banner15

Başbakan sendikacılara sert çıktı, polisi savundu

Erdoğan, sendikaların niçin şimdi Taksim'de ısrar ettiğini sordu.

Başbakan sendikacılara sert çıktı, polisi savundu

AK Parti Meclis Grubu'nda partililere seslenen 

 Başbakan Erdoğan, 1 Mayıs olaylarına sebebiyet veren  sendikacılara sert çıktı. Erdoğan şunları söyledi:

"58 ilde 1 Mayıs kutlandı. Ankara ve İstanbul'da yaşananlar ters bir durum oluşturmuştur. Kutlamalarla ilgili hiç bir yerde izin sorunu yaşanmadı. Kimse halkı aldatmaya kalmasın. Ben istediğim yerde istediğimi yaparım anlayışı sivil topluma ait olamaz. Bu illegal örgütlerin anlayışı... yapılan dayatmanın sonucunda bu ortam ortaya çıkmıştır. İstanbul'da yaşananlar 1 Mayıs'ın ruhuna aykırı. Marjinal gruplar ve yasadışı örgütler vardı. Rol çalma telaşıyla meydana çıkan bazı siyasiler vardı. Türkiye'nin manzarasını karartmaya çalışanlar vardı. Emekçi ve emeğiyle geçinenler kısmen vardı. Taş ve sopalarla çatışmaya gelenlerin çoğu işçi değil. Camı çerçeveyi indiren araçları taşlayan kaldırımları sökenler nasıl işçi olabilir.

Niye Tandoğan'ı İzmir'i Van'ı göstermiyorsunuz. Onlar AK Parti yandaşı. kavga gürültü varsa başka yoksa iktidar yandaşı. Hesap başka.. Her türlü teyakkuz propagandalarını daha kalıcı hale getirmek için bu yola başvuruyorlar.

İlk kez bir başbakan olarak 1 Mayıs için sendika temsilcileri ile ben görüştüm. Tarihte benzer bir şey görülmüş değil.

'1 saat verin 1 saatte biz bu işi bitireceğiz' dediler. Bir saatte nasıl bitireceksin. 30-35 bin kişiyi Dolmabahçe'den yürüterek geçirsen 1 saatte Taksim'e çıkaramazsın. Biz bu işlerin içinden geçtik. 500 kişi topladılar. Sonra dediler 'iptal ettik'. Önde legal örgütlerin pankartı arkada illegal örgütler. Bunlar hep kayıtlı. Maskelileri gördünüz. İyi niyetse maskeye ne gerek var. Bütün fatura polise kesiliyor. Kim bu polis? Uzaydan mı geldi bunlar. Hepimizin can güvvenliğini emanet ettiğimiz kardeşlerimiz değil mi?

Dürüst olan Kazlıçeşme'ye Çağlayan'a giderdi. Arzu edilmeyen olaylar bu sebeple yaşandı.

İzin verilemez miydi? Taksim'e izin versek bütün STK'lara orada miting hakkı doğardı. Kusura bakmayın Taksim'i kurban edemeyiz. Baykal'ın bakanlığı döneminde Taksim meydanı mitinglere yasaklı hale geldi. Kavga üzerine kurulu sendikal anlayış tüm dünyada ortadan kalktı barışçı bir çizgiye dönüştü. 1 Mayıs'ı normalleştirmek için elimizdeki fırsatı heba ettik. Kamera önünde poz verip hükümete göndermeler yapılıyor. Böyle bir çağdışı anlayış olur mu? O anlayış 1970'lerde kaldı.

1970'ten beri tam 21 hükümet geçti. Ancak Taksim Meydanı hiç gündeme gelmedi. 60'ıncı hükümette gündeme geldi. Çünkü AK Parti hükümeti. Niye şimdiye kadar dönüştürmediler? AK Parti iktidarına gölge düşürmek için Taksim gündeme getirildi. AKP iktidarı hiç bir zaman işçi ve emekçinin karşısında olmamıştır.

