Anlayış Türkiye'deki yeni 'dengeyi' işledi

Anlayış Ağustos'ta Türkiye'deki yeni güç ayrımına dikkat çekti.

Anlayış Türkiye'deki yeni 'dengeyi' işledi



Dünya Bülteni / Kültür Servisi

Askerî müdahalenin giderek imkânsızlaştığı günümüzde, artık son kozlarını oynayan Kemalist elitin iktidarını koruma görevi, 'sivil' güçlere havale edilmiş durumda. Bu 'sivil' güçlerin odaklandığı yerlerin en başında hiç kuşkusuz güçler ayrımı denkleminde atanmışlardan oluşan yargı kurumu geliyor. Yargı sistemi içerisinde bu kez ön plana çıkan yargı organı ise HSYK. Anlayış Ağustos sayısında, toplumsal talepler karşısında rejim bekçiliğine soyunan HSYK'nın yargı ve siyasete müdahalesini kapağına taşıyor.

Kapak bölümünde Bekir Berat Özipek, "Adalet tanrıçası nasıl çıldırdı?" başlıklı yazısında, Türkiye'deki yargının asıl işlevinin kendisinin de içinde bulunduğu seçkin zümrenin çıkarlarını seçilmişler, dolayısıyla halk karşısında korumak olduğunun altını çiziyor. Mustafa Şentop, "Yüksek yargı oligarşisi" başlıklı yazısında, yargı sisteminin başat organları olan Yargıtay, Danıştay ve HSYK'nın birbirlerinin üyelerini belirlediği bir yargı sistemi içerisinde, yüksek mahkemelerin mutlak hâkimiyetine dayanan bir hiyerarşinin ortaya çıktığını söylüyor. Sezgin Tunç, Türkiye'de sıkça dillendirilen siyasetin yargıya müdahalesi iddiasının tersine, HSYK örneğinde de görüldüğü gibi, bizzat yargıya ve siyasete müdahalenin sözkonusu olduğunu vurguluyor.

Memleket Hâli'nde Yücel Bulut, HSYK'nın Ergenekon davasında görev yapan hâkim ve savcıları da kapsayan kararnamesinin yargının siyasete müdahalesi olarak görülmesi ve hükümetin buna karşı verdiği mücadelenin de "yargının siyasallaştırılmasını engellemeye dönük saygı duyulacak bir gayret" olarak anlaşılması gerektiğini söylüyor. Yine aynı şekilde, YÖK'ün katsayı düzenlemesinin iptali için Danıştay'a itirazın belli kesimler tarafından mutlaka yapılacağına da vurgu yapıyor.

Bu ayki SöyleşiYORUM'un konuğu Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Nezih Erdoğan. Hilal Turan'ın gerçekleştirdiği röportajda Türk Sineması'nın Yeşilçam sonrasında yeni bir döneme girdiğini söyleyen Erdoğan, bu dönemin en temel özelliğinin kendi "özne"sini kurmak için mücadele veren bir sinemanın varlığı olduğunun altını çiziyor.

YüzleşiYORUM'da Mustafa Özel, "Muhacir kurar, devşirme sürdürür" başlıklı yazısında, tarihte uzun süre ayakta kalabilmiş tüm siyasi ve ekonomik organizasyonların en göze batan ortak noktasının, muhacirler tarafından kurulmuş ve devşirmeler tarafından geliştirilmiş ve sürdürülmüş olduğunu söylüyor.

"Kendine bakan Türk Sineması" başlıklı Dosya'da, İhsan Kabil, Fuat Er, Ümit Aksoy, Celil Civan, Cihat Arınç, Burçin S. Yalçın ve Faysal Soysal Türk Sineması'nın yeni yönelimlerini ve temel sorunlarını mercek altına alıyorlar.

Türkiye Siyaset'te Hatem Ete, "Kürt sorununda 'muhatap' arayışı" başlıklı yazısında, AK Parti hükümetinin gündeme getirdiği "Kürt açılımı"nda nasıl bir yol takip edilmesi gerektiği sorusuna cevap arıyor. Murat Yılmaz "Ergenekoncuların son kozu" başlıklı yazısında, HSYK'nın yaz kararnamesiyle yargı ve siyasete yapılmak istenen müdahalenin, Ergenekon davasının sekteye uğratılması için Ergenekoncuların verdiği mücadelenin tarihî seyri içerisinde, hangi noktada durduğunu irdeliyor. Bekir S. Gür ise, YÖK Genel Kurulu'nun katsayı uygulamasını kaldırmasına rağmen, eğitimde hâlâ sınıfsal ve ideolojik ayrım yaratan uygulamaların varlığına dikkat çekiyor.

Dünya Siyaset'te Mete Çubukçu, Kuzey Irak'ta yapılan son başkanlık ve parlamento seçimlerini masaya yatırıyor. Barış Şanlı, Ankara'da imzalanan Nabucco anlaşmasının "büyük güç" mücadelesindeki stratejik önemini ele alıyor. Sadık Ünay, Nabucco'nun Türkiye'nin son yıllarda devreye soktuğu dış politika eğiliminde önemli bir dönüm noktası olduğu üzerinde duruyor. Ebru Afat, ABD ve İngiltere'nin yaz aylarında hızlandırdığı askerî operasyonların nedenini sorguluyor. Nuh Yılmaz, ABD ve Hindistan arasında gerçekleştirilen "stratejik ortaklığın" dinamiklerini masaya yatırıyor. Yahya Bostan ise, Obama'nın Moskova ziyareti çerçevesinde ABD-Rusya ilişkilerinin yeni yönelimlerine odaklanıyor.

Türkiye Ekonomi'de İbrahim Öztürk, 2008 yılı içinde açıklanan İSO-500 raporu çerçevesinde, kamu ve özel sektör arasında iktisadi faaliyetin yeni eğilimini masaya yatırıyor. Dünya Ekonomi'de ise Nihat Gümüş, İtalya'nın L'Aquila şehrinde yapılan G-8 zirvesinde alınan kararları sorguluyor.

Toplum bölümünde İhsan Fazlıoğlu, Türkiye'de okumuş-orta sınıf kesimin mevcut Tanrı inancının insanî ve toplumsal bir hassasiyet yaratmadığı, hatta ahlaksızlığa çanak tuttuğunu söylüyor. Nazife Şişman ise, düğün davetiyeleri üzerinden tüketim kültürünün günümüzde aldığı rüküş ve teşhirci durumunu sorguluyor.

Bu yazıların tüm içeriklerinin yanı sıra Ahsen Utku, Kadir Temiz ve Nida Hakulu Babıalem'in Doğu Türkistan'da yaşanan son olayları irdeleyen yazıları da Anlayış'ın yenilenmiş web sitesinde okuyucularla buluşuyor.

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2009, 14:46
YORUM EKLE

banner33

banner37