banner15

Batı Afrika'da Cami Mimarisi

Batı Afrika mimarisini sırf çamur yapılarıyla temsil etmek yanlış olur. 1960'lar dan beri dünyanın değişik yerlerindeki cami inşaatlarında hızlı bir artış oldu. Avrupa sömürgesi tecrübesi yeni politik sistemler getirdiği gibi inşaat metodu ile ilgili yeni

Batı Afrika'da Cami Mimarisi

Kafia Cantone

 

Orada camilerle ilgili klişeleşmiş bir örnek var mı? Acaba bütün camileri birer minare, kubbe ve kemer ile nitelendirmek zorunlu mu? Acaba bütün camiler mozaik ve duvar sıvası ile mi dekore edildi? Afrika'dan Hindistan'a kadar, cami mimarisinin özellikleri bu öğelerle tanımlanıyor. Bununla birlikte bilinmelidir ki İslam bu topraklara ekseriyetle fetih'le ulaştı ve bu da şu manaya geliyor ki cami yapısıyla ilgili teknik bilginin nasıl tamamen ithal edildiği bilinmelidir. Sahara Altı Afrika'sında Çin ve Güney Asya'daki gibi İslam tüccarlar ve tacirler yoluyla gelmiştir ve gelmesi daha aşamalı olmuştur.Ben burada bütün camilerin ortak planı haline gelen bu tasarımların bu bölgelerdeki cami mimarisi normlarına neden fazla uymadığı hakkında yapılmış kısmi açıklamalar hakkında tartışmak istiyorum.

 

El Sayad' a göre Arapların Ortadoğu'yu fethi sömürgecilik kavramına uyan 3 amaçla motive edilmişti. Bunlar: İslam dininin yayılması olan kutsal amaç; Önde gelen Arap elitinin ticaretinin genişleyerek sürmesi ve son olarak, fethedilen topraklardan kazanç elde edilmesi. Araplar Sicilya ve Şam'da olduğu gibi fetihlerinde her zaman karşılamayla karşılaşmamakla birlikte Arap egemenliği Bizans’ın sömürüsüne tercih edilmiştir.

 

Önceki uygarlıkların dini ve politik binaların sökülüp atılması ortak bir Arap uygulaması haline geldi. Bazı dönüşümlerle bir arada düşünülen simgecilik sömürgecilik dışında hiçbirşeyle birlikte düşünülemez. Kiliselerin ele geçirilerek sonradan camiye dönüştürülmesi ve yeni veya var olan şehirlerin merkezindeki hükümdarların saraylarının yapısı çalışmadaki kentsel sömürgeciliği temsil etmektedir.

 

Buna karşın, İslam'ın Sahara Altı Afrika'sına nüfuz etmesi 9. yüzyıl civarından itibaren Sahara Kervan yolu aracılığıyla olmuştur. Batı Afrika'daki iki uç nokta İslam'ı şekillendirmektedir. Bunlar: Mağribi ile Gana'daki putperest Soninke'nin olduğu gibi Altın ticareti yapan Afrika kabileleri arasındaki bağlantı, diğeri ise üzerinde Kanem, Bornu, Libya'daki Hausa, Tunus ve Mısır'ın bulunduğu Sudan'a bağlı Doğu yolu. Afrika bölgesel ve etnik çeşitliliklerle nitelendirilse de, Buradaki çoğunluğun Magrib'deki Maliki Mezhebi'ne bağlı olmaları birleştirici bir özellik gösterir. İki bölge arasındaki diğer bağlantı ise çoğunluğun bağlı olduğu Magrib kaynaklı Batı Afrika Sufi kardeşliğidir, fakat bu 18. ve 19. yüzyıl sonlarına kadar pek görülmeyen “turuq” ismini alan bir yayılıştır.(Sufi karedeşliğinini tanımlamakta kullandıkları “yol”'dur).

 

“Mescit”e eş anlamlı olarak Afrika dillerinde Cami yüzü koyu yatma yeri olarak, arapça kökeni olan: Nijerya' da “Masallati” ve Futa Diallon'da “missidi” olarak kullanılır. Buna karşın Batı Sudan Literatüründe “Doğu'yla yüzleşme” anlamında olan “diakka”'dır.Batı Afrika'nın  genel cemaat için çatısı olmayanlardan  görkemli binalarına kadar değişik camileri fonksiyon görüyor. Buradaki bölgelerin Senegal ve Mali tarafından çevrili olmasından dolayı Batı Afrika'daki çok geniş düzendeki değişik üsluptaki çeşitli Cami mimarilerine adaletli davranmak imkânsız olabilir.

