banner39

Baykal'dan Erdoğan'a 'Nefret' cevabı

Abdullah Gül'ün "dış politikayı görüşmeye çağırdığında koştum gittim" diyen Baykal, "Sayın Abdullah Gül'e niye kin ve nefret duyayım" dedi.

Arşiv 20.05.2008, 17:45 20.05.2008, 17:45
Baykal'dan Erdoğan'a 'Nefret' cevabı

Baykal, Cumhurbaşkanı Gül'ün, İngiltere Kraliçesi Elizabeth onuruna verdiği yemeğe katılmadığı için Erdoğan tarafından ağır ifadelerle eleştirilmesine sert çıktı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, İngiltere Kraliçesi Elizabeth onuruna verdiği yemeğe katılmadığı için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ağır ifadelerle eleştirilmesine sert çıktı. Davete katılmamasının bir ilke kararı olduğunu hatırlatan Baykal, "Davetti, resepsiyondu, kokteyldi, gösterişti, alayişti, nümayişti... Bunlarda biz yokuz dedik. Beni ciddi ülkenin dış politikasını konuşmak için çağırdığı zaman koştum gittim. Konuştum. Ama, "Gel bir yemek yiyelim' dediği zaman "Yemekse ben seninle değil, muhtarlarla yemek yiyeceğim arkadaş' dedim" dedi.

Deniz Baykal, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu ve Başbakan Erdoğan'ın eleştirilerine sert yanıt verdi. CHP'nin gündeminde Türkiye'nin sorunlarının bulunduğunu ifade eden Baykal, Başbakan Erdoğan'ı da "CHP ve Deniz Baykal" dışında konuşmadığını söyledi. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in Türkiye ziyaretinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'nde verdiği davete katılmadığı gerekçesiyle, Başbakan Erdoğan'ın, "Bu ne kin, bu ne nefret" sözleriyle eleştirilen Baykal, Erdoğan'a sert çıktı.

Baykal şunları söyledi:

"Başbakan gene değişik yerlerde konuşmalar yaptı. Onun gündeminde ne var? Onun gündeminde CHP ve Deniz Baykal var. Başka bir şey yok onun gündeminde. Varsa yoksa CHP ve Deniz Baykal. Ya sen bırak CHP'yi, bırak Deniz Baykal'ı sen işine bak. Sen Başbakansın. Bak güneydoğuda kuraklıktan kırılan insanlara bak, onların haline bir çare bul. Ne düşünüyorsun onu anlat. Hayır, varsa yoksa Deniz Baykal. Efendim, Kraliçe'nin davetine gitmedi Bir konuşma yapmış, içinde kin, nefret yok kaymak tabakasının yanındaymış CHP. Halkla arasına duvarlar örmüş. Sana ne kardeşim. Sen işine bak."

KORUMA ORDUSUYLA DOLAŞMIYORUM

CHP ve kendisinin her gün halkın içinde olduğunu söyleyen Deniz Baykal, şunları söyledi:

"Ben öyle koruma ordusu ile dolaşmıyorum. Benim etrafımda devletin güçleri, aman ne söyler diye tedbir alıyor değil. Bak geçenlerde Antalya'ya gitti oradan bir vatandaş kendi başına "hadi canım sende' dedi. Adamı perişan ettiler. Sonra çıkmış banaKardeşim ben sabah 6'da sokaktayım, gece yarısına kadar çarşıda pazarda her yerde halkın içindeyim."

DEVLET SIRTINDAN TATİL YAPMAK LÜGATIMIZDA YOK

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, CHP'ye yönelik "Bunlar kaymak tabaka" şeklindeki eleştirilerinde de sert çıktı. "Biz o işleri bilmeyiz" diyen Baykal, "Biz o işleri bilmeyiz, sen bilirsin. Yani kendi çevrene şöyle bir bakıver. Biz eşimle ve iki torunumuzla birlikte bir orta halli Türk ailesinin yaşamını sürüyoruz. Kendi alışverişimizi kendimiz yapıyoruz. Kendi işimizi kendimizi görüyoruz. Uşaklarımız, aşçılarımız etrafımızda dönmüyor. Milyonlarca aile nasıl yapıyorsa biz de öyle yapıyoruz" dedi.

Sosyetik 7 yıldızlı otellerde tatil yapmadıklarını belirten Baykal, "Sosyetik, 7 yıldızlı otellerde cümbür cemaat, maaile, eşi dostu toplayıp, devlet sırtından tatil yapmak bizim lügatımızda yazmaz. Yok bizde böyle şeyler" diye konuştu.

