banner15

Bardakoğlu Papa'ya cevabını verdi

Bardakoğlu Papa'nın tepkiyle karşılanan sözlerine cevap niteliği taşıyan bir konuşma yaptı.

Bardakoğlu Papa'ya cevabını verdi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Anadolu'nun, ilahi dinlere, kültür ve medeniyetlere beşiklik ettiğini belirterek, İslam dininin diğer dinlere ait tarihi ve kültürel mirası koruduğunu bildirdi. Papa 16. Benediktus, Ankara'daki temasları kapsamında Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile bir araya geldi. Papa ve Bardakoğlu, görüşmenin basına açık bölümünde birbirlerine karşılıklı armağanlar verdiler. Daha sonra gazetecilere poz veren Papa 16. Benediktus ve Bardakoğlu'nun görüşmesine basına kapalı olarak devam edildi.

Kardinaller ve Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkililerinin de katıldığı görüşme sonrasında Papa 16. Benediktus ve Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, basına ortak bir açıklama yaptılar. Bardakoğlu konuşmasına, ''Bismillahirrahmanirrahim, tüm resullere selam ve salavat olsun'' diyerek başladı. Konuşmasında ilahi dinin, barış ve esenlik kaynağı olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, dinin, yüce yaratanın, insanoğluna dünyada mutlu olması ve uhrevi kurtuluşa ermesi için uzattığı bir yardım eli olduğunu söyledi.

''Dinin sayesinde biz yaratanı ve kendimizi tanırız, varoluşun nihai anlamını kavrarız, iç ve dış dünyamızda barış ve huzuru yakalarız'' görüşünü dile getiren Bardakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Son on asırda İslam Medeniyeti'nin bütün güzelliklerini bağrında toplamış olan Anadolu'yu yurt edinmiş olan biz Müslümanlar, diğer dinlere ait tarihi ve kültürel mirası muhafaza etmeyi, dini ve kültürel çeşitliliği tarihte olduğu gibi bugün de korumayı hem tarihten aldığı değerlere saygının, hem de İslam'ın engin müsamahasının bir icabı olarak telakki etmekteyiz.

Hz. Adem'den Hz. Nuh'a, Hz. İbrahim'den, Hz. Musa'ya, Hz. İsa'dan Hz. Muhammed Aleyhisselam'a kadar bütün peygamberler, bu barış, sevgi ve kurtuluş çağrısının elçileri ve rehberleri olmuşlardır. Bize düşen görev, Allah'ın gönderdiği ve bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettiği bu kutlu mesajı en güzel şekilde gelecek nesillere aktararak insanlığın barış, kurtuluş ve huzura ermesine hizmet etmektir. Bizler, bu ulu elçilerin açtığı yolu izleyebildiğimiz ve onlardan aldığımız bu büyük emaneti samimiyet ve sadakatle taşıyabildiğimiz ölçüde dünyada mutlak hayrın ve hakikatin, kalıcı kurtuluş ve mutluluğun davetçileri olabiliriz.

Çağımızda dünyevileşme ile birlikte pek çok unsurun dinin ilahi çağrısına kulak tıkayarak manevi, ahlaki ve insani hayatımızda büyük bir sapma meydana getirdiğini üzülerek müşahede etmekteyiz. Bunun sonucu olarak çeşitli maddi ve manevi sorunlar içerisinde bocalayan ve bunalan, dünyevileşen ve yalnızlaşan günümüz insanının dinin kucaklayıcı davetine ihtiyacı dünden daha az değildir. Bu bunalıma karşı biz dini liderler, din bilginleri ve dini kurumların özverili gayretlerine büyük ihtiyaç vardır.''

 -''ADEM'İN ÇOCUKLARI...''

