banner39

Avusturya seçimlerinde ırkçı liderler tartışması

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı için adaylığını koyan üç liderden ikisinin aşırı sağcı olması tepki çekiyor

Arşiv 24.04.2010, 13:26 24.04.2010, 13:26
Avusturya seçimlerinde ırkçı liderler tartışması


 

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

25 Nisan Pazar günü Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gidilecek olan Avusturya'da, seçime katılan üç adaydan ikisi tartışmalara neden oldu.

Tüm kamuoyu yoklamaları, şimdiki Cumhurbaşkanı Heinz Fischer'in açık ara farkla kazanacağına işaret ederken, adaylar arasında Nazizmi savunan bir liderin yer alması ise tepki çekiyor.

BBC'nin haberine göre, şimdiki cumhurbaşkanı Heinz Fischer, aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin lideri Barbara Rosenkrantz ve kampanyasını kürtaj aleyhtarı bir platform üzerinden yürüten Hristiyan Parti lideri Rudolf Gehring seçimlerde Avusturya'nın devlet başkanı olmak için yarışacak.

Cumhurbaşkanı Fischer sosyal demokrat bir gelenekten gelmesine karşın 2004'te işbaşına geldikten sonra bağımsız olmak için parti üyeliğinden ayrıldı. Barbara Rosenkrantz, en çok Nazi ideolojisini yasaklayan yasaları sorgulamasıyla dikkat çekiyor. Gehring ise, Hristiyan değerlerini ön plana çıkarıyor ve kilise ayini ile başlattığı kampanyasını dualarla sürdürüyor.

Avusturya'da altı yıl süre için seçilen cumhurbaşkanı ülke yönetiminde günlük olarak aktif bir görev üstlenmiyor.

Öte yandan, kazanma ihtimali olmasa da Barbara Rosenkranz gibi, aşırı sağcı bir liderin seçime katılıyor olması bile Avusturyalılarca skandal olarak karşılandı.

BBC muhabirinin aktardığına göre, 51 yaşındaki 10 çocuk annesi Rosenkranz, yasaklanan Neo-Nazi partisinin bir üyesiyle evli ve tartışmalı bir isim.

Kendisi de Avusturya'nın Nazi aleyhtarı yasalarının bazı bölümlerine itirazını dile getiren bir politikacı.

2007 yılında bir Avusturya televizyona demecinde, Rosenkraz, Nazizm karşıtı yasanın şimdiki haliyle, hukukçuların yorumladığı şekliyle bence çok belirsiz. Suistimale açık ve düşünce özgürlüğünü koruyan anayasamızla bağdaşmıyor.

Avusturya 1938'de Nazi Almanyasınca ilhak edilmiş ve Nazizmin ilerlemesinde önemli rol oynamıştı. Yahudi soykırımını inkar etmek ve nazi rejimini yücelten sözler söylemek Avusturya yasalarına aykırı.

Bu konudaki yasanın çok katı olup olmadığı tartışılıyor. Ancak siyasi gözlemci Thomas Hofer ifade özgürlüğüne aykırı olduğu için Avusturya'da bu yasaları istemeyen liberallerin de olduğunu söylüyor.

Fakat, Rosenkranz gibi aşırı sağ görüşten gelen biri için durum farklı olduğunu söyleyen Hofer, Avusturya'da hala nazi döneminde herşeyin kötü olmadığını düşünenlerin olduğunu ve Rosenkranz da küçük de olsa bu kesimin desteğini almak istediğini söylüyor.

Rosenkranz'ın düzenlediği mitinglere genelde, sol görüşlülerin protesto gösterileri eşlik ediyor. Rosenkranz'ın seçimi kazanması beklenmiyor fakat Avustuya'da yarattığı tartışma ülkenin geçmişi ile ilgili hassasiyetlerin hala sürdüğünü gösteriyor.


 

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?