Anjiyo'da 'El Bileği' alternatifi

Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.

Anjiyo'da 'El Bileği' alternatifi


Dünya Bülteni / Sağlık Servisi

Yıllardır kasıktan yapılan anjiyo girişimleri el bileğinden uygulanmaya başladı. Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.

Özel Altınova Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm.Dr.Abdüllatif İlbey, koroner girişimlerde el bileği damarının kullanılmasının işlem sonrasında istenmeyen, can sıkıcı komplikasyonların azalmasını sağladığını belirtiyor.

İlbey'e göre herkese anjiyo yapılması gerekmiyor. Bunun belli kriterler var. Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalarda tüm bilgileri toplayıp anjiyo yapıp yapılmayacağına karar veriliyor. Daha sonra yöntemler konusunda hastaya bilgi veriliyor. İlbey "Biz el bileğinden anjiyoyu standart yöntem olarak yaptığımız için diğer alternatifleri sunmuyoruz, yöntemi anlatıyoruz. Böylece hasta hem yeni bir şey duyduğu için memnun oluyor, hem de yöntemin avantajlarını öğrenince rahatlıyor. Aslında hasta yöntemi belirleme konusunda değil, anjiyo yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddüt yaşıyor. Anjiyo binde birin altında hayati riski olan bir yöntemdir. Ortaya çıkabilecek riskler de genellikle anjiyoda giriş yeriyle ilgili oluyor." bilgisini veriyor.

EL BİLEĞİNDEN ANJİYO İLE 1 SAATTE TABURCU OLUNABİLİYOR

Bilek damarının kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakın olması sebebiyle kilolu hastalarda bile kolaylıkla anjiyo yapılabildiğinin altını çizen İlbey, hastaların bir saatte taburcu olabildiklerini ve işlerine dönebildiklerini belirtiyor. İlbey, bilekten anjiyonun cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylık sağladığını, kanama çok kolay kontrol altına alınabildiğini, ayrıca işlem sırasında daha az radyoopak madde kullanıldığını , kullanılan kataterlerin daha ince yapıda olduğunu vurguluyor.

Kasık damarı yolu ile yapılan stent girişimlerinin yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulandığını kaydeden İlbey, bu yöntemin dezavantajlarını şöyle sıraladı: " İşlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için dört ya da altı saatin geçmesi beklenir.Bu zaman zarfında, hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. Dört ya da altı saat sonra kılıf çekilecek, elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine dört saat kum torbası konularak, kanamanın durdurulması sağlanır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiografi yapılan hasta altı saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında, işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır."

EL BİLEĞİNDE İZ KALMIYOR

İlbey, bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riskinin yüzde birin altında görüldüğünü dile getirerek bu yöntemin avantajlarını şöyle açıklıyor: "Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 2 mili metrelik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamaz. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede duruyor ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanıyor. El bileğinden anjiyo 2 mili metrelik çok küçük bir kesiden yapılıyor. El bileğinde iz kalmıyor. El bileğinden stentte takılabiliyor."


 

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2010, 11:18
banner53
YORUM EKLE

banner39