banner15

Baykal: Erdoğan için iki gensoru veriyoruz

Grup toplantısında konuşan Baykal, 1 Mayıs'ta yaşananlara tepkilerini gensoruyla ortaya koyacaklarını söyledi.

Baykal: Erdoğan için iki gensoru veriyoruz


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ekonominin çok ciddi bir şekilde alarm vermeye başladığını savunarak, "Hükümetin içinde ekonomi politikasıyla ilgili bir işbirliği, görüş birliği, koordinasyon sağlanamaz bir noktaya gelinmiştir" dedi.

Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada açıklanan son enflasyon rakamlarının, "ekonomi politikasının iflas ettiğini ortaya koyduğunu" söyledi. Yıl sonu için enflasyon hedefi olarak ortaya konulan orana, yılın ilk 4 ayında ulaşıldığını belirten Baykal, üretici fiyatlarındaki ciddi tırmanışın en kısa zamanda tüketici fiyatlarına da yansıyacağını söyledi.

Baykal, Ocak ayından bu yana vergi gelirlerinin azaldığını, dış ticaret açığının tarihi bir düzeye ulaştığını, borçların olağanüstü yükseldiğini belirterek, "Borçlu bir ekonomi, borçlu insanlar, borçlu şirketler, açık veren bir devlet, yüksek işsizlik ve cari açık bugün Türk ekonomisinin içinde bulunduğu tabloyu oluşturmaktadır" dedi.

İktidarın 1 Mayıs'taki bütün iddialarının iflas ettiğini, söylediği her şeyin yanlışlığının ortaya çıktığını savunan Baykal, "İktidar, provokasyon bekleyişi içindeydi. Provokasyonun söz konusu olmadığı açıktır. Türkiye'yi sıkıntıya sokacak provokasyonun kaynağı olarak, bizzat hükümetin kendisi ortaya çıkmıştır" görüşünü dile getirdi.

Baykal, 1 Mayıs'ta yaşananları sıralayarak, "Bu nasıl zulümdür? Hangi nefretle, düşmanlık duygusuyla anlamak mümkün değil? Bütün bunlar doğal mı, hesabının sorulması gerekmiyor mu?" diye sordu.

Erdoğan'ın, sendikalardan ve halktan özür dilemesi gerektiğini söylediğine işaret eden Baykal, Erdoğan'ın, "Devlet görevini yapmıştır" diye karşılık verdiğini bildirdi. "Devletin görevi bu mu?" sorusunu yönelten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu CHP olarak, TBMM'ye bir gensoru olarak getiriyoruz. Başbakan hakkında gensoru vereceğiz. Çıksın orada kendisini savunsun. Onu bunu da çıkarmasın, bizzat kendisi çıksın. Çıksın da 1 Mayıs'taki politikasını anlatsın. Bu bizim görevimiz, Türkiye bunun hesabını sormalı. 1 Mayıs'ın hesabını sormayacağız da neyin hesabını soracağız?"

Baykal, Türkiye'de bir süreden beri siyasetçilerin, kendileri savcı yerine, hatta yargı organı yerine koyarak, ülkenin sorunlarıyla ilgili tespitler yaptıklarını, iddialar sergilediklerini ve o iddialar etrafında yetkili mekanizmaların harekete geçmesini sağlamaya çalıştıklarını öne sürdü.

AB Komisyonu Başkanı Barroso'nun, "Türkiye'nin demokrasiyi ve laikliği yapısal olarak sürdürme sınavını verip veremeyeceği konusunda hepimiz tereddüt içine düştük" dediğini anlatan Baykal, Türkiye'de demokrasi ile laikliği yapısal bir biçimde birlikte sürdürme imkanının belki de artık ciddi ölçüde kaybolmakta olduğunu Borroso'nun da söylediğini ifade etti.

"Türkiye'yi bu noktaya kim getirdi?" diye soran Baykal, şöyle devam etti:

"Türkiye, 10 yıl önce böyle bir sorunla karşı karşıya mıydı? Türkiye'de laiklik ve demokrasinin birbiriyle yapısal çatışma içinde olabileceğine dair bir teşhis var mıydı? Dışardan bakanlar böyle teşhis yapıyorlar mıydı? Tam tersine, 'Muhteşem bir Türkiye modeli var. Hem laiklik, hem İslamiyet, hem demokrasi, hepsi bir arada. Ne oldu? Bu tablo, milletin talebiyle, zorlamasıyla ortaya çıkan tablo değildir. Millet aynı millettir. Ama bir şey değişti. Türkiye'yi 6 yıldan beri bu konularda gizli hesapları olan, belli projeleri olan, Türkiye'nin laik kimliğini tehdit edip, cumhuriyetin kazanımlarını ortadan kaldırmaya sinsi sinsi gayret eden bir ekip yönetmektedir. Bunun sonucunda, bu sorun ortaya çıkmıştır."

Kaynak: Ajanslar

 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2008, 18:37
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35