir bir barış yaratılamayacağı, konferansa Irak'taki bütün hiziplerin katılması gerektiği, ancak sadece bir konferans düzenlemenin de yeterli olmayacağı, ABD askerleri için net bir plana, Irak için siyasi bir stratejiye ve komşuların yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlayacak gözetim grubu gibi bir mekanizmaya ihtiyaçları bulunduğu anlatılmaktadır.

İNGİLTERE BASINI

BBC’nin "Türkiye'den İsrail'e Kınama" başlıklı haberinde, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin’in, BM Genel Kurulu'nda, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına yönelik karar tasarısının görüşülmesi dolayısıyla, Türkiye'nin konuyla ilgili görüşlerini açıkladığı, İlkin’in, Türkiye'nin, İsrail topraklarını hedef alan Kassam füze saldırılarını kınadığı gibi, Filistinli sivillere karşı orantısız güç kullanımını da kınadığını söylediği, Türkiye'nin görüşlerinin AB’nin görüşleriyle aynı paralelde bulunduğunu ve Gazze Şeridi'nde yaşananların kabul edilemez olduğunu bildiren İlkin’in Arap-İsrail ihtilafının askeri yollarla çözülemeyeceğini, askeri yolların kalıcı bir barış sağlanması hedefine yardımcı olmadığını vurguladığı kaydedilmektedir.

Yine BBC’nin "Türkiye'nin Üyeliğine Kim Karşı?" başlıklı bir haberinde, Fransa'nın ünlü uluslararası strateji uzmanı Alexandre Adler’’ın Le Figaro gazetesine, "Türkiye'nin Üyeliğini Kim Torpillemek İstiyor?" başlığıyla yazdığı makalede, Avrupa'daki Ermeni lobisi ve Kıbrıslı Rumların itirazlarının üyelik yolunda engel olarak görüldüğünü belirterek ancak “Türkiye'nin AB üyeliğine özellikle Almanya ve Avusturya'daki aşırı dinci Hristiyanların karşı çıktığını" söylediği, Adler’ın makalesinde, Avrupa'da Arap ülkeleriyle işbirliği yapan ve Müslüman, demokratik bir Türkiye'yi tehdit olarak gören önemli grubun da Ankara'nın üyeliğine karşı çıkan lobi içinde yer aldığını kaydettiği, AB'deki bu lobilerin tahriklerinin giderek etkili olduğunu belirten Adler’ın ayrıca, Türkiye'de laik çevrelerin AB'den soğuduğunu, dinci çevrelerin de diğer alternatifler ortaya atmaya başladığını yazdığı, Türkiye'nin AB üyeliğini büyük bir medeniyet projesi olarak gördüğünü kaydeden Adler’ın, "Şimdiden birçok çevre maalesef bunu torpillemeyi başardı" dediği, Fransa'nın giderek Türkiye'nin güvenini kaybettiğini kaydeden Adler’ın, "Fransa buna nasıl izin verdi anlamıyorum" ifadesini kullandığı, Adler’ın makalesinde, Yunanistan'da özellikle yeni nesil iş adamlarıyla Ermenistan'daki ve Türkiye'deki Ermenilerin, Türkiye'nin AB üyeliğinin kendi çıkarları için de iyi olacağının kesin bilincinde olduklarını da değindiği ifade edilmektedir.

FRANSA BASINI

AFP ajansının "Washington ve Moskova, Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütüne Girebilmesi için Bir Anlaşma İmzaladılar" başlıklı haberinde, ABD ve Rusya’nın Hanoi'de, on yıldan fazla süren çetin müzakerelerin ardından, Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) girmesine imkan tanıyacak ikili bir anlaşmayı imzaladıkları, anlaşmanın, Vietnam'ın başkenti Hanoi'da yapılan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu’nun yıllık zirvesi dışında Amerika Ticaret Temsilcisi Susan Schwab ve Rusya Ekonomik Kalkınma ve Ticaret Bakanı German Gref arasında imzalandığı bildirilmekte, ikili anlaşmanın, 1994 yılından bu yana müzakere edilen DTÖ'ye katılım şartları konusunda, Moskova'nın katılımında son engellerden bir tanesini kaldırdığına işaret edilmektedir.

