banner39

AP'nin 'Türkiye Raporu' siyasi manifesto gibi

Kapatma davası ve üniversitelerdeki başörtüsü yasağına özellikle dikkat çekiliyor.

Arşiv 21.05.2008, 15:19 22.05.2008, 12:11
AP'nin 'Türkiye Raporu' siyasi manifesto gibi


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Avrupa Parlamentosu (AP) genel kurulu, Hollandalı Hıristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporunu bugün kabul etti.

Bağlayıcı özelliği olmayan, tavsiye niteliği taşıyan raporda, Türkiye'ye demokrasi ve insan hakları alanındaki reformların hızlandırması çağrısı yapıldı.

Türkiye raporunun genel kuruldaki tartışmasında söz alan Hollandalı parlamenter, yeni vakıflar yasası ve TCK'nın 301. maddesindeki değişikliği olumlu adımlar olarak gördüklerini belirtti, ancak müzakerelerin daha hızlı devam edebilmesi için reformların da hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Oomen-Ruijten, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 yılının demokrasi alanında reform yılı olacağını ilan etmişti ve bu taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz'' dedi. Rujiten, ''Anayasa Mahkemesi'nin kararının uluslararası hukuk standartlarına uygun olmasını umut ettiklerini'' de söyledi.

Rapor, 62 "hayır" ve 61 "çekimser" oya karşı 467 oyla kabul edildi.

ERMENİ İDDİALARINA RET

Bir grup Fransız parlamenterin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını savunan değişiklik önergeleri genel kurumdaki oylamada reddedildi.

Sol siyasi grupların, "Türkiye'de 1 Mayıs gösterilerinde çıkan olaylarda polisin fazla güç kullandığı yolundaki haberlerden Avrupa Parlamentosu'nun endişe duyduğu" yolundaki değişiklik önergesi ise kabul edildi.

Yine kabul edilen değişiklik önergesinde, Türk Ceza Yasası'nın 301'inci maddesindeki değişikliğin yeterli olmadığını savunuldu ve bu madde ile diğer kısıtlayıcı maddelerin tamamen kaldırılması çağrısında bulunuldu.

KAPATMA DAVASINA ATIF

Dışişleri Komisyonunda geçen ay kabul edilen ve rapora giren bir maddede, "AK Partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı" ifade edildi ve "Anayasa Mahkemesinin, kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonunun siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması" temennisinde bulunuldu.

Kabul edilen bir değişiklik önergesinde Meclis'e, Venedik Komisyonunun ilkelerine uygun olarak, siyasi partilere getirilen yasaklar konusunda anayasal değişiklik yapması tavsiye edildi."Hükümetten, reformları sürdürürken, demokratik ve laik bir Türkiye'deçoğulculuk ve farklılıklara saygı göstermesi" istenen raporda, "ülkenin çağdaşlaşması için hükümete ve tüm siyasal partilere, önemli adımlarda yapıcı uzlaşmaya gitmesi" çağrısında bulunuldu.

Üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına da atıfta bulunulan ve oylamayla kabul edilen bir başka maddede, "üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, geniş anlamda sivil toplumun görüşlerini temelalacak, geniş çaplı bir reform paketi içinde kaldırılmamasının halkın bir bölümünde endişe ve düş kırıklığı doğurması not edildi" ifadesi kullanıldı.

DTP milletvekillerinden ve belediye başkanlarından terör örgütüyle aralarına açık bir sınır koymaları istenen raporda, Leyla Zana ile birlikte DTP üyesi 53 belediye başkanı hakkında görüşlerini açıkladıkları gerekçesiyle dava açılması eleştirildi.

