banner39

Arap Zirvesine farklı bir yorum

Büyük Ortadoğu projesinde kimlerin ne anladığı ne beklediği ile gerçekte ne olduğu arasında bir aşmaz var.

Arşiv 30.03.2007, 16:28 06.07.2018, 09:31
Arap Zirvesine farklı bir yorum

Arzu / Feridun Erdoğral Dünya Bülteni

 

Gazetece Akif Emre Arap Birliği Zirvesini Değerlendirdi ve Büyük Ortadoğu Projesine dikkat çekti.

 

 

Arap birliği zirvesini genel hatlarıyla nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 

Büyük Ortadoğu projesinde kimlerin ne anladığı ne beklediği ile gerçekte ne olduğu arasında bir aşmaz var. Dolayısıyla bu aşmaz anlaşmanın rektörlük üzerinden yapılan bir takım konuşmalar, iyi niyet temennileri ve beklentiler de boşa çıkacaktır.

 

Olayın ta başından beri vurguladığımız bir ana fikri vardı; bölgedeki tarihi tecrübelerimizin gösterdiği gibi Amerikanın bölge dışı müdahil güçlerinin hiçbirinin bu bölgenin halklarının, toplumların kendi kararlarını verebilecekleri, kendi kendilerine yetecekleri ne siyasal ne ekonomik bir sistemi arzu etmedikleridir

.

Bunun içindir de son 100 150 yıldır bu bölge sürekli dışardan müdahalelerle huzursuzluk kaynağı haline getirilmekte ve bunun kaynağı da bu bölgenin kültürüymüş, dini ve tarihi arka planıymış gibi gösteriliyor.

 

Onun üzerine de bir takım spekülasyonlar yapılıyor, bir takım konferanslar düzenleniyor, oturumlar yapılıyor, çoğunlukla dışardan alınan bir takım şeyhliklerle, diktatörlüklerle halk adına bazı şeyler yapıyor. Oysa ortada çok acı bir gerçek var bu gerçeğe biz ilk defa tanık olmuyoruz. Son 150 yıldır bölgenin tarihi defalarca bunu bize gösterdi.

 

BOP başta yaldızlı laflarla, demokratikleşme, insan hakları, ekonomik paylaşım fakat bu sözü verenler bizzat şikâyet ettikleri sistemin bizatihi koruyucuları ve kurucularıdır. Bu tarihi tecrübeyi görmeyenler adeta nüfus casusluğu yaparcasına Amerikanın bu işgalci girişimine alkış tutan pek çok kalemşör ve siyasetçi çıktı bu ülkede ve hala devam ediyorlar.

 

Dolayısıyla bizzat Amerika raporlarının da belirttiği gibi bu bölgede gerçek anlamda bölge halklarına kendi kaderlerini belirleme iradesi verildiğinde yabancı güçlerin çekip gitmesi gerekir yani Arabistanda Mısırda Tunusda veya başka bir yerde halkın iradesinin siyasete yansıdığı ve siyasal katılımın gerçek anlamda oluşturulduğu bir ortam kesinlikle bölge dışı müdahil güçlerinin aleyhine olur bu da emperyalist sömürüyü ciddi biçimde baltalar.

 

Dolayısıyla bunu hiçbir zaman istemeyecekler. Şu anda var olan fiili durumda bu süreci ertelemeye ve müdahale etmeye yönelik kanlı zorlamadır. Yoksa insanlar artık uyanıyor. Toplumlarda oyunları görüyor. Kendi iradelerini ortaya koymaya başlayacaklar dışardan müdahaleler başlıyor. herşey dışardan olan şeyler değil ama belirleyici olan budur. Arabistan?ın neresi demokratik dir ki ABD?nin en büyük müttefikidir. Burada imparatorluk parçalandı yerine ulus devletler kuruldu.

 

Bu ilk defa başımıza gelmiyor, aralarında hiçbir kavga olmayan toplumların batıdan getirilen ideolojik hastalılar birbirlerini nasıl kırdığını bunlar hep görülüyor. Ekonomi politiği görmeden, küresel sistemin aldığı şekli görmeden izah etmek mümkün değil, dolayısıyla bunun altını çizerek sık sık gündeme getirmek lazım. Bu bölge halklarının iradesine bırakılamayacak emperyalizm açısından önemli bir yer.

 

Çünkü sadece maddi kaynaklar değil, insan kaynaklarıyla, tarihi birikimi, medeni birikimi açısından da çok önemli bir yer, kimse gözden çıkaramaz ve hesapları ona göre yapıyorlar. Bütün bunları yok sayarak dünya siyaseti okumakta bizim aydınlara mahsus bir şey. bazen saf yazılar yazılıyor bazen saf beklentilere giriliyor.

 

Amerika bop ile bölgeyi insan hakları, eşitlik demokrasi getireceği gibi rektörlüğe inanmış çok tuhaf insanlar var?

Konferanslar düzenleniyor sorunun çözümü için barışçıl mesajlar veriyor fakat İsrail yapacağından vazgeçmiyor. Gerçek manada BOP?un sona ermesi için sizce ne yapılmalı?

 

Belki tarihe tekrar bakmak lazım. Önümüzde çok kanlı Irak örneği var. Nasıl işgal edildiği hangi propagandalarla işgal edildiği, medyayla nasıl yönlendirildiği insanların gözleri önünde oluyor ama sanki bütün bunlar olmamış gibi daha birkaç yıllık geçmişi unutarak, yok sayarak hala rektörlük üzerinden propaganda makinasına alet olmak çok tuhaf bir şey. Bunları hatırlatmak lazım.

 

Hiçbir zaman ABD?nin bu bölgeye demokrasi getirmek gibi bir niyeti olmadı. Amerika yönetiminin dediği gibi Arabistan da gerçek bir seçim olsa bizim düşmanlarımız kazanır diyor bunu kendileri söylüyor en çok biz inanıyoruz. Tuhaf olan bu. Şii Sünni kavgası çıkartıldı. Siyasi olan kavga mezhep savaşı haline getirildi. Bu savaşı engellemek İran ile Amerikanın karşı karşıya gelmesidir.Bu savaşı engelleme adına sanki Ortadoğuda ki sorunları çözmek adına ülkeler bir araya geliyor.

 

Ne zaman gerçek soruna müdahale edebilmişte,el koyabilmiş ki. sadece bir blok oluşturmak önce ölümü gösteriyorlar yani işgali mezhep savaşı olduğuna inandırıyorlar? Kavramlar çok ciddi kullanmamız lazım, ortada bir mezhep savaşı yok, orada kirli bir oyun var. Bırakın mezhep çatışmasının etnik çatışmanın bile tarihi kökleri yok bu coğrafyada.1 yıl öncesine kadar bütün olumsuzluklara rağmen beraber yaşayan insanlar ABD?nin işgaliyle birlikle nasıl oldu da bu insanlar birbiriyle savaşıyorlar?

 

 Bir sonraki siyasetin ilk adımı olarak kullanılan terimler bunlar. Mezhep çatışması, etnik çatışma, ıraktaki etnik dağılım, Kürtler, Şiiler, Sünniler, Araplar gibi tuhaf yarısı etnik yarısı dini dağılım belirtmeler işin ince noktası haber dilinde de kullanıldığında oyuna gelmiş oluyorsunuz.

banner53
Yorumlar (0)
18
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?