banner15

'Başörtüsü bir özgürlük sembolüdür'

İspanyol Milletvekili Salima Abdüsselam, "Başörtüsü benim için bir özgürlük sembolüdür" dedi.

'Başörtüsü bir özgürlük sembolüdür'

İspanyol asıllı Müslüman Salima Abdüsselam ile başörtüsü üzerine söyleşi

Fas’ın Kuzeydoğusunda bulunan ve İspanya işgalindeki Melila şehrinde yerel parlamentoda Melila Koalisyonu Partisi’nden milletvekili olan İspanyol asıllı Müslüman Salima Abdüsselam ile geçtiğimiz günlerde İspanyolca yayınlanan bir gazete röportaj yaptı. Daha önce Valencia’da düzenlenen “Medeniyetler İttifakı Kongresi”ne de tebliğci olarak katılan 28 yaşındaki Salima Hanım, başörtüsünün tamamen bir inanç meselesi olduğunu ve asla baskı ve dayatma konusu ya da hedefi haline getirilmemesi gerektiğini söylüyor. Abdüsselam, önümüzdeki günlerde “Günümüz toplumunda başını örten Müslüman kadınlar” başlıklı bir konferans için İstanbul’a gelecek.

İspanyolca’dan Tercüme Eden: Yavuz Selim KURT

(ESAM İstanbul Şubesi – Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı)

Fas Havayolları’nın, uçuşlar esnasında başı örtülü kadınların yüzlerini göstermeleri için örtülerini çıkarmaları gerektiği yönündeki  kararını nasıl karşılıyorsunuz?

Şimdi biz Fas’a ne diyelim! Bu geriye doğru atılmış bir adım. Aynı zamanda özgürlüklerin de ihlali. Bana öyle geliyor ki, tam da “isteyen istediği biçimde yaşasın, bireyin hür iradesiyle yaptığı tercihlere saygı duyulsun” noktasına gelmişken, yeniden özgürlüklere çekidüzen verilmesine ve hakların kısıtlanmasına yönelik girişimlere başlanıyor. Bilemiyorum belki de, tesettürün ev dışında her yerde tamamen yasaklandığı Tunus’un gittiği baskıcı ve dayatmacı yolu izlemek istiyorlar.

İngiltere’de ders esnasında başörtüsünü çıkarmayan bir öğretmenin işine son verildi. Türkiye’de de Sümerolog bir bilim kadınının başörtüsü ile ilgili hakeretamiz açıklamaları oldu. Bu karşıt fikir ve uygulamalar hakkında ne söylemek istersiniz?

Ben ifade ve inanç özgürlüğünün baskıya maruz kalmasının karşısındayım. Tarihçi kadının durumuna gelince, bunlar hem doğru değil hem hoş değil. Müslümanlar hoşlarına gitmeyen şeyleri okumak zorunda değil. Dünyada yaşayan herkesin kendi beğeni ve tercihleri vardır. Hepsini ciddiye alarak, saçmalıklara da değer atfedemeyiz ki!

Başörtüsü takınca kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

On yıl önce ilk defa başörtüsü takmaya başladığımda bunu imanımın gereği olarak yapmıştım ve o günden bu yana asla imaj diye bir derdim olmadı.

Benim için başörtüsü bir özgürlük sembolü ve kişinin özgürce yaşamak üzere yaptığı bireysel bir tercihtir. Bu nedenle, kadınlara, özellikle de başını örtmek isteyen genç kızlara, uygulanacak her türlü baskı ve dayatmanın karşısındayım. Zaten genç bir kadın şayet ikna olmadıysa ve inanmadıysa böyle bir tercihte bulunamaz. Bundan dolayı onu tercihinin dışında yaşamaya ve davranmaya zorlayamazsınız.

Melila’da böyle durumlar yaşanıyor mu hiç?

Fas’ta yaşanıyor. Ancak Melila’da böyle bir olaya hiç rastlamadım. Başörtüsü takan bütün kadınlar özellikle de genç kızlar ya kendi iradeleriyle ya da moda olarak bunu yapıyorlar.

Yani onlar için bu bir imaj meselesi mi?

Bazıları için evet. Ancak ben bir kadın olarak, kadınların başlarını örtmelerinin birçok nedeni olduğuna inanıyorum. Her bireyin kendi bakış açısından bakmak lazım konuya. Herkesin tercihlerine saygı duyulan vatandaş olarak, dilediği tercihi yapma özgürlüğü olması gerekliliğine inanıyorum. Baskı ve dayatma hoş değil. İslam barış dinidir ve baskı ile bazı şeyleri halletmek onun bağlılarına yakışmaz. Açıklığa kavuşturmak istediğim başka bir konu daha var. Bazıları İslam’ı sadece Arap milleti ve ülkeleri ile özdeşleştiriyorlar. Oysa mesela ben Arap değilim.

Avrupa’da Avrupa kökenli yüz binlerce Müslüman var. Artık İslam’ı Arap ülkeleriyle özdeşleştirmeye bir son vermek gerek. Çinli, Japon, Rus ve Amerikalı Müslümanlar da var dünyada. İslam kültürü yoktur, İslam inancı vardır; Arap kültürü vardır ve her milletin de kendi kültürü vardır. Çinli Müslüman’ın kendi kültürü vardır ve aynı zamanda Müslüman’dır. Bunlar birbiriyle çelişen durumlar değildir.

Melila’da başörtüsü taktığın için herhangi bir baskı ile karşılaştığın ve kendini huzursuz hissettiğin oldu mu?

Hayır. Tespit ettiğim tek şey, bazı kamu kurumlarına gittiğimde benimle daha sert ve yüksek sesli konuşuluyor.

Neden?

Çünkü, Melila’da, Fas kökenli olan ve İspanyolca konuşmasını bilmeyen özellikle de Melilalı erkeklerle evli olan çok sayıda başörtülü kadın var. Benim de onlardan birisi olduğumu ve onları anlamadığımı zannediyorlar. Ama niçin bağırarak konuştuklarına anlam veremiyorum. Zaten bir kadın onları anlamıyorsa bağırıp çağırmaları bir şey ifade etmez ki, ancak o zaman onları anlamadan takip eder.

Anlaşılıyor başörtüsünün büyük bir anlamı var..

Evet, bir keresinde Madridli Müslüman bir kadın “Başörtüsü cehaleti örtmez, ben herkesten daha bilgili ve aydın olmalıyım” demişti. Aslında, başörtüsünün önemini çok iyi bir biçimde kavramak gerek. Başörtüsü, tercihi olarak kullanılan kravat gibi bir kıyafetten daha fazla anlamı olan bir şey. Bu önemin farkına varıldığında, işte o zaman çok kültürlülükten bahsedebiliriz.

 

Kaynak: Milli Gazete

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35