RAPOR

Yeni sivil anayasa hazırlığının, "insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme" açısından çok önemli bir fırsat sunduğu anlatılan raporda, yeni anayasa çalışmasına sivil toplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye edildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "2008'in reform yılı olacağı"taahhüdünün memnuniyetle karşılandığı belirtilen raporda, hükümetin parlamentodaki çoğunluğuna dayanarak reformlarda kararlı davranmasının, Türkiye'nin modern demokratik refah toplumuna dönüşümünde hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Raporda, "demokratik yollarla seçilmiş siyasal liderliğin, iç ve dış politikayla güvenlik konularının biçimlenmesinde tam sorumluluk üstlenmesinin ve ordunun demokratik sorumluluğa saygı göstermesinin güvence altına alınmasında" ve TBMM'nin askeri ve savunma politikasında bu kapsamdaki tüm harcamalarda tam denetim yetkisinin tesis edilmesinde "hükümetin yeni sistematik çabalar göstermesi" istendi.

TCK'NIN 301. MADDESİNE ÖNCELİK

Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin ilk adım olduğu ifade edilen raporda, bu reformun gecikmeden uygulanması ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı amaçla kullanılmaması çağrısında bulunuluyor.

Raporda, ifade ve düşünce özgürlüğünün tamamen garanti altına alınması için daha ileri yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ve yapılmasına ihtiyaç duyulan bu yeni yasal düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olması temennisinde bulunuldu.

Raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülmesi, örgütün" devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi bulunanların yargıya teslim edilmesi" istendi.

Vakıflar Yasasının çıkarılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği raporda, "AB Komisyonunun, metni inceleyerek gayrimüslim azınlıklarca mülklerin yönetimi, satın alınması ve üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri alınmasının mümkün olup olmayacağını araştırması gerekir"denildi.

Raporda, Vakıflar Yasasının kabulünün ardından Türk hükümetinin, bu olumlu adımı değerlendirerek dinsel özgürlüklerle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu kapsamda tüm dinsel toplululukl arafaaliyetleri için gerekli yasal statü, ruhani görevlilerin eğitimi, hiyerarşik seçim ve ibadet yerlerinin inşası konusunda yasal çerçeve sunulması, Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve "ekümenikpatrik" unvanının kullanımına izin verilmesi gibi isteklere yer verildi.

Raporda, "Türk hükümetine, Kürt sorununun kalıcı çözümü amaçlayan siyasal inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılır" ifadesine yer verilerek, DTP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarından "demokratik Türk devleti içinde Kürt sorununa siyasal çözüm arayışına yapıcı biçimde dahil olmaları" istendi.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin sağladığı ilerlemeden övgüyle söz edilen belgede, "eşit muameleyle kadınların eğitim alabilmesi ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi, Türkiye'nin daha fazla ekonomik kalkınması ve refahı açısından kritik önemdedir" denildi.

Terör örgütü PKK'nın eylemleri şiddetle kınanarak ve terörle mücadelede Türkiye ile dayanışmaya vurgu yapılan raporda, terör örgütünün önkoşulsuz olarak derhal silah bırakması isteniyor.

Raporda, "Türkiye'yekarşı terörist eylemlerde topraklarının üs olarak kullanılmasına izin vermemeleri konusunda" Irak hükümetine ve Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetime çağrı yapılarak, bu kapsamda Türkiye ile Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtildi.

DIŞ POLİTİKA KONULARI

Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereği vurgulanan belgede, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürüldü.

AP'nin önceki Türkiye raporlarında yer bulan 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına değinilmeyen rapor taslağında, "Türkiye'nin, ekonomik ambargoyu sona erdirerek Ermenistan ile sınır kapısını yeniden açması, Türk ve Ermeni hükümetlerinin geçmişteki olaylarla ilgili açık ve samimi tartışmaya izin vererek uzlaşma sürecini başlatması ve AB Komisyonunun bu süreci kolaylaştırması" çağrıları yapıldı.

"Karadeniz havzasında, Orta Asya'da ve daha geniş Orta Doğu'da AB dışpolitika hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortak olarak Türkiye'nin rolü onaylanır" denilen raporda, AB Komisyonu ve üye devletlere çağrı yapılarak, bu bölgelerde Türkiye ile işbirliği potansiyelinden daha iyi yararlanılması istendi.