Bardakoğlu, insanlığı gerçeğe ve iyiye yönlendirme ve rehberlik etme konusunda din adamlarına büyük görevler düştüğünü vurgulayarak, şunları söyledi: ''Tarih boyunca ilahi hitabın sürekli vurguladığı 'Adem'in çocukları' olduğumuz gerçeği ve buna dayalı kardeşlik ve sevgi ideali karşısındaki en büyük engel, ilahi hikmet gereği, varoluşunu muhtelif ırk, din, dil, kültür ve siyasi düşüncelere mensubiyetle gerçekleştiren insanların, bu durumu bir zenginlik olarak görmek yerine, çatışma ve güvensizlik zeminine dönüştürme girişim ve eğilimleri olagelmiştir.

Burada inananları gerçeğe ve iyiye yönlendirme ve onlara rehberlik etme mevkiinde bulunan biz din bilginlerine çok hassas bir görev düşmektedir. Bu görev, yalnızca temsil ettiğimiz ve mensubu olmakla onur duyduğumuz dini gelenekleri diri tutmayı değil -belki de daha önemlisi- tüm bu dini, etnik ve kültürel farklılığın ilahi sevgi, rahmet ve hikmetin bir tecellisi olduğu hakikatine uygun hareket etmeyi de gerektirmektedir.

Samimi kanaatimiz o dur ki böyle bir anlayış ve bunun gereklerine bağlılık, insanlığın barış içinde yaşamasının da en büyük teminatıdır. Yine aynı samimiyetle inanıyoruz ki, farklı din ve inanç mensupları, birbirlerinin dinlerini onaylamaya ve yargılamaya gerek duymaksızın, bir araya gelerek konuşabilmeli ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde ortaklaşa gayret gösterebilmelidir.

Ayrıca hiç kimse bu ortak çabayı ve iletişim zeminini kendi dinine taraftar bulmak veya kendi din mensuplarının önünü açmak için bir araç olarak da kullanmamalıdır. Dini liderler bir araya geldiklerinde, inançlarını üstün gösterme gayretine girmeden ve dinlerin teolojisini tartışmak için vakit kaybetmeden insanlığın ortak sorunlarına çözüm arama yolunda çaba sarf etmelidir.'

"İSLAMOFOBİA" GİDERER TIRMANIYOR

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, son dönemlerde ''İslam dininin tarihi ve kaynaklarıyla şiddeti içerip teşvik ettiği, İslam'ın yeryüzüne kılıçla yayıldığı, Müslümanları potansiyel şiddet uygulayıcıları olduğu'' anlayışını ifade eden ''İslamophobia''nın giderek tırmandığını belirtti.

Papa 16. Benediktus ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bardakoğlu, ''Bilimsel ve tarihsel hiçbir araştırma ve veriye dayanmayan, adalet ve insaf ölçüleriyle de bağdaşmayan bu itham ve iddialardan, adını barıştan alan İslam'ın her mensubunun son derece müteessir ve müşteki olduğunu ilan etmek isterim'' dedi.

Sorunların şiddete, baskıya, kalıcı kin ve nefrete dönüşmesinin birlikte engellenebileceğini söyleyen Bardakoğlu'nun öne çıkan ifadeleri şöyle:
-''Ön yargılar, önemli ölçüde tarihsel korku ve kaygılardan beslenmektedir.''
-''özellikle biz dini liderlerin ve dini kurumların, bu korku ve kaygılara dayalı ön yargıların esiri olmaması ve sağduyulu davranması, evrensel barış ve huzurun tesisinde esastır.''
-''Biz dini liderler, din bilginleri ve dini kurumlar, uluslararası siyasetin gerilimlerine alet olmayı reddederek bu sosyal sorunların çözümüne katkı sağlamak zorundayız.''
-''Biz Müslümanlar, şiddet ve terörün her türlüsünü, kime karşı ve kim tarafından işlenirse işlensin, kınıyoruz ve onu bir insanlık suçu olarak görüyoruz.''

