banner27

Aydınlar demokrasiyi tartışıyor

Müslüman toplumbilimciler ve Batılı akademisyenler Vatandaşlık, Güvenlik ve Demokrasi Konferansı'nda buluştu.

Aydınlar demokrasiyi tartışıyor

Vatandaşlık, Güvenlik ve Demokrasi Konferansı'nda Batı'nın dayatmak istediği demokrasi anlayaşının sanal olduğu, bunun, Avrupa ve Amerika'nın dış politika ve azınlıklara karşı uygulamalarından net bir şekilde görülebileceği vurgulandı.

Müslüman toplumbilimciler ve Batılı akademisyenlerin katılımlarıyla gerçekleştirilen 'Vatandaşlık, Güvenlik ve Demokrasi Konferansı' Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda başladı. Önceki gün başlayan ve bugün sona erecek olan toplantıya, Avrupalı konuşmacı Charles Butterworht'un, 'Bush'un hayal gücü Don Kişot'tan daha fazla. Hayali düşman yaratarak onlarla gereksizce savaşıyor' sözü, damgasını vurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda Siyaset Ekonomi ve ToplumAraştırmaları Vakfı (SETA), İslamic Conference Youth Forum ve The Assocation of Muslim Scientes UK'in katkılarıyla düzenlenen konferansa, Müslüman akademisyenler Anas S. Shaikh Ali, İbrahim Kalın, İmaduddin Halil, Taha Özhan, Kamran A. Bokhari, Enver İbrahim, Charles E. Butterworth, Jeremy Henzell Thomas, John Madaley, Abdelwahab El- Affendi, Bobby Said Tahir Abbas, Abdul- Rehman Malik ve Sami Zemni gibi isimler katıldı.

DEMOKRASİNİN KAYNAĞI İSLAM

Toplantıda İslam dünyası ve Batı dünyasındaki demokrasi ve çoğulculuk üzerine konuşan katılımcılar, Batı'nın çoğulculuğa tahammülsüzlüğünü tartıştı. Aydınlanma Çağı ile birlikte Avrupa'nın ihraç ettiği demokrasi anlayışının geçersizliğine dikkat çeken akademisyenler, İslam medeniyetinin özündeki demokrasinin sağlamlığının altını çizerken, çoğulcu demokrasinin kökeninde Ortaçağ İslam düşüncesinin yattığını belirttiler.

MÜSLÜMAN AKADEMİSYENLER AĞI

Toplantının ilk oturumunda söz alan Müslüman Katlımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Malik, Müslüman akademisyenlerin vatandaşlık, güvenlik ve demokrasi sorunlarının çözümü için geliştirdiği NEMRO projesini anlattı. Projeye göre Müslüman akademisyenlerin bir ağ oluşturacağını ve birbirlerinin sorunlarından haberdar olacaklarını söyleyen Malik, bu ağın mensubu bağımsız akademisyenlerin ortak güçleri ile İslamifobia ile mücadele edebileceğini ve Bosna'nın bu ağ için en doğru merkez olduğunu savundu.

AMERİKA'DA ELEŞTİRİ ÖZGÜRLÜĞÜ YOK

Avrupalı sosyal bilimci Charles E. Butterworth, 'Göz Kırpma Politikaları' başlıklı konuşmasında, ABD ve Bush'un Ortadoğu politikasını 'at gözlüğü politikası' olarak nitelendirdi. ABD'nin sürekli 11 Eylül saldırılarını, yaptığı terörü meşru göstermek için öne sürdüğünü anlatan Butterworth, ABD'nin artık bu kıyaslamayı terk etmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: 'ABD, bugüne dek gizli - aleni hapisleri ve kıyımlarıyla, kendi vatananda yaşayan azınlıklara yaptığı eziyetlerle, İsrail'in ırkçı politikalarını desteklemesiyle 11 Eylül'de ölenlerden kat be kat insanın canına kıymıştır. Bush'un hayal gücü Don Kişot'tan daha fazla. Hayali düşman yaratarak onlarla gereksizce savaşıyor. '

Konuşmasında ABD'de fikir özgürlüğü ve tartışma ortamı olmadığına dikkat çeken Butterworth, 'ABD politikaları ne üniversitede ne de medyada tartışılamaz' dedi.

