banner15

'Askerin can yakıcı girişimi'

İngiltere gazetelerinde bu sabah birinci sayfaları kaplayan haber ortak: Tony Blair'in parti konferansında lider ve başbakan sıfatıyla yaptığı son konuşma.

'Askerin can yakıcı girişimi'

Blair konuşmasında, partinin iktidarda kalmak istiyorsa reformu sürdürmesinin önemini vurgularken; halefi konumunda en şanslı isim olarak görülen Maliye Bakanı Gordon Brown'u övdü, ancak gazetelere göre Brown'u lider olarak tasdik etmedi.

Gazetelerin başlıkları ise, Blair'in ayrılmasına odaklanmış bu sabah.

Independent, daha en az dokuz ay işbaşında olduğuna dikkat çektiği Blair'in konuşmasını, edebiyatçı Raymond Chandler'ın beyazperdeye de uyarlanan kitabının adıyla, ''Vedalar uzun olur'' diyerek okurlarına duyuruyor.

Times, ''Blair'in son şahlanışı''; Financial Times, ''Blair son gösterisinde katı ama şefkatli"; Guardian ''Gidiyor, gidiyor, ama henüz değil''; Daily Telegraph ise, ''Şovmen Blair Gordon Brown'un sahne ışıklarını çaldı'' manşetlerine yer veriyorlar birinci sayfalarında.

Gazeteler başyazılarında da, Blair'in ayrılmasının yerinde bir adım olduğu görüşünde. Guardian'ın yorumu şöyle:

''Başbakan'ın dün sergilediği hüner, başarısızlıklarını örtmeye yetmeyecek, ama konuşmasını bitirdikten sonra çok sayıda delege de neyi kaybetmekte olduklarını düşünmeye başlayacaktır.''

''Bu Başbakan'ın yaratmayı arzuladığı bir etkiydi ve bunda başarılı da oldu. Gelecek yıl değil, şimdi bırakıyor olsaydı görkemli vedası daha güçlü olabilirdi. Partisine ''gelecek şimdi sizsiniz'' diye seslendi.''

''Partilileri kendisini özleyecek. Ama onlar da, ayrılmanın doğru bir karar olduğunu biliyor.''

Bulgaristan ve Romanya yorumları

Avrupa Birliği'nin Bulgaristan ve Romanya'ya 1 Ocak'ta birliğe katılmaları için yaktığı yeşil ışığa ilişkin değerlendirmeler de geniş şekilde irdeleniyor gazetelerde.

Financial Times muhabiri George Parker, bu iki ülkenin katılımının doğal bir kırılma noktası olduğunu; artık bundan sonraki aşamada birliğin genişleme yorgunluğunu üzerinden atmanın yollarını bulması gerektiğinin altını çiziyor. Parker üyelik için bekleyen ülkelerin durumunu da şöyle yorumluyor:

''Hırvatistan ve Türkiye'yle tam üyelik görüşmeleri başlamış durumda. Hırvatistan'ın en erken 2011'den önce üye olması mümkün görülmüyor. Türkiye'nin üyeliğe doğru ilerlemesi ise eziyetli, hedefine de ulaşmayabilir.''

''Bundan sonrası daha da zorlu olacak. Romanya ve Bulgaristan yoksul olabilir, ama Balkanlar'da üyelikleri muhtemel diğer ülkeler daha zorlu ve hazmetmesi daha maliyetli olacak. Hepsinin de ağır siyasi yükleri var.''

Guardian da, Romanya ve Bulgaristan'ın üyeliklerini irdelediği başyazısında birliğin yaşadığı ''genişleme yorgunluğu''na gönderme yapıyor.

''10 yeni üyenin katılımından bu yana sözü edilen genişleme yorgunluğu boş bir kavram değil. 27 üye, 500 milyon nüfus ve bu nüfusun büyük çoğunluğunun kafası birliğin ne için varolduğu konusunda hâlâ karışık.''

''Fransa'nın korumacılık saplantısı ve yeni üyelerin ucuz işgücünün eski üye vatandaşlarının işlerini elinden alacağı kaygıları Anayasa referandumunda 'hayır' sonucunu doğurdu.''

Guardian, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun anayasanın geleceği açıklığa kavuşturulmadan artık yeni üye alınmaması önerisiyle başlayan tartışmaları da irdeliyor.

Bu konuda Ocak'ta dönem başkanlığını devralacak Angela Merkel liderliğindeki Alman hükümetine görev düştüğünü savunan Guardian şöyle devam ediyor:

''Birliğin işlemez hale gelmesini önleyecek ve Avrupa'nın ağırlığını hissettirecek bir anayasa arayışını yeniden başlatmak Angela Merkel'e bağlı. Bu, birlik yeniden genişlemeden önce yapılmalı. Ama yıllarca sürmesi de gerekmiyor.''

''Romanya ve Bulgaristan hükümetlerinin Avrupa standartlarına uymasındaki ısrar doğrudur. Ama birliğe ikinci sınıf vatandaşlar olarak alındıkları hissine kapılmalarına da yol açılmamalı.''

''Bu ülkelerin vatandaşlarının diğer üyelerin halkları gibi emeğin serbest dolaşım hakkına sahip olmaları sağlanmalı, sınırlamalardan kaçınılmalıdır. İngiltere, geçen defa buna öncülük etmişti, aynı tavrı şimdi de göstermeli.''

'Askerin can yakıcı girişimi'

Guardian iç sayfalarında Türkiye'deki asker sivil ilişkileri tartışmalarına ilişkin bir haberi duyuruyor okurlarına.

Ian Traynor imzalı haberde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un ülkede İslamcılık tehlikesinin endişe verici boyutlara ulaştığı uyarısıyla Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümete karşı can yakıcı bir hücuma geçtiği kaydediliyor.

Habere göre, Avrupa Birliği'nin askeri siyasetin dışında tutma taleplerine karşı meydan okuyan Kara Kuvvetleri Komutanı, sözleriyle Erdoğan'a da komuta kademesinin hâlâ kendini Türkiye'nin laik anayasası konusunda son sözün sahibi olarak gördüğü uyarısında bulundu.

Guardian muhabiri, ordunun Türk siyasetindeki rolüne dönük bu güçlü savunmanın Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'nin üyeliğine ilişkin değerlendirmesini etkilemesinin kesin olduğu görüşünde.

Komisyon, Türkiye'ye ilişkin hazırlamakta olduğu ilerleme raporunun açıklanmasını Kasım ayına ertelemişti.

Musul mücadelesi

Musul'a giden Independent muhabiri Patrick Cockburn, Araplarla Kürtlerin kentin kontrolünü ele geçirmek için mücadele ettiklerini yazıyor:

''Şu anda kentin tamamen kontrolü kimsenin elinde değil. Eğer silahlı kuvvetler Kürtler'in elindeyse, polis de Araplar'ın. Kürtler polislere büyük şüpheyle yaklaşıyor.''

''Bölgedeki yeni kriz pek uzakta değil. Irak anayasasına göre, 2007'nin sonuna kadar hangi bölgelerin, bölgesel Kürdistan yönetimi altında olacağına ilişkin oylama yapılması gerek. Musul'da üst düzey bir Kürt yetkiliye göre de, bu tarih yaklaştıkça sorunlar daha da kötüye gidecek.''

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48