banner39

Başsavcı Cihaner'e destek Yargıtay'ı zorda bıraktı

Erzurum'daki savcıların yetkilerini alan HSYK'ye destek açıklaması, Yargıtay'ı sıkıntıya soktu.

Arşiv 20.02.2010, 05:18 20.02.2010, 05:18
Başsavcı Cihaner'e destek Yargıtay'ı zorda bıraktı


Erzurum'daki Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların yetkilerini alan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararı, yargılama sürecini sıkıntıya soktu.

Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre, Ergenekon terör örgütü üyeliğinden tutuklanan Başsavcı İlhan Cihaner'in kovuşturması ve mahkemesi Yargıtay'da yapılacak. Ancak Birinci Başkanlar Kurulu'nun, HSYK kararına destek açıklaması, Yargıtay'ı 'ihsas-ı rey iddialarıyla karşı karşıya bıraktı. Yargıtay'da yapıldığı öğrenilen bir toplantı da tezi güçlendirdi.

Alınan bilgilere göre, Başsavcı'nın gözaltına alınmasının ardından Yargıtay'da ilginç gelişmeler yaşandı. Gözaltı işlemine tepki gösteren bazı ceza dairesi üyeleri Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in yurtdışında olması sebebiyle yerine vekalet eden Ceza Genel Kurulu Başkanı İhsan Akçin'in yanına gitti. Aynı gün haftalık olağan toplantısını yapan Akçin'den Cihaner konusunda bildiri yayımlamasını istediler. Fakat, talep yerine getirilmedi. Başkan Vekili'nin odasında toplananlar arasında Cihaner hakkında 'evrakta sahtecilik' suçlamasıyla ilgili davada karar verecek olan 11. Ceza Dairesi'nin Başkanı Ersan Ülker ile bazı üyeler ve 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan da yer aldı. Cihaner'in tutuklandığı 'terör örgütü üyeliği' suçundan dava açılması halinde dosyaya bakması muhtemel ceza dairesinin başkanının da toplantıya katıldığı ileri sürülüyor.

Söz konusu ismin Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Acar olduğu iddia ediliyor. Acar, HSYK başkan vekiliyken Ferhat Sarıkaya'nın ihracı yönünde oy kullanmıştı. Protesto girişiminde bulunan üyelerin ihsas-ı reyde (görüşünü belli etme) bulundukları, Cihaner hakkındaki yargılamadan çekilip çekilmeyecekleri merak konusu oldu. Protestocuların İlhan Cihaner hakkında 11. Ceza Dairesi'nin vereceği kararın temyiz incelemesini yapacak olan Ceza Genel Kurulu görüşmelerine katılıp katılmayacaklarını da zaman gösterecek.

Başkanlık Kurulu, Yargıtay Birinci Başkanı Gerçeker'in başkanlığında dördü daire başkanı, dördü Yargıtay üyesi olmak üzere sekiz asıl üyeden oluşuyor. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nu toplayamayınca Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu'nun oybirliğiyle HSYK'nın kararını doğru bulduğunu açıklamıştı.

'Yetki aşımı var' diyen HSYK üyelerinin 5'i de ceza yargıcı değil

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yetkilerini aştığı iddiasıyla Erzurum'da görevli özel yetkili 4 savcıyı görevden alması Kurul üyelerinin 2005 yılından sonra yürürlüğe giren Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) konusunda yeterince birikimlerinin olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Hukukçular, özel yetkili savcıların, tutuklanan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkındaki soruşturmayı yürütmeye CMK'nın 251. maddesi uyarınca yetkili olduklarını belirtiyor. CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrasında, 250. maddede sayılan suçların görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olması ayrımı yapılmaksızın özel yetkili cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturulması hükmü bulunuyor. Savcılar bu hükme göre soruşturmayı yürütüp özel yetkili ağır ceza mahkemesinde son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi halinde dosyayı davanın görüleceği Yargıtay'a gönderecekti. Hukukçuların bu tespitleri, şok kararı veren HSYK üyelerinin CMK konusunda ne kadar birikimlerinin bulunduğu sorusunu gündeme getirdi. 'Yetki aşımı var' diyen 5 HSYK üyesi de ceza hukukçusu değil. Üyelerin 3'ü hukuk yargıcı, 2'si idari yargı hakimi. Yani CMK'nın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden bugüne hiçbir ceza davasına bakmadılar. Kurul üyelerinden sadece Ali Suat Ertosun ceza hukukçusu. Ergenekon sanığı Engin Aydın'la ilişkileri ve Ergenekon savcı ve hakimlerinin görevden alınmasına ilişkin korsan kararnameyle tanınan Ertosun, Yargıtay 6. Ceza Dairesi üyesiyken Kurul'a seçildi. Ertosun, Genelkurmay'ın bile "her şey yasal" dediği kozmik odanın aranmasına da devlet sırrı gerekçesiyle karşı çıkmıştı.

