banner39

Bağımsızlık için 36 yıl çalıştı

Dünya Arnavutlar Birliği Başkanı Ramiz Zekolli, Kosova'nın bağımsızlığı üzerine Dünya Bülteni'ne konuştu.

Arşiv 20.02.2008, 11:20 21.02.2008, 16:19
Bağımsızlık için 36 yıl çalıştı

 

Sinan Özdemir / Brüksel 

Brüksel'de merkezi bulunan Dünya Arnavutlar Birliği Başkanı sayın Ramiz Zekolli ile Kosova'nın bağımsızlığı üzerine  Dünya Bülteni okuyucaları için görüştük. 

Ramiz Zekolli ömrünün 36 yılını bu bağımsızlığa adadı ve mücâdele etti. Kosova'nın ilk Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova ile bu yolda uzun yıllar çalıştı. Kosova Demokratik Birliği'nde aktif görevler aldı. Kosova konusunda AB nezdinde danışmanlık yaptı ve 2000 yılından  beri Dünya Arnavutlar Birliği Başkanıdır. 

"Bağımsızlık kutsal bir şey, özgürlükle eşdeğerdir, herkes gibi özgürce yaşamaktır. Bağımsızlığı tanıyan demokratik ülkelere teşekkür etmek istiyorum, bazı ülkelerin çekinceleri olsa da zamanla anlayacaklarını ve esneklik göstereceklerini düşünüyorum." 

Dünya Bülteni: 36 yıllık bir mücadelenin sonunda Kosova dün bağımsızlığını ilân etti. Bu bağımsızlık sizin için ne ifade ediyor? 

Ramiz Zekolli: Herşeyden önce size teşekkür etmek istiyorum gösterdiğiniz ilgi için. Duygusal bir dönemdeyim. 36 yıldır Kosova için verdiğim mücâdelenin getirdiği bir duygusallık. Yarım asırdır çözülemeyen bir durumdu. ilgimi çeken Kosovalıların buna gösterdikleri sevinç özellikle Brüksel'de Avrupa'nın başkentinde , tabii birde  buna Brüksel ayağında AB yetkililerinin gösterdikleri hassasiyet var. Bağımsızlık kutsal bir şey, özgürlükle eşdeğerdir, herkes gibi özgürce yaşamaktır. Bağımsızlığı tanıyan demokratik ülkelere teşekkür etmek istiyorum, bazı ülkelerin çekinceleri olsa da zamanla anlayacaklarını ve esneklik göstereceklerini düşünüyorum. 

Dünya Bülteni: Sırbistan'la ilişkileriniz noktasında, uzun vadede Sırbistan'la bir temas olabilir mi?

Ramiz Zekolli: Affetmek ve unutmak çok zor, şuan için güç ancak zamanla Sırbistan özür dilerse belki Kosova toplumu affedebilir ama yapılan soykırım asla unutmayacaktır! Politik, ekonomik ve kültürel noktada yaşananlar ortada. Bazıları Kosova ile Sırbistan arasında yaşananları basit bir çekişme olarak göstermek istiyordu ancak hakikat bu değildi. Gerçekte eşitlerin savaşı değildi. Dünyanın belkide altıncı büyük ordusuyla-savaş makinasıyla çarpıştık. Soykırıma uğrayan 750,000 Kosovalıyı hatırlatmak isterim aşağı yukarı Kosova halkının yarısı. Politik olarak bütün kurumlarımızın ortadan kaldırıldı. Hükümdâr köle ilişkisi içinde bir politik durumdu.   


Dünya Bülteni: Kosova'da yaşayan bir Sırp azınlık var , Pazar günü bağımsızlık ilânından sonra her hangi bir durum yaşanmadı. Bu durum böyle devam eder mi yoksa bir karışıklık yaşana bilir mi? 

Ramiz Zekolli: Evet, içimizde Sırplar yaşıyor ancak hükümetimiz onların da azınlık olarak haklarının korunması için gerekli olan düzenlemeleri yapmıştır. Ahtisaari planının %70 azınlıkların durumuyla alakalıydı geriye kalan %30 Kosova'nın kendisiyle alakalıydı. Tedirgin olunacak bir durum yok buradan seslenmek istiyorum , yan yana barış içinde yaşayabiliriz. Tabii geçmişte onlar bunu bu şekilde yapmadılar, Sırplar sayısal olarak azınlık olmalarına rağmen çoğunluk olarak algılıyorlardı kendilerini. Tabii bu gün durum değişti, yeni bir dönemdeyiz ve  yeni çoğunluğu kabul etmeleri gerekiyor.  