ALMANYA BASINI

Almanya'nın Sesi Radyosu’nun "BM, Kıbrıs Müzakerelerine Devam Edilmesini İstiyor" başlıklı haberinde, BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari’nin, Kıbrıs liderlerine birer mektup göndererek, Ada’daki görüşmelerin sürmesini istediği, Gambari’nin, mektubunda, iki liderin bir araya gelerek, komitelerin çalışmalarını denetlemesi ve yönlendirmesi çağrısında bulunduğu, Gambari’nin ayrıca Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile Kuzey Kıbrıs lideri Mehmet Ali Talat'ın her ay en az birer kez görüşme yapmasını ve mart ayının sonunda da taraflar arasında doğrudan görüşmelerin başlatılmasını istediği aktarılmaktadır.

İSPANYA BASINI

ABC gazetesinin Enrique Serbeto imzalı "Ankara'nın Paris'le Askeri İlişkilerini Kesme Meselesi NATO’ya Taşındı" başlıklı haberinde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, Fransa'da, sözde Ermeni soykırımını tanıma-tanımama tartışmasına ilişkin Meclis kararına cevaben bu ülkeyle askeri temasların kesildiğini ilan etmesinin, Kıbrıs konusundaki anlaşmazlıklar sebebiyle AB'yle ilişkilerin kesilmesi ihtimaline beklenmedik bir unsur kattığı belirtilerek, çünkü böylece Türk siyasi bakış açısıyla Türkiye'nin geleceği için önemli bir meseleye ordunun giderek büyüyen müdahalesinin öne çıkmış olduğu ileri sürülmektedir. Ne NATO’nun ne de Fransa’nın, bu beyana yüksek sesle tepki göstermediği kaydedilen haberde, NATO’nun, bunun, Pakt içi temasları ve Kosova ile Afganistan'da müdahil iki ülke misyonlarını etkilemeyecek "iki taraflı" bir mesele olduğunu bildirmekle yetindiği ifade dilmektedir.

İRAN BASINI

Cumhuri İslami gazetesinin "Türkiye Başbakanı'nın Kerkük Hakkında Söyledikleri Kürtleri Rahatsız Etti" başlıklı haberinde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak Başbakanı Nuri el Maliki'nin Ankara ziyareti sırasında Kerkük hakkında ifade ettiklerinin Kürtleri rahatsız ettiği, Erdoğan’ın geçtiğimiz çarşamba günü Irak Başbakanı Nuri el Maliki ile düzenlediği ortak basın toplantısında, zengin petrol kaynaklarına sahip olan Kerkük'ün özel önem taşıdığını söylediği, Irak Kürt bölge yönetimi başkanı özel kalemince yayımlanan açıklamada, Erdoğan'ın bu sözlerinin, Irak'ın iç işlerine karışmak olarak nitelendirildiği kaydedilmektedir. Erdoğan’ın Kerkük'ün, belli bir etnik grubun kontrolü altında bulunmasının sıkıntı yaratacağını ve özel bir statüye sahip olması gerektiğini belirttiği hatırlatılan haberde, Irak Kürt bölge yönetimi başkanlığınca yapılan açıklamada, Kerkük meselesinin bir iç mesele olduğu, bunun Irak anayasası çerçevesinde ele alındığını ve Türkiye Başbakanı’nın konuya ilişkin ifadelerinin bölgenin yararına olmadığı gibi, iki ülke ilişkilerine bir yarar getirmeyeceğine ve Irak'ın iç işlerine karışmak anlamına geldiğine işaret edildiği aktarılmaktadır.

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25