Avrupa Papa'nın açıklamalarını tartışıyor

İngiliz ve Avrupa basınında bu sabah: Papa'nın 'ihtiyatlı özrüne' tepkiler, Nazizm yeniden canlanıyor mu?, Darfur'da insanlık felaketi, Lübnan'da zeytin toplarken ölen köylüler...

Avrupa Papa'nın açıklamalarını tartışıyor
İngiltere gazetelerinde bugün Papa 16'ıncı Benediktus'un geçen hafta İslam dünyasında tepki çeken konuşması ardından özür dilemesine ilişkin haberler göze çarpıyor.

Financial Times, "Papa'dan ihtiyatlı özür" başlığını atarken, Guardian, Papa özür diledi ama Müslümanların protestoları yayılıyor" diye yazmış. Müslüman dünyası Papa'nın özrü konusunda bölündü diyen Guardian, dünyanın çeşitli yerlerinden Müslümanların tepkilerini sıralamış:

"Almanya'da Müslüman toplumu Papa'nın özrünü samimi buldu, ama Müslümanlar Merkez Konseyi, 'uzun vadede ilişkilere zarar vermemesi amacıyla Alman vatandaşı olan Papa'yı, Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında diyaloğu geliştirmeye' çağırdı.

"Türkiye'de Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Papa'nın Kasım ayındaki ziyaretinin planlandığı gibi yapılmasını beklediklerini söyledi. Batı Şeria'da iki kiliseye saldırı düzenlenmesi ardından, Kudüs Başpiskoposu Nablus'a gitti. Cumartesi günü beş kilise daha molotof kokteylli saldırıya uğradı.

"Mısır'da etkili Müslüman Kardeşler Örgütü ve Hindistan'daki din adamları, Hıristiyanlarla iyi ilişkiler sürecek mesajı verdi. Endonezya Cumhurbaşkanı, Papa'nın sözlerinin yakışıksız olduğunu söyledi. İran'da ilahiyat fakültesi öğrencileri gösteri yaptı. Somali'de bir rahibe uğradığı saldırıda öldü."

"Guardian, aynı haberin yanında Türkiye'de çok satanlar listesine giren "Papa'ya Suikast" başlıklı kitaba ilişkin bir habere de yer vermiş:

"Katolik ve Ortodoks Hıristiyanları birleştirme amacıyla İstanbul'a gelen Papa'nın bu adımından herkes memnun değildir. Vatikan'a karşı Opus Dei, ve İtalyan mason birliği P2 güçlerini birleştirir. Papa'ya suikast düzenleme görevi bir gazeteciye verilir. Türkiye'de çoksatan bu kitabın konusu özetle böyle.

"Papa Türkiye'yi Kasım ayında ziyaret edecek ancak Yücel Kaya'nın yazdığı "Papa'ya Suikast" adlı kitap, geçen Mayıs ayında piyasaya sürüldü. "

'Tarihi bir olgu'

Avrupa basını da Papa'nın İslam yorumları ve özrü konusunda bölünmüş durumda. Papa, bir konferansta Bizans imparatorundan Muhammed Peygamber hakkında alıntı yapmıştı.

Alıntıda, "Muhammed'in getirdiği yenilikleri bana göster. Orada yalnızca şer dolu ve insanlık dışı şeyler bulacaksın, tıpkı peygamberliğini yaptığı dini kılıç gücüyle yayma emrini vermesi gibi.' deniliyordu.

Alman Die Welt gazetesi, İslam dünyasının Papa'ya öfkesinin temelsiz olduğunu, çünkü yapılan alıntının "tarihi olarak belgelenmiş bir olgu" olduğu yorumunu yapıyor.

"Müslüman dünyasından gelen duygusal tepkiler kültürler çatışmasını başlatabilmek için her fırsatı kullanmaya yetecek sayıda etkili çevrelerin olduğunu gösteriyor." diyen gazete, bu duruma İtalyan rahibenin öldürülmesini örnek göstermiş ve eklemiş:

"Radikal görüşlere sahip İslamcılar, Benediktus'un açıklamalarını doğrulamak için, daha iyisini yapamazlardı!"

İspanyol El Mundo gazetesi, bu durumu Muhammed Peygamber karikatürleri ardından Danimarka’da patlak veren olaylarla karşılaştırıp Papa'nın ifade özgürlüğünü savunurken, Alman Frankfurter Rundschau, Papa'nın açıklamaları yanlış yola saptı, diyor.