Dünya Bülteni: Siyasî olarak bir çoğulculuk söz konusu mudur? 

Ramiz Zekolli: Siyasî çoğulculuk var. Hükümette beş parti bulunuyor. Ahtisaari planı çerçevesinde de Sırplar daha avantajlıydı. Düşüne biliyor musunuz, genel seçimlerde %5'lik barajı geçemeyen Arnavut partiler parlamentoya giremiyor ve siyasî oyunun dışında kalıyor. Ancak azınlıklar için %5'lik barajı geçmeseler de parlamentoya girebiliyorlar.Son seçimlerde Sırplar bu durumu kabul etmemelerine rağmen onlara 20 sandalye ayrıldı. 

Türkler içinde seviniyorum, 3 sandalyeye sahip oldular. Sayısal olarak çok daha küçük bir azınlık ama hiç bir sorunumuz olmadı onlarla. 

Dünya Bülteni: Başbakan parlamentodaki  konuşmasında AB ailesine katılma arzularının altını çizdi. Daha yeni bağımsız olan Kosova egemliğinin bir kısmını Brüksel'e bırakma noktasında nasıl bir tutum içinde olacak ? 

Ramiz Zekolli: Ekonomik durum önemli bugün Kosovalıların önemli sorunlarından biri. Komünist düzende büyük şirketler vardı, küçük ve ota boy işletmler yoktu. Elimizde ki teknoloji rekabet etmemize engel, yapılacak çok şey var. Teknolojinin yenilenmesi gerekiyor. Kosova'nın çok önemli yer altı zenginlikleri var. Hükümetin buna eyileceğini düşünüyorum. Gerçekçi olmak durumundayız şuan Kosova'da halkın %17'si çok zor şartlar altında yaşıyor. Bunu da ekonomik kalkınma ve Avrupa'nın yardımıyla aşabiliriz.  

Psikolojik kısmına ilişkin olarak dogrudur 1998'den bu yana BM burada, psikolojik olarak hazırı. Siyasi ve demokratik tecrübemiz var. Psikolojik olarak evet ancak ekonomik olarak hayır hazır değılız. Zamana ihtiyacımız var.  

Dünya Bülteni: Pazar günü okunan bağımsızlık bildirisinde Haşim Taçi Kosova'nın demokratik ve laik bir cumhuriyet oldğunu söyledi. Burada ifâde edilen laikliği nasıl anlamalıyız ? 

Ramiz Zekolli: Ben şundan eminimki hükümetin, paramentonun ve başbakanın istediği laiklik tutucu bir laiklik değil daha esnek bir laikliktir. 

Dünya Bülteni: Türkiye bağımsızlığınızı ilk tanıyan ülkelerin arsında, öyleki Sırbistan Ankara'daki misyon şefini Belgrad'a çağırdı. Bu tanıma sizin için ne ifâde ediyor? 

Ramiz Zekolli: Hem Asyalı hem Avrupalı olan Türkiye'nin Arnavutluk'la olan çok önemli ilişkilerinin olduğunu biliyorum. Kosova Cumhurbaşkanının Türkiye ziyaretinde sıcak karşılanması önemli  ve Kosova savaşı döneminde Türklerin önemli katkıları oldu. Belçika'daki Türklerin yardımını hatırlıyorum 40 tonluk 17 kamyon yardım toplandı ve Kosova'ya gönderildi. Büyükelçinin ve birinci sekreterinin Arnavutların dayanışma bürosuna yaptığı ziyareti de hatırlıyorum. Çok etkilendik ve minnetarız. Türklerle Arnavutlar arasında önemli bir dostluk var. Bu durum Kosova'da yaşayan Arnavutlar için de geçerli Türklerle her zaman iyi ilişkileri olmuştur. Prizren yakınlarında tamamı Türk olan köyler var. Karşılıklı ilişkiler iyi bir düzeyde.  

Bu tanınma bizler açısında çok önemli ve  özel bir anlamı var. 

Dünya Bülteni: Teşekkür ederim

Ramiz Zekolli: Ben teşekkür ederim.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye İsveç'in NATO üyeliğine onay vermeli mi?