 

Geleneksel camilerin stil ve malzemesi etnik gruba ve yerel çevreye çok bağlı. Batı Sudan bölgesine dayanan Sudan Cami stili belki de en ünlü cami stili. Senegal Nehri'nden Niger dönemecine kadar büyük bir bölgeye uzanan, Gana ve Ivory sahili gibi camiler başlıca inşaat maddesi olan kil ile sınırlı kalmıştır. Onların organik biçimleri destek(güçlendirici)lerin tipik bir örneği olarak “toron” veya tahta kazıkları yüzey kaplamasını yıllık ilerlemesi sırasında yapı iskelesi olarak kullanılması. Tıpkı “Mihrap”, “düz çatı” ve “avlu” da dekoratif amaçlarla kullandıkları gibi. Düz olan çatıyı sütunlar destekler ve üzerine hasır serilmiş olan zemin genellikle kumla kaplıdır. Aydınlatma sanki tavanı deliyormuşcasına bir izlenim veriyor. Büyük sütunlar ve onların kemerleri dışında iç tarafları yalınlıktan uzak. Bunun kanıtı ise İbadet eden ile Yaratıcısı arasındaki dikkati dağıtmaması.

 

Mali, gelenekleriyle bilinen yaygın adı “Manding” den gelen “Mande” grubunun gelenekleriyle emdirilmiştir. Bunların arasında İslamlaşmış olarak bilinenler Dyula ve Vangara’dır. Bu grup onların göçü sırasında, Senegal, Nijerya, Yukarı Niger, Guinea kıyısı ve Ivory Kıyısı'ndaki Kong'u kapsayan büyük bir alana yayılmıştır. Mande stili özellikle evlerdeki ve camilerdeki muhteşem avlu girişleriyle ve konik formların kullanılmasıyla diğerlerinden ayırt edilir. Duvara yapışık sütunlarla ve arada boşluk bırakılarak yapılan kabartma harflerle dekore edilmiş binanı ön yüzü Dogon mimarisinde de yer almaktadır. Fakat yerli ve dinsel mimarinin arasındaki yakınlıktan ayrı olarak, cinsel öğelerle ilgili sütunlar da, atadan kalma alışkanlıklarla İslami olanları birleştirdiklerini doğrulamaktadır.

 

Böylece Sudan stiliyle arkadaşlık etmeye gelen Mande stili, bu engin bölgeye baştanbaşa tasavvufi İslam'ı öğreten tüccarlar tarafından getirilmiş oldu. Mamafih bugünlerde ustalığının fazlaca peşinden koşulan baş mimarların faaliyetleriyle Djennenke stili de yer bulmaya başladı.

 

Sudan camilerinin kökeni düzgün değil: Onların muazzam ve kale gibi olan dış görünüşü Batı Afrika'da “tata” olarak bilinen muhafazakâr mimariyi anımsatıyor. Bu camilerle yerli mimari arasında bir ilişki olabilir. Djenné‘ nin Büyük Cami'si Sudan Cami'sinin tipik bir örneğidir. Ayrıca bu tür camilerin atası olabilir.

 

Bu binanın 1907 de Fransız yönetiminin koruması altında, ustabaşları tarafından yeniden inşa edilmesine rağmen inşaat teknolojisi fazla Fransız izi taşımıyordu. Bu geniş cami bulunduğu yüksek platformdan pazaryerine hâkim oluyor. Diğer akrabalarında olduğu gibi cami, desteklerin kullanış şekliyle, sivri tepesiyle, iliştirilen sütunuyla ve bütün bunların “toron” isimli sivri ucuyla noktalanmasıyla nitelendirilmiş.

 

Diğer Sudan Camilerinden farklı olarak Djenne nin büyük camisinin tavanı epey yüksek. Caminin batı tarafı girişin her bir tarafında bulunan kadınlar koridorlarının olduğu yerin arkasında bulunan büyük bir avluya açılıyor. Her ne kadar minyatür ölçülerinde olsa da, bu cami neredeyse Batı Afrika ve etrafını saran kendine rakip birçok köy camisi içinde bir dini simge haline gelmiştir. Minarenin, avlunun ve ezanın okunduğu düz çatının egemen olduğu bu camilerin her birinin kendine has  ayırt edici özellikleri var.

 

Mali' deki Sudan camilerinin türleri Senegal'in güneyindeki Futa Toro' da bulunabilir.  Burada bütün tipik “Tukolor ” iskân alanlarındaki ikametgâhlar genellikle tahta balkon veya çamurdan sundurma ile öne çıkar. Kazıklarla desteklenen çıkıntılı saman çatılardan oluşan, dışarıya taşan cemaate yer sağlamak ve onları güneşten koruma gibi kutsal bir vazife gören bu yapı Futa Camii’nde kullanılmıştır. Senegal'in kıyı kesimi ve merkezine gelince sömürgecilik buradaki cami binaları üzerinde izler bırakmış ve Saint Louis, Gore ve Dakar(Balnchot) camilerinin hepsi birer noktalı kemerlerle kemer altı olarak bilinen ön sundurma ile donatılmış.