PAPA’DAN ÖVGÜLÜ KONUŞMA

Papa 16’ncı Benedikt ise konuşmasında, Türkiye‘nin Hıristiyanlar için büyük önem taşıdığını söyledi. İlk Hıristiyan topluluklarının çoğunun havarilerin, özellikle Aziz Pavlus ve Aziz Yulhanna öğretilerinde esinlenerek, Türkiye’de kurulduğunu ve getirilğini söyledi. Papa “Aynı zamanda bu asil topraklar İslam medeniyetinin edebiyat ve sanat dahil olmak üzere farklı alanlarında ve kurumlarında olağanüstü bir yeşermeye tanık oldular” dedi.

“Şahsen ben de Türk ulusunun nitelikli bir halk olduğunun altını çizmeyi arzuluyorum” diyen Benedikt, burada kendisiniden önceki Papa II. John Paul’un 1979 yılındaki ziyaretinde söylediklerini kendisine de mal ettiğini aktardı. Papa, “Hıristiyan ve Müslümanlar tarihte yeni bir çağa girmişken bizi birleştiren ruhsal bağları kabul edip geliştirmek için tüm insanların yararı doğrultusunda barış, özgürlük, sosyal adalet ve ahlaki değerleri koruma ve yaymanın acil olduğu konusunda kendimi sorguluyorum” diye konuştu.

“Allah bizim yaratanımızdır ve yeryüzündeki yolculuğumuzun bitiş noktasıdır” diyen Papa, Hıristiyanların ve Müslümanların her biri kendi dini geleneklerine göre İbrahim’e bağlı tek Allah’a inanan ailenin fertleri olduğunu söyledi.

Buluşma için Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’na teşekkür eden Papa, şunları söyledi:
“Bu buluşmanın Hıristiyan ve Müslümanların diyaloğunda ortak angajmanımızın simgesi ve bu uzun yolda saygı dostluk içinde, sebat ve cesaret veren bir an olması için dua ediyorum. Birlikte ahenk, esenlik ve karşılıklı güvenle yaşama arzusuyla birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulmayı ve aramızdaki sevgi bağını güçlendirmeyi temenni ediyorum” dedi. Papa son olarak, “Biz imanlılar her tür önyargıyı aşmak ve Allah’a olan güçlü imanımızın ortak tanıklığını sunmak için kuvvetli duada bulunuyoruz. Yüce Allah’ın inayeti hepimizin üzerinde olsun.”

PAPA-BARDAKOĞLU ZİYARETİNDEN NOTLAR

Resmi ziyaret için Türkiye'ye gelen Papa 16. Benediktus ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu birbirlerine hediyeler verdiler. Bardakoğlu, Papa'ya, üzerinde Nur Suresinin 35. ayeti olan ''Allah yerlerin ve göklerin nurudur'' yazısı ile ay yıldız bulunan üçlü vazo hediye etti.     

Papa 16. Benediktus ise Bardakoğlu'na, Roma'daki tarihi Collesium'un çerçevelenmiş resmini ve Vatikan'ın Papa'nın Türkiye ziyareti anısına yaptırdığı madalyondan verdi. Görüşmeyi izleyen Türk ve yabancı gazetecilere, Bardakoğlu'nun çeşitli gazetelerde yayınlanan açıklamaları, röportajları ve konuşmalarının yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığının çalışmaları ve İslam dinini tanıtan İngilizce kitaplar, Bardakoğlu'nun görüşmedeki konuşmasının Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Almanca ve Arapça dillerindeki metni dağıtıldı. 

Papa'nın Diyanet İşleri Başkanlığını ziyareti dolayısıyla Eskişehir yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Çevredeki kurumlar ile okulların servis araçlarının hareket saatleri sarktı. Okul ve iş yerlerinden hareket eden servisler, ziyaret saatinin bitimine kadar bekletildi. Yolun yeniden ulaşıma açılmasının ardından uzun süre sıkışıklık yaşandı.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35