Raporda, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) misyonları yanında Kosova ve Afganistan gibi NATO operasyonlarına katılımı övülürken, "Türkiye'nin AB-NATO stratejik işbirliği anlaşmasının uygulanmasını engellemesinden üzüntü duyulur" denildi.

Türkiye'nin, "Avrasya'nın enerji terminali olma hedefini ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda oynayacağı rolü tanınan" taslakta, enerji faslının müzakerelere açılmasına destek verildi.

Oomen-Ruijten'in hazırladığı raporda, "vize kolaylığı anlaşması müzakerelerine başlamaları" için AB Komisyonu ve Türkiye'ye çağrı yapıldı

1 MAYIS OLAYLARI

Bir grup Fransız parlamenter, Dışişleri Komisyonu'nda yapılan oylamaya getirdikleri gibi, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını içeren değişiklik önergelerini genel kuruldaki oylama sırasında tekrar sundu.

Dışişleri Komisyonu, geçen ayki oylamada bu değişiklik önergelerini reddetmişti.

Sol siyasi gruplar, "Türkiye'de 1 Mayıs gösterilerinde çıkan olaylarda polisin aşırı güç kullandığı yolundaki haberlerden, Avrupa Parlamentosunun endişe duyduğu" yolunda bir değişiklik önergesi sundu.

Yine sunulan iki değişiklik önergesinde, Türk Ceza Yasası'nın 301'inci maddesindeki değişikliğin "yeterli olmadığını" savunan ve "bu maddenin tamamen kaldırılması" çağrısında bulunan değişiklik önergeleri de bugün genel kurulda oylanacak.

KAPATMA DAVASINA ATIF

Raporda, ana hatlarıyla Türkiye'den insan hakları ve demokrasi alanındaki reform sürecini hızlandırması isteniyor.

Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen değişiklik önergesinde, "AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı" ifade edilmiş ve "Anayasa Mahkemesi'nin kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonu'nun, siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması" temennisinde bulunulmuştu.

Kabul edilen diğer bir değişiklik önergesindeyse hükümetten, "reformları sürdürürken, demokratik ve laik bir Türkiye'de çoğulculuk ve farklılıklara saygı göstermesi" istendi ve "ülkenin çağdaşlaşması için hükümete ve tüm siyasal partilere, önemli adımlarda yapıcı bir uzlaşmaya gitmeleri" çağrısında bulunulmuştu.

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA ATIF

Üniversitedeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına da atıfta bulunulan ve oylamayla kabul edilen başka bir değişiklik önergesinde de, "üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, geniş anlamda sivil toplumun görüşlerini temel alacak, geniş çaplı bir reform paketi içinde kaldırılmamasının, halkın bir bölümünde endişe ve düş kırıklığı yaratması not edildi" ifadesi kullanılmıştı.

Kabul edilen başka bir değişiklik önergesinde, DTP milletvekillerinin ve belediye başkanlarının terör örgütüyle aralarına açık sınır koymaları istendi.

Bir başka değişiklik önergesinde, Leyla Zana ile birlikte DTP üyesi 53 belediye başkanı hakkında, görüşlerini açıkladıkları gerekçesiyle dava açılması eleştirilmişti.

TASLAK RAPOR

Yeni sivil anayasa hazırlığının "insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme" açısından çok önemli bir fırsat sunduğu anlatılan raporda, yeni anayasa çalışmasında sivilt oplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye ediliyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "2008'in reform yılı olacağı" taahhüdünün memnuniyetle karşılandığı belirtilen raporda, hükümetin parlamentodaki çoğunluğuna dayanarak reformlarda kararlı davranmasının, Türkiye'nin modern demokratik refah toplumuna dönüşümünde hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Taslakta, "demokratik yollarla seçilmiş siyasal liderliğin, iç ve dış politikayla güvenlik konularının biçimlenmesinde tam sorumluluk üstlenmesinin ve ordunun demokratik sorumluluğa saygı göstermesinin güvence altına alınmasında" ve TBMM'nin askeri ve savunma politikasında bu kapsamdaki tüm harcamalarda tam denetim yetkisinin tesis edilmesinde" hükümetin yeni sistematik çabalar göstermesi" isteniyor.

