banner39

Balyoz ve Kalem

Balyoz eylem planında darbenin gerçekleşmesi halinde tutuklanacak gazeteciler arasında ismi geçen Yıldız'ın Balyoz ve Kalem kitabı yayınlandı.

Arşiv 26.03.2010, 10:02 26.03.2010, 10:03
Balyoz ve Kalem

Dünya Bülteni/Kültür Servisi

2002-2003 yıllarında hazırlandığı  iddia edilen Balyoz Darbe Planı’nda; darbenin gerçekleşmesi halinde tutuklanması öngörülen 36 gazeteci ve yazar arasında, Abdullah Yıldız ismi de yer almıştı. Yıldız, Balyoz ve Kalem’i sözkonusu netameli süreçte süreli yayınlarda yayımlanan yazıların yazılarından hareketle oluşturmuş.

Taraf gazetesince ortaya çıkarılıp 20 Ocak 2010 tarihinden başlayarak ardı ardına yayımlanan ve emekli generaller tarafından 2002-2003 yıllarında hazırlandığı iddia edilen Balyoz Darbe Planı’nda; darbenin gerçekleşmesi halinde tutuklanması öngörülen 36 gazeteci ve yazar arasında, Abdullah Yıldız ismi de yer almıştı.

‘Demokles’in Kılıcı’

Abdullah Yıldız’ın Türkiye’nin, postmodern kapatılma sürecinden yakın zamanlara kadar, sayısız cuntacı darbe girişimlerini adeta ‘Demokles’in kılıcı’ gibi sürekli ense kökünde hissettiği netameli bir süreçte, çeşitli süreli yayınlarda yazdığı yazılar, Balyoz Darbe Planı’nı hazırlayan cuntacıları ciddi anlamda rahatsız etmiş olmalı ki, onun adı da  36 gazeteci arasına yerleştirildi. 

Yazar 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısı’nda 18 maddelik sözde “irtica ile mücadele” eylem planının Refah-Yol hükümetine dikte edilmesiyle başlayan Postmodern Darbe sürecinde yayımlanan 28 Şubat – Belgeler (2000) ve Meşrutiyetten Cumhuriyete İktidar Kavgaları ve Sanal İrtica (2002) isimli kitaplarında da, “irtica” kavramı etrafında yürütülen psikolojik savaş kampanyalarına karşı tarihi belgelere dayanarak eleştirilerde bulunmuştu. 

Haktan, hakikatten ve özgürlükten yana tavır almış olmak sebebiyle böyle bir listede yer almanın onur verici olduğunu ifade eden Yıldız kitabında : “Yazdıklarımızın arkasındayız. Başımız dik, alnımız aktır” diyor.

Niçin Balyoz ve Kalem?

Balyoz ve Kalem, sözkonusu netameli süreçte süreli yayınlarda yazılan yazıların yeniden gözden geçirilerek kendi içinde tasnif edilmesinden oluşuyor. Yazar kitabında öne çıkan iki kelime hakkında şunları ifade ediyor: “Kalem; İslâm geleneğinde “Hakk’ın, hakikatin ve hukukun gücünü” temsil eder. Kalem, Kur’ân’da bir sûrenin adıdır ve Rabbimiz, kalem üzerine yemin etmiştir (Kalem 64/1). Kur’ân’ın ilk inen beş ayetinin dördüncüsünde, “kalemle yazmayı öğreten” Rabbimiz, hakikatin tebliğ edilip öğretilmesinde ve hakkın savunulmasında kalemin rolüne işaret buyurur. Bu bapta biz, haklı olanın güçlü olduğuna inanırız ve kalemiyle hakkı, hakikati ve hukuku savunan “erbabı kalem” olma gayret ve sevdasındayız.

Balyoz ise; hakkın ve hukukun gücünü değil, “gücün hukukunu”  temsil eder. Gücü kutsayan ve güçlü oldukları için “haklı” olduklarına inananlar, haksız inanç, düşence ve yaşam biçimlerini zorla başkalarına kabul ettirmeye çalışırlar. İyiyi, güzeli ve doğruyu zor kullanarak engelleme çabasındadırlar.

Gücü  kutsayan Firavun ve taifesi; Hz. Musa ve ümmetini ‘tüm erkek çocuklarını  öldürmekle’ tehdit ederken, gücün hukukuna inanıyor ve “biz onlara karşı kahredici bir güce sahibiz” (A’râf/127) diyordu.”(s.8-9)

Yazılarda yer alan günlük yorum ve değerlendirmeler mümkün olduğunca elenmiş olsa da kalıcı ve bugün de yaşamakta olduğumuz olaylara ışık tutucu uzun güncellikle irtibatlı bilgi, belge ve tespitler bir anlamda güncelliğin tamamen elenmesini de imkânsızlaştırmış

Güncellikle kalıcı olan arasında gidip gelen kitap; ağırlıklı olarak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devam eden iktidar mücadelelerinin temel denklemlerini ortaya koyarak, 28 Şubat sürecini ve sonraki gelişmeleri bir bütün halinde ve daha doğru olarak anlamaya ve anlamlandırmaya yardımcı olacaktır.

balyoz-ve-kalem-kapak.jpg

   Abdullah Yıldız,Balyoz ve Kalem,Pınar Yayınları,2010,229 sayfa
 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?