Balyoz savcıları, arama işlemini mahkeme kararıyla yapmış

Balyoz Darbe Planı soruşturmasını yürüten savcıların, arama ve el koyma işlemini mahkeme kararıyla yaptığı belirtildi.

Balyoz savcıları, arama işlemini mahkeme kararıyla yapmış


Balyoz darbe planı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün yapılan üçüncü dalga operasyonda arama ve el koyma işlemlerinin sadece emekli ve sivil memurlara yönelik yürütüldüğü ortaya çıktı. Bu işlemlerin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden alınan karar üzerine yapıldığı belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Balyoz darbe planı soruşturması kapsamında dün yapılan üçüncü dalga operasyonda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına istinaden arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığı ifade edildi.

Sadece emekli ve sivil memurlara yönelik yürütülen operasyonda savcıların mahkeme kararı olmadan herhangi bir arama ve delillere el koyma işlemi yapmadığı öne sürüldü.

Arama ve el koyma işlemine mahkeme kararı gerektiği, gözaltına alma işlemini ise savcıların kendi yetkileriyle yapabileceği belirtildi. Balyoz soruşturmasına bakan savcıların da muvazzaflara yönelik gözaltı kararlarını Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMK) 90 ve 91. Maddeleri'ne göre aldığı, merkez komutanlıklarına savcıların imzası bulunan yazıların iletildiği öğrenildi.

CMK'nın 90. Maddesi'nde yakalama ve gözaltılar hakkındaki hüküm şöyle belirtiliyor: "Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler;

Madde 90 - (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./7.mad) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./7.mad) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir."

CMK'da gözaltı ile ilgili maddeler ise şöyle sıralanıyor:
"Madde 91 - (1) Yukarıdaki Maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (Değişik cümle: 25/05/2005-5353 S.K./8.mad) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. (Ek cümle: 25/05/2005-5353 S.K./8.mad) Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlıdır.
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.
(4) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.
(5) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(6) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur."
 

Kaynak: CİHAN

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2010, 22:28
YORUM EKLE

banner33

banner37