banner39

Baykal: Ermeni yorumunu Obama sahiplendi

Baykal, partisinin TBMM grubunda gündemdeki konuları değerlendirdi.

Arşiv 28.04.2009, 15:41 28.04.2009, 15:41
Baykal: Ermeni yorumunu Obama sahiplendi

Konuşmasına, dün Bostancı'daki operasyon dolayısıyla İstanbullulara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Baykal, olayda şehit olan Emniyet Amiri Semih Balaban ve hayatını kaybeden Mazlum Şeker'in aileleri ile tüm Türkiye'ye başsağlığı, yaralı polislere ise acil şifalar diledi.

ABD Başkanı Barack Obama'nın 24 Nisan açıklamasına değinen Baykal, açıklamadan yaklaşık 24 saat önce ''Türkiye ile Ermenistan arasında yol haritası belirlendiğine'' dikkati çekti. Bu konuların Türkiye'nin dış politikasında kendisini gösteren bir temel sıkıntının ortaya çıkmasına yardımcı olduğunu kaydeden Baykal, AK Parti iktidarının iş başına geldiğinden bu yana yabancı ülkelerin desteği, anlayışı, himayesi altında bir dış politika anlayışını benimsediğini öne sürdü. Baykal, ''Böyle bir desteğin ortaya çakması, o politikanın başarılı olduğu, ülke yararına olduğu gibi bir izlenim yaratmaktadır. Böyle bir süreç içinde yıllarca zaman geçirilmiştir ama şimdi geldiğimiz noktada artık yavaş yavaş AKP iktidarının izlediği dış politikanın somut ve ağır sonuçları artık ortaya çıkmaya başlamıştır'' diye konuştu.

24 Nisan etrafındaki gelişmelerin AK Parti iktidarının dış politikasına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkmasında önemli bir dayanak noktası oluşturduğunu savunan Baykal, şunları söyledi:

''Obama, 24 Nisan'da bir konuşma yaptı. Bu konuşma, etrafında büyük bir siyasi telaş yaratılan bir sürecin sonucunda ortaya çıktı. Bu konuşmasında Sayın Amerikan Cumhurbaşkanı, Ermenistan'ın 1915 olaylarıyla ilgili yorumunu bire bir Ermenistan'ın ve Ermeni diasporasının bu konudaki yorumunu tamamen, aynen benimsediğini, sahiplendiğini ortaya koyan bir anlayışla yapılmıştır. Yani Ermenistan'ın 1915 konusundaki yorumu bire bir Amerikan Başkanı tarafından sahiplenilmiştir. Yorum sahiplenilmiştir, terminoloji sahiplenilmiştir...

Bu konuda Ermenistan'ın ve diasporanın 1915 yılından itibaren olayların hemen arkasından itibaren kullandıkları niteleme, kullandıkları deyim, nitelemek için kullandıkları ifade, ibare, aynen Sayın Obama tarafından benimsenmiş ve iki kere tekrar edilmiştir.''

Obama'nın açıklamasında 1915 olaylarının ''öteki boyutunun görmezlikten gelindiğini'' belirten Baykal, olaylarda Müslümanların, Türk kökenli, Kürt kökenli insanların haksız yere öldürüldüğünün gözden kaçırıldığını ve bir denge kurma ihtiyacı duyulmadığını söyledi. Baykal, ''Müslümanların, Türklerin kaybı bir kenara itilmiş, Ermeni tezi, Ermeni ifade tarzı aynen benimsenmiştir'' dedi.

Baykal, Obama'nın konuşmasında 1,5 milyon rakamını telaffuz ettiğini, bunun büyük bir yanlış olduğunu ifade ederek, ''Nereden çıktı bu 1.5 milyon? Yani diasporanın, Ermeni propagandistlerinin terminolojisi Amerikan Cumhurbaşkanı'nı yönlendirebilir mi? Daha bir soğukkanlı, daha bir gerçekçi, daha bir dengeli olaya bakma ihtiyacı yok mu?'' diye sordu.

