banner39

Baykal: Gül'ü içime sindiremiyorum

Deniz Baykal, Eskişehir'de düzenlediği basın toplantısında ''Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını içime sindiremiyorum'' dedi.

Arşiv 24.08.2007, 20:15 24.08.2007, 20:15
Baykal: Gül'ü içime sindiremiyorum


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Önümüzdeki dönem Türkiye üzerinde hesabı olan çok çevre bu iktidarı ve parlamento tablosunu yıllarca özlemini çektikleri hedeflere ulaşabilmek için bir fırsat olarak kullanmak isteyecek ve bu doğrultuda Anayasamızla, rejimimizle, toplumumuzun temel dengeleriyle oynamak isteyeceklerdir" diye konuştu.

Baykal, CHP Eskişehir milletvekili Murat Sönmez, İl Başkanı İsmet Süder ile birlikte 222 Park'ta basın toplantısı düzenledi.

Baykal, yeni parlamentonun uyum ve işbirliği dönemi olması gerektiğini belirterek, CHP'nin bu konudaki iyi niyetini Meclis Başkanlığı seçiminde gösterdiğini bildirdi.

CHP'nin cumhurbaşkanlığı konusunda da aynı davranışı sergileyebileceğini ifade eden Baykal şöyle devam etti:

"Bütün toplumun benimseyeceği, görüşleri ciddi tartışmalar yaratmayan cumhuriyetin birikimine karşı açık, net geçmişte tavır takınmış, bu konudaki anlayışını açıkta ortaya koymuş bir siyaset adamının yerine, herkesin uygun göreceği ismi AK Partili bir milletvekili olarak dahi benimsemiş olsalar da buna bizim de katkı vereceğimizi ifade etmiştik. Ama onlar ne yazık ki bu gerilim politikasında ısrar ettiler. Bu Türkiye'de bir sıkıntı yarattı. Cumhuriyete karşı resmi pozisyonu yıllarca belli bir şekilde ortaya çıkmış bir adayın şimdi Cumhurbaşkanı olarak ortaya çıkması gerçekten ciddi tedirginlikler yaratıyor. Bunu doğal karşılamak lazım. Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi bir şansın kaçırıldığı bir seçim olarak ortaya çıkmıştır."

Baykal, hükümetin anayasa değişikliğini hızla Parlamentoya getireceğini belirterek, "Anayasa değişikliğiyle ilgili öneriler hiç kuşku yok ki cumhurbaşkanılığı seçiminde takınılan tavrın penceresinden olaylara bakarak değerlendirilecektir. Yani cumhurbaşkanlığı seçimindeki dayatma arkasından yeni Anayasa ile ortaya çıkacak zihniyet toplum tarafından dikkatle izlenecektir" diye konuştu.

Baykal, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki dönem Türkiye üzerinde hesabı olan çok çevre bu iktidarı ve parlamento tablosunu yıllarca özlemini çektikleri hedeflere ulaşabilmek için bir fırsat olarak kullanmak isteyecek ve bu doğrultuda anayasamızla, rejimimizle, toplumumuzun temel dengeleriyle oynamak isteyeceklerdir. Cumhurbaşkanlığı seçimi AK Parti'nin tercihleri doğrultusunda sonuçlanırsa bu konularda hiçbir engel ortaya çıkmadan yeni bir tablo şekillendirilmek istenecektir. Önümüzdeki dönemde yargıyı yargı organlarını parlamentonun yetkileri çerçevesinde düzenleme yaklaşımı içinde iktidarın kontrolüne alma çabaları dikkatle izlenmezi gereken bir durum oluşturacaktır.

Yargının bağımsızlığı Türkiye'de rejim açısından olağanüstü önemlidir. Yargı bir bütündür. Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yargıtay, Danıştay... hepsi bir bütündür. Yargıçların mesleğe girişi, yargıçların terfi esasları, yargıçların Yargıtaya geçiş şartları ve atanmaları ülkemizin demokratik rejimin dengesini açısından olağanüstü önemlidir. Şu anda bu konuda yargının bağımsızlığı güvence altına alan bir dengeler sistemi içinde ele alınmaktadır."

Yargının belirleyici kararlarını cumhurbaşkanlığından yasama organına çekme, yasama organı eliyle yargının ana belirleyici kararlarını alma yaklaşımının ön plana çıkacağı gözüküyor" diye konuşan Baykal, şöyle devam etti:

"Yargı organının bağımsızlığını güvence altına alınan düzenlemeleri (yargı organından alıp yasama organına veriyoruz) dediğiniz zaman aslında Başbakanın kişisel otoritesine tabii bir yargıyı oluşturmaya yöneliyoruz demiş olursunuz. Bu önümüzdeki dönemde Anayasa tartışmalarının çok konuşulacak bir yönüdür."

Kaynak : AA

Yorumlar (2)
bahtiyar acar 15 yıl önce
sayın Baykal bizde sizin davranışlarınızı içimize sindiremiyoruz
ama sana katlanmak zorunda yız
saçma sapan f
hüsrev 15 yıl önce
Nİye pastayı biz yiyemedik de siz yiyorsunuz demek istiyor Baykal.Kayıkçı kavgası.
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?