SHP hükümeti döneminde Kadıköy'de yaşananlar hala hafızalarda. Cam çerçeve indirildi. Kürsüler terör örgütü yandaşları tarafından işgal edildi. Mitingi düzenleyenler canlarını zor kurtardı. Halkı canından bezdirdiler.

Biz Türkiye genelinde kutlamlar olsun çatışma olmasın istedik.

İşçi ve memurlar için devrim niteliğinde düzenlemeler yaptık. Enflasyonun üzerinde zam yaptık. Sadece SSK'ya mahkumdu işçi. İlacını alamazdı. Bu hükümet işçi memur ayrımı yapmadan tüm hastaneleri, işçi ve memurun emrine amade kıldık. Bunun için mi işçinin karşısındayız. Nema adı altında işçiden çaldıkları 13 katrilyonu geri ödedik. Böyle bir iktidar mıdır, işçinin karşısında olan. Bakın şimdi KEY denilen paralar var. Şimdi bunu ödeyeceğiz. Aldattılar. Bizden öncekiler, işçiyi aldattı kandır. Biz devlet işçisine borçlu olmaz, kendi faiz borcuna kaynak olamaz, dedik. Bizden önce geçici işçiler vardı. 227 bin geçici işçiyi daimi kadroya alan mı işçi düşmanı iktidar. İnsaf... Burada insaf etmek düşer. Ne yaparlarsa yapsalar benim milletimi aldatamazlar. Onlar herşeyi biliyor. Tekrar tekrar bunları anlatacağız.

IRAK İLE DİYALOG VE İŞBİRLİĞİ

Başbakan grup konuşmasında Irak ile geliştirilen ilişkilire de değindi. Erdoğan, 7-8 Mart tarihinde, Irak Cumhurbaşkanı Talabani'nin 5 bakanıyla birlikte Türkiye'ye önemli bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatarak, son olarak da Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi'nin geçen hafta Ankara'da olduğunu kaydetti. Aynı günlerde kendilerinin de görüşmeler yapmak üzere özel temsilcilerden oluşan bir heyeti Bağdat'a gönderdiklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Görevlendirdiğimiz heyet, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Kurulu oluşturulmasına yönelik düşüncelerimizi Irak hükümetine iletti. Başbakanların başkanlığında yürütülecek olan bu kurul, başta güvenlik meseleleri olmak üzere ekonomi ve enerji alanlarındaki gelişmeleri de iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Kuzey'deki yerel yönetim dahil, Irak'taki tüm grup ve oluşumlarla istişarelerin sürdürülmesinin de yararlı olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda heyetimiz, oradaki tüm gruplarla temaslarda bulunmuş ve olumlu görüşmeler yapmıştır. Türkiye, bundan sonra da Irak'ın normalleşmesi sürecine azami katkıda bulunmaya devam edecektir. Zira, toprak bütünlüğünü koruyan, siyasal istikrara kavuşmuş, güçlü bir Irak'a bütün bölgenin olduğu gibi en çok da Irak halkının ihtiyacı olduğu açıktır.''

Irak ile diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesinin, Türkiye'nin genel çıkarları yanında terörle mücadele açısından da büyük önem taşıdığına işaret eden Erdoğan, ''Hava ve kara harekatları esnasında Irak'taki merkezi ve yerel yönetimler ile diğer grupların olumsuz bir yaklaşım içine girmemesi, bu görüşmelerin bir ürünüdür. Gerek merkezi hükümetle gerek Türkmenler, Kürtler, Araplar, Sünni ve Şiiler olmak üzere tüm gruplarla diyaloğumuz bundan sonra da devam edecektir. Terörle mücadelenin güvenlik boyutunun yanında siyasi ve ekonomik, diplomatik boyutlarını da derinlemesine ele alıyoruz'' diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2008, 15:55
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35