''OBAMA ASLINDA SOYKIRIM GÖRÜŞÜNÜ İFADE ETMİŞTİR''

Obama'nın açıklamasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya ilişkin ilk değerlendirmesini de eleştiren Baykal, şöyle devam etti:

''Sayın Başbakan, bu açıklamanın 'dengeli' olduğunu ifade etmiştir. Sayın Obama, aslında 'soykırım' görüşünü ifade etmiştir. 'Bu konuda görüşüm değişmemiştir' demiştir. Seçim kampanyasında 5 kez 'soykırım' sözünü kullanmıştır. Bu görüşü sahiplenmeye devam ettiğini söylemiş, Ermenice bu konuda kullanılan standart ifadeyi kabul etmiş, '1,5 milyon' demiş Ermenilerden başka can kaybı söz konusu değilmiş gibi bir değerlendirme yapmıştır. Bunu da Türkiye'de büyük bir sevgiyle ilgiyle dostlukla karşılandıktan, Türkiye'yi anlayacağı umudunu verdikten sonra bu açıklamayı yapmıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türkiye Başbakan'ı ile kapsamlı görüşmeler yaptıktan sonra yapmıştır. Doğrusu ben çok merak ediyorum; Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Sayın Obama ile görüşmelerinde bu konudaki gerçekleri anlatmadılar mı? Bu konunun Türkiye tarafından nasıl görüldüğünü dayanaklarıyla kapsamlı bir şekilde ortaya koymadılar mı? Üstelik bunu Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilere büyük önem verdiğini ve bu ilişkileri geliştirme niyetinde olduğunu Amerikan Cumhurbaşkanı söyledikten sonra bu açıklama yapılmıştır. Yani böyle bir açıklamanın, Türkiye-Amerika ilişkilerine zarar verebileceği gibi bir kaygıyı, bir tespiti Amerikan Cumhurbaşkanı'nın yapmadığı anlaşılmaktadır. Yani böyle bir değerlendirmenin Türkiye tarafından rahatlıkla hazmedileceği, kolaylıkla kabul edileceği gibi bir düşünce içinde bu değerlendirmeyi yaptığı anlaşılmaktadır.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan'ın Obama'ya Türkiye'nin bu konudaki görüşlerini ayrıntılı olarak aktarma imkanı bulamamış olabileceklerini ifade eden Baykal, bu durumda ise en azından Obama'ya ABD'li bilim adamı Prof. Dr. Justin Mccarthy'nin bu konudaki kitaplarını ya da Şükrü Elekdağ'ın Washington'da Büyükelçi olduğu dönemde 74 ABD'li bilim adamının bir araya gelerek hazırladıkları bildirinin metnini ve buna benzer ''yaşananların soykırım olmadığına'' ilişkin metin ve çalışmaları vermeleri gerektiğini anlattı.

Bir ülkeyi ''soykırımla suçlamanın'' çok ağır bir itham ve iddia olduğunu da vurgulayan Baykal, hiç kimsenin yetkili bir mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edilemeyeceğini bildirdi.

Yetkili mahkeme kararı olmadan ne bir kişiyi ne de bir devleti suçlamanın mümkün olmadığını belirten Baykal, bunu yapmanın yargısız infaz anlamına geldiğini söyledi. Baykal, ''Her siyasetçinin ve özellikle hukuk eğitimi almış, hukuk bilincine sahip her siyasetçinin bu konuda belli bir duyarlılık ve dikkat içinde bulunmasına ihtiyaç vardır'' diye konuştu.

''Soykırım'' iddiasında bulunanların, bunu uluslararası tarifi kapsamında ispatlamak zorunda olduğunu da belirten Baykal, ancak ilgili uluslararası mahkemelerde ispatlanması halinde ''soykırımdan'' söz edilebileceğini kaydetti. Baykal, ''Bu olmadan bir ülkenin bir başka ülkeye çıkıp 'sen soykırım yaptın' diye ithamda bulunması, hukukun temel ilkelerine, uluslararası hukukun temel anlayışına, masumiyet ilkesine aykırıdır. Yargısız infazda bulunmak, hüküm vermek anlamına gelir'' dedi.

Kaynak: AA

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?