TCK'NIN 301'NCİ MADDESİNE ÖNCELİK

Türk Ceza Yasasının 301'inci maddesinin taahhütlere bağlı kalınarak öncelikle değiştirilmesi istenen belgede, ifade özgürlüğü kapsamında yeni reformların yapılmamış olması eleştiriliyor.

Taslak raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülmesi, örgütün "devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi olanların yargıya teslim edilmesi" isteniyor.

Vakıflar Yasası'nın çıkarılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği taslakta, "AB Komisyonunun, metni inceleyerek gayrimüslim azınlıklarca mülklerin yönetimi, satın alınması ve üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri alınmasının mümkün olup olmayacağını araştırması gerekir" deniliyor.

Taslak raporda, Vakıflar Yasası'nın kabulünün ardından Türk hükümetinin, bu olumlu adımı değerlendirerek dinsel özgürlüklerle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu kapsamda tüm dinsel toplululuklara faaliyetleri için gerekli yasal statü, ruhani görevlilerin eğitimi, hiyerarşik seçim ve ibadet yerlerinin inşası konusunda yasal çerçeve sunulması, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması ve "ekümenikpatrik" unvanının kullanımına izin verilmesi gibi isteklere yer veriliyor.

"PKK SİLAH BIRAKMALI"

Belgede, "Türk hükümetine, Kürt sorununun kalıcı çözümü amaçlayan siyasal inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılır" ifadesine yer verilerek, DTP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarından, "demokratik Türk devleti içinde Kürt sorununa siyasal çözüm arayışına yapıcı biçimde dahil olmaları" isteniyor.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin sağladığı ilerlemeden övgüyle söz edilen belgede, "eşit muameleyle kadınların eğitim alabilmesi ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi, Türkiye'nin daha fazla ekonomik kalkınması ve refahı açısından kritik önemdedir" deniliyor.

Terör örgütü PKK'nın eylemleri şiddetle kınanarak, terörle mücadelede Türkiye ile dayanışmaya vurgu yapılan raporda, terör örgütünün önkoşulsuz olarak derhal silah bırakması isteniyor.

Raporda, "Türkiye'yekarşı terörist eylemlerde topraklarının üs olarak kullanılmasına izin vermemeleri konusunda" Irak hükümetine ve Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetime çağrı yapılarak, bu kapsamda Türkiye ile Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtiliyor.

DIŞ POLİTİKA KONULARI

Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereğine vurgu yapılan taslak belgede, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürülüyor.

AP'nin önceki Türkiye raporlarında yer bulan 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına değinilmeyen rapor taslağında, "Türkiye'nin, ekonomik ambargoyu sona erdirerek Ermenistan ile sınır kapısını yeniden açması, Türk ve Ermeni hükümetlerinin geçmişteki olaylarla ilgili açık ve samimi tartışmaya izin vererek uzlaşma sürecini başlatması ve AB Komisyonu'nun bu süreci kolaylaştırması" çağrıları yapılıyor.

"Karadeniz havzasında, Orta Asya'da ve daha geniş Ortadoğu'da AB dış politika hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortak olarak Türkiye'nin rolü onaylanır" denilen raporda, AB Komisyonu ve üye devletlere çağrı yapılarak, bu bölgelerde Türkiye ile işbirliği potansiyelinden daha iyi yararlanılması isteniyor.

Raporda, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) misyonları yanında, Kosova ve Afganistan gibi NATO operasyonlarına katılımı övülürken, "Türkiye'nin AB-NATO stratejik işbirliği anlaşmasının uygulanmasını engellemesinden üzüntü duyulur" deniliyor.

"Türkiye'nin, Avrasya'nın enerji terminali olma hedefini ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda oynayacağı rolü tanınan" taslakta, enerji faslının müzakerelere açılmasına destek veriliyor.

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?