İSLAMOFAŞİZM BATI YALANI

Yazar Jeremy Henzell, İslamın çoğulculuk üzerine kurulmuş bir temelinin olduğunu söyledi ve 'Çoğulculuk doğrunun peşinde olmaktır' dedi. Batı toplumlarının çok uluslu devletlere saygı göstermediğini ve inanamadığını anlatan Henzell, bu durumu ABD'de yapılan bir anketle örnekledi. Bu ankete göre ABD vatandaşlarının yüzde 40'ının Müslümanlara önyargı ile baktığının ortaya çıktığını vurgulayan yazar, İngiltere vatandaşlarının ise yüzde 19'unun İslam'ı tehdit olarak algıladığının altını çizdi. İslamofaşizm'in Batı'nın büyük yalan tekniğinin bir parçası olduğunu ifade eden Henzell, bunu aşmak için İslami kavramların tercümesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Artık 'Avrupa şeriatı' revaçta

Prof. Dr. Gül Kurtoğlu, Almanya örneğinden yola çıkarak, Avrupa'nın İslamiyet'e bakış açısını yorumladı. 'Almanya'da önemli bir din özgürlüğü ortamı var. Ama nedense Müslümanlar bu özgürlükten yararlanamıyor. Diğer dinlere verilen önem İslamiyet'e verilmiyor. Şimdi bize 'Biz hangi değerlerin tanımını yapamıyoruz, hangi değerleri temel alıyoruz' sorusunu sormak düşüyor' dedi. Kurtoğlu, İslam dünyasıyla ilgili de ilginç bir tespitte bulundu: 'Dünya üzernde Avrupa şeriatı yükselişe geçti. Avrupalı Müslümanlar, oy potansiyeli dolayısıyla politikacılardan ilgi görüp politikaya eklemleniyor. Şikayetlerini insan hakları mahkemesine taşıyorlar. Sınırötesi bir Müslüman kimliği şekilleniyor Avrupalı Müslümanlarla. Seküler Avrupa'da yayılan ılımlı İslam politikası Arap dünyasını da etkiledi. Artık İslami değişimler Avrupa merkezli.'

İslam önderleri vizyon belirlemeli

Malezya'daki çeşitli İslami oluşumlar içinde en çok öne çıkan ve en geniş halk desteğine sahip olan Malezya İslami Gençlik Hareketi (ABIM) liderlerinden Enver İbrahim, görevden alınarak altı yıl hapiste yattıktan sonra birkaç yıl önce aklanmıştı. Konuşmasına hapis hayatından bahsederek başlayan İbrahim, 'Aşırı dinci gruplar İslam'ın görüntüsünü çarpıtıyor, diğer yandan Müslüman kanaat önderleri modernist- anti modernist olarak çatışıyor, kendini bu iki yönelime hapsediyor' dedi. 'Biz, demokrasimizi, çoğulcu, mülkiyet ve güvenlik yaklaşımlarımızı ne Aristo'dan ne de Platon'dan almadık. İslam'ın özünden aldık' diyen İbrahim, şunları söyledi: 'Müslüman liderler, kendilerini riske atıp yeni bir vizyon belirlemeli, birbirlerini takdir edip vizyonlarını geliştirmeli. İslami perpektiflerle bu kısır çatışmayı aşmalıyız. Batı'yı taklit etmemiz kendi gerçekliklerimizi tanımamaktan kaynaklanıyor.'

Konferanstan notlar...

  • Toplantıda İslam dünyası içinde demokrasi alanında iki ülke Türkiye ve Endonezya, akademisyenler ve aktivistler tarafından örnek ülke olarak tanıtıldı.
  • Toplantıya Avrupa'dan İngiliz basın ve bilim adamları yoğun ilgi gösterdi.
  • Irak Musul Üniversitesi'nden kalabalık bir grup halinde toplantıya gelen öğretim üyeleri toplantıyı dikkatle izleyerek ABD ve Avrupa dış politikalarını eleştiren sorularla ve konuşmalarla toplantıya hareket kattı.
  • Avrupalı konuşmacı Charles Butterworht, 'Bush'un hayal gücü Don Kişot'tan daha fazla' benzetmesi katılımcıları güldürdü. Bush'un Don Kişot'tan daha fazla hayale düşman ürettiğini anlatan yazar, 'Bush, kendini şövalye sanıyor' dedi.

    Batılı yazar Jeremy Henzell'ın çoğulcu demokrasiye ilişkin verdiği örnek oldukça dikkat çekiciydi. İngiltere'de bir ilkokulda 26 ayrı ulustan olan ve ayrı dili konuşan çocukların, bir sınıfta eğitim gördüklerini ve yüzde 79'unun yaşıtlarından çok daha iyi iletişim kurduklarının ve daha çabuk öğrendiklerinin gözlemlendiğini söyleyen Henzell, 'bu çocuklar eğer yönetici olurlarsa, dünya cennet olur' dedi.

    Kaynak: Yeni Şafak

  • Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
    YORUM EKLE
    SIRADAKİ HABER

    banner26

    banner25