Cihaner ile Albay Çiçek'in dosyaları birleştirildi

Başsavcı İlhan Cihaner'in tutuklandığı, Erzincan'daki Ergenekon soruşturmasına ilişkin dosya Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. İnceleme için Ergenekon soruşturmasını yürüten özel yetkili savcılar Fikret Seçen ve Mehmet Murat Yönder görevlendirildi. Alınan bilgilere göre İrtica İle Mücadele Eylem Planı'nda imzası olan Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkındaki iddianameyi tamamlamak üzere olan savcılar, Erzurum'dan gelen dosyayı da buraya ilave etti.

Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkındaki soruşturma dosyasını özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Başsavcılık, 'Albay Dursun Çiçek imzalı İrtica ile Mücadele Eylem Planı'na ilişkin ana soruşturmanın İstanbul'da görülmesi gerekçesiyle böyle bir tasarrufta bulundu. Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in tutuklandığı, Üçüncü Ordu Komutanı Saldıray Berk'in ise şüpheli olarak ifadeye çağrıldığı dosyaya bundan sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bakacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, dosyanın önceki akşam geldiğini belirtti. Engin, "Sabah özel yetkili İstanbul Cumhuriyet başsavcı vekilleri Turan Çolakkadı ve Olcay Seçkin ile görüştüm. Onlar bir savcı görevlendirecek. Dosyaları tetkik edecekler ve bir karar verecekler. O karardan sonra ayrıca açıklama yaparız.'' dedi.

Edinilen bilgiye göre inceleme için Ergenekon soruşturmasını yürüten özel yetkili savcılar Fikret Seçen ve Mehmet Murat Yönder görevlendirildi. İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nda imzası olan Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkındaki iddianameyi tamamlamak üzere olan savcılar, Erzurum'dan gelen dosyayı da buraya ilave etti. 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in ifadesinin de İstanbul'daki savcılar tarafından alınacağı belirtiliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Taraf Gazetesi'nde 12 Haziran 2009'da yayınlanan "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" hakkında başlattığı soruşturma sürüyor. Belgenin orijinal metnine ulaşan savcılar askerlerin ifadesini almaya devam ediyordu. Planın hayata geçirildiği iddiasıyla Erzurum'da devam eden soruşturma da İstanbul'daki ana soruşturmayla birleştirilmiş oldu. Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce Erzurum Savcılığı tarafından 26 Şubat 2010 tarihine kadar ifadeye çağrılan Saldıray Berk'le ilgili yeni bir süreç başlatacağı öğrenildi. Savcıları, gerekirse Orgeneral Berk'in ifadesini kendileri alacak.

Cihaner'in avukatı görevini yapan savcıya 'militan' dedi

Bu arada Başsavcı İlhan Cihaner'in avukatı Turgut Kazan, dün Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelerek Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ile görüştü. Kazan, çıkışta yaptığı açıklamada Cihaner'e yönelik tahliye talebini yenilediğini belirtti. HSYK'nın yetki kaldırma kararının Adalet Bakanlığı tarafından Savcı Osman Şanal'a geç bildirildiğini iddia eden Kazan, bakanlıkla görevden alınan savcının birbiriyle paslaşıp dosyanın Erzurum'dan kaçırıldığının tezgahlandığını ileri sürdü. Erzurum'daki savcıların görevi kötüye kullandığını iddia eden Kazan, "Bu da Erzurum'daki savcının bir savcı değil militan olduğunu ve bakanlıkla iç içe bir görev yapıldığını ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. Turgut Kazan, bir gazetecinin "Dosyaların buraya gelmesinden neden endişe duyuyorsunuz?" sorusuna ise "Endişe duymuyorum." cevabını verdi. BÜŞRA ERDAL İSTANBUL

'Delil yok etme ve tanıklara baskı' tutuklanma sebepleri arasında

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in, CMK'nın 100. maddesinde yer alan "kuvvetli suç şüphesinin varlığı, delilleri yok etme ve gizleme şüphesiyle" tutuklandığı öğrenildi. Cihaner'in Erzurum'da özel yetkili savcılığın yürüttüğü soruşturmada dinlenen tanık ve mağdurlar üzerinde baskı yapma girişiminde bulunduğu, bunun da tutuklama sebeplerinden olduğu vurgulandı.

"Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, evrakta sahtecilik, tehdit, iftira" suçlarından tutuklanan Erzincan Başsavcısı Cihaner'in başsavcı olması nedeniyle adresinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin olmadığı iddialarını öne süren avukatları tutuklamanın haksız olduğunu iddia ediyor.

Ancak mahkeme, Cihaner'i önemli gerekçelerle tutukladı. Terör örgütü üyeliği suçunun TCK'nın 314. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu'na göre 7,5 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis cezası gerektirmesi Cihaner'in başlıca tutuklanma gerekçesi oldu. Diğer suçlamalarla birlikte Cihaner'e talep edilen ceza artıyor. CMK'da ağır cezayı gerektiren suçlamalar başlıca tutuklama sebebi.

CMK'nın 100. maddesinde tutuklama sebepleri düzenleniyor. Söz konusu maddenin ilk iki fıkrası şöyle:

"Madde 100-(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa..."

Kaynak: Zaman

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?