 

Çağdaş kentsel cami fenomeni

 

Sahara Altı Afrika'sı tamamen farklı etnik, dini, politik ve sadece bunlar değil sanatsal alandaki etkilerde de bir kademe oldu. Bu yüzden cami mimarisinde görülen büyük çeşitlilik şaşırtmıyor. Zaten Batı Afrika mimarisini sırf çamur yapılarıyla temsil etmek yanlış olur. 1960’lar dan beri dünyanın değişik yerlerindeki cami inşaatlarında hızlı bir artış oldu. Avrupa sömürgesi tecrübesi yeni politik sistemler getirdiği gibi inşaat metodu ile ilgili yeni bir kelime hazinesi de getirdi. Çimentonun tanıtımı geleneksel inşaat tekniklerinde büyük dönüşümler içindi. Buna ek olarak Güney Afrika ve Ortadoğu'dan Brezilya'da olduğu gibi yeni stillerin gelmesinde taşıma sistemindeki devrimin payı da vardır.

 

19. yüzyılın başlarında Brezilya'da Benin Körfezi'ne geri dönen köleler fenomeni Afro-Brezilya mimarisini doğmasına neden oldu. İslami motifler ile Hıristiyanların şatafatlı stilinin karışımı olan çeşitli kaynaklardan derlenmiş mimarinin geri tepmesi Senegal gibi uzak bir yerde bulunabilir.

 

Yeni inşaat malzemesi demek yeni stil demek. Kare şeklindeki minareler, kubbeler ve çentikler, kemer altı ve boyalı cam gibi diğer dekoratif şeylerin kullanılması artık Batı Afrika'da ortak olarak kullanılan alalade şeyler haline geldi. Şu ana kadar ithal edilen bu elementlerdeki ortaklık sömürgeleşme sürecinden uzaktır, daha doğrusu bu bir belirli “tariqah” memleketinin kurucusu ile olan manevi bağların belirtilmesinin bir halidir. Bu yüzden mimari alıntılar kabul görmedi. Buna karşın Dekar'daki Büyük Cami'nin durumuna gelince, bina Fas kralı 2. Hasan'ın armağanıydı ve Fas'ın geleneksel materyalleriyle ve Fas'lı ustalar tarafından yapılmıştır.

 

Modernizasyon daha çok kırsallaşmış kesimleri ve kıyı kesimleri etkilemişti. Gerçekten Senegal'deki Futa Toro bölgesi veya manevi başkent olan Touba, camilerin yurda geri dönen kimseler veya onların evine gönderdiği paralarıyla çimentoyla yeniden inşası ile sonuçlanan ekonomik göç fenomenleriyle doludur.  Kaçınılmaz sonuç ise orijinal stilin minare ve kubbenin Müslüman dünyasının herhangi bir yerinde karşılaşıldığı standarda ulaştırmak için tümüyle dönüşüm yapılması ve böylece cami inşasıyla ilgili yerel bilgilerin yıpranmış olmasıdır.

 

Uluslararasılaştırma: Sömürgeleştirmenin yeni şekli

 

Çağdaş camiler genellikle tasarımlarında daha yenilikçi olan, kurulan mimari geleneklerini bozan ve uçurum kadar uzaktaki mevkilerden ve Suudi Arabistan'daki Medine'den daha fazla ilham kaynağı alan camilerdir. Bu gibi ülkelerin genellikle bu gibi camilerin patronu olmasından dolayı onların stilinin Afrika'dan daha çok Ortadoğu stili olması sürpriz değil. Bu eğilim sadece Afrika'yla sınırlı değil daha ziyade İslam Kültürü'nün değişik deyimlerinin yıllardır uluslararası çeşitli yerel geleneklerin ve tekniklerin yansıması olan küresel bir fenomendir. Bu demek değildir ki geleneksel camiler tamamen yok olup yerini betonarme yapılara bırakacak. Birçok bölgede duvarcıların ustalığı hala yaşıyor. Djenné'deki birçok bina örnek olması için Avrupa Sermayesinin sponsorluğunda restore ediliyor.

 

Belki zaman olur ki Müslümanlar Batı Afrika mimarisi uygulamalarına, inşaat yapısı ve çevre arasındaki bağı sağlamak için İslami Kültür'ün gerçek parçası olan mimari geleneklerinin kökünün değerini bilmeyi yeniden öğrenir.

 

**Kafia Cantone Londra Üniversitesi'nde School of Oriental ve Africa Studies'de master' ı var ve şu anda Batı Afrika Camileri üzerine olan doktorası üzerinde çalışıyor. Kendisi ile ilgili bilgilere bridge@islamonline.net den edinebilirsiniz.

 

Bu makale İslamonline sitesinden İslam dünyasi için Mehmet Türkoğlu tarafından tercüme edilmiştir.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48