"Papa, sonuçlarını düşünmeden, kendisini filozof yerine koyacak bir bilgin değildir. Kendisini Batı tarafından aşağılandığını düşünenlerin yerine koyarak hareket etmesi gerekir."

Alman basınında dikkat çeken diğer bir konu, Almanya'da bölgesel seçimlerde aşırı sağ görüşteki Ulusal Demokratik Parti NDP'nin Mecklenburg Batı Pomeranya eyaletindeki başarısı. Süddeutsche Zeitung, Nazizmin canlandığı uyarısında bulunuyor.

"Nazizm, doğudaki bu eyaletin gündelik yaşamının fon müziği adeta.." diyen gazete, 'Nazi anlayışının' doğu Almanya'nın diğer yerlerinde de güçlenmekte olduğuna işaret ediyor ve aşırı sağ partilerin bugün üç Alman eyaletinde temsil edilmekte olduklarını hatırlatıyor.

Gazeteye göre NPD, daha büyük bir tehlike çünkü daha militan bir parti."

'Nazizm tehlikesi'

Alman Frankfurter Rundschau gazetesi de benzer biçimde alarma geçmiş durumda.

Ulusal Demokratik Parti NPD, pek çok köy ve kasabada faaliyet gösteriyor, çocuk ve gençlik festivalleri, konserler düzenliyor, okul önlerinde CD dağıtıyor ve işsiz insanlara yardımcı oluyor. Aşırı sağ partilerin birbirlerine karşı yarışmama kararı, NPD'nin yüzde 5'lik seçim barajını aşabilmesini sağladı."

Darfur için gösteriler

Hafta sonunda 40 ülkede Sudan yönetimini, Birleşmiş Milletler barış gücü askerlerinin Darfur'a gitmesine izin vermeye çağıran gösteriler düzenlendi. Afrika Birliği barış gücünün Darfur'daki görev süresi bu ay sonunda doluyor. Sudan hükümeti, bunun yerini 20 bin kişilik bir BM gücünün alması teklifini egemenliğine müdahale olacağı gerekçesiyle kabul etmiyor.

Financial Times gazetesi, başyazısına "Darfur daha büyük bir felaketin eşiğinde" başlığını atarken, Sudan'a Birleşmiş Milletler barış gücünü kabul etmesi için yapılan baskı artırılmalı, diyor.

"Afrika Birliği barış ve güvenlik konseyi, yarınki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu açılışı öncesinde bugün toplanıyor. Baskı artırılmalı, en azından Birleşmiş Milletler'in üst düzey hükümet yetkililerine yönelik yaptırım tehdidi uygulanmaya başlanarak."

Independent yazarlarından Yasmin Alibhai - Brown ise Darfur'u protesto eden Müslümanlar nerde? " diye soruyor.

"Darfur'da 300 bin ila 500 bin Afrikalı öldü. Sayısız kadın tecavüze uğradı, işkence gördü. Üç milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler, burada yaşananları, dünyanın en kötü insanlık felaketi diye tanımlıyor.

"Batı'nın çifte standartlarına hemen her gün tanık oluyoruz da, Müslümanların çifte standardına ne demeli? Irak ve Filistin'deki üzücü tablo karşısında olduğu gibi Darfur’da ölenler için de yas tutmaları gerekirken neden başlarını çeviriyorlar?"

Independent gazetesinin manşet haberinde "Lübnanlı köylüler " diyor tanınmış gazeteci Patrick Cockburn, "ya İsrail'in bir milyondan fazla misket bombasının kapladığı tarlalarda hayatlarını riske atacaklar ya da ürünler çürümeye yüz tutacak." Şöyle devam ediyor Cockburn.

"Lübnan'da savaş henüz sona ermedi. İsrail'in savaşın son üç gününde attığı misket bombalarından kalanlar, her gün dört kişinin ölümüne, çok daha fazlasının yaralanmasına neden oluyor. Can kayıpları, önümüzdeki ay köylüler zeytin toplamak için tarlalara gittiklerinde daha da artacak.

"İsrail gazetesi Haaretz'de yayımlanan bir başyazıda misket bombalarının Hizbullah'ın roket saldırılarını durdurmak amaçlı bir son dakika hamlesi olduğu yazıldı.

"Saldırının sebebi ne olursa olsun, Lübnan'ın güneyindeki köylüler, her yıl zeytin ve portakal toplamak için tarlalara geldiklerinde, misket bombaları yüzünden can verecek ya da yaralanacak."

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37