KİMSEYE KİN DUYMADIM

Başbakan Erdoğan'ın "kin ve nefret dolu" ifadelerine sert tepki gösteren Deniz Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kinmiş, nefretmiş, bana bunları yakıştırıyor. Bunca yıllık yaşamımda, bir tek kişiden bile nefret etmem söz konusu olmamıştır. Benim lügatımda, kin diye nefret diye bir kavram yok. Hiç bunlar bizim yanımıza yaklaşmayacak şeyler. Biz, herkese değer veririz. İnançlarımızın gereğini yaparız, mücadelemizi yaparız ama hiçbir zaman kin ve nefret duymayız. Ben kin ve nefret duysam, önce sana kin ve senden nefret duymam gerekir. Yüzde 34 oy aldıktan sonra, senin siyasi haklarının iade edilmesi gerektiğine demokrasiye ve milletin iradesine saygım nedeniyle öncülük yapan ben değilmiyim. Ne kini, ne nefreti. Yolun açık olsun. Seninle tartışmam olur."

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e karşı "kin ve nefret" duymadığının altını çizen Baykal, şunları söyledi:

"Sayın Abdullah Gül'e niye kin ve nefret duyayım. Arkadaşlığından mutluluk da duyarım. Hiçbir duygusal tepkim, şartlanmışlığım, kesinlikle söz konusu değildir. Ama Türkiye Cumhuriyeti'ne Cumhurbaşkanı seçimi noktasına geldiğimizde, AKP gibi Anayasal düzenle çelişkisi olan bir partinin, çekirdeğinde yer almış üç kişiden birisinin Türkiye'nin tarafsızlığını, Anayasal kurumların işlerliğini sağlamakla yükümlü Cumhurbaşkanlığı makamına onun getirilmesi söz konusu olunca "yanlıştır, sakın yapmayın demek' benim görevimdir. Onu yaparım."

AİLE MECLİSİ'NE SORSAYDI!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, İngiltere Kraliçe'si onuruna Çankaya Köşkü'nde verdiği yemeğe katılmadığı için eleştirildiğini hatırlatan Baykal, bunun bir ilke kararı olduğunu hatırlattı ve Türkiye'yi ilgilendiren konularda CHP olarak gereken desteği vereceklerini söylediklerini hatırlattı. Baykal, şöyle konuştu:

"Davetti, resepsiyondu, kokteyldi, gösterişti, alayişti, nümayişti... Bunlarda biz yokuz dedik. Beni ciddi ülkenin dış politikasını konuşmak için çağırdığı zaman koştum gittim. Konuştum. Ama, "Gel bir yemek yiyelim' dediği zaman "Yemekse ben seninle değil, muhtarlarla yemek yiyeceğim arkadaş' dedim. Oraya gitmedik diye Başbakan, "kin ve nefret' diyor. Vallah bilmiyorum, Başbakan bu değerlendirmeyi yapmadan önce, aile meclisini toplayıp da Çankaya'nın davetine gitmeme kin ve nefret yansıması mıdır diye bir sorsaydı da aile fertlerinden bir değerlendirme alsaydı acaba aynı şeyi söyler miydi diye düşünüyorum. Ben gitmiyorsam kin ve nefretten gitmiyor değilim. İlkeden gitmiyorum. İlan ettik ilkeyi, o ilkeyi uyguluyorum. Bizim ilkemiz var. Yoksa ben hazımsızlıktan, o cumhurbaşkanı oldu, ben cumhurbaşkanı olamadım falan diye gitmiyor değilim."

BAŞBAKAN'A ACİL ŞİFALAR DİLERİM

Baykal, Başbakan Erdoğan'a geçirdiği rahatsızlıktan dolayı da geçmiş olsun dileğinde bulundu. Baykal, şöyle devam etti:

"Başbakan, bir küçük rahatsızlık geçiriyor, duydum. Kendisine geçmiş olsun, üzüntülerimi ifade ediyorum. En kısa zamanda sağlığını ve afiyetini kazanmasını diliyorum. Bir an önce ayağa kalkmasını dilerim. Ama bence bu hastalıklar geçer önemli değil. İnsanın gözü, boğazı bir şeyler olur geçer. İnsan yani iç dünyasını kaptırmasın. Bir saplantıya sürüklenmesin, bir iflah olmaz husumete, düşmanlığa, kızgınlığa, nefrete kendisini kaptırmasın. Bunu temenni ediyorum. Başbakana sadece bu hastalığından dolayı değil, bize, hayata bakışında da daha dengeli sağlıklı, daha özgüvenli yaşama bir an önce geçmesini diliyorum."

Kaynak: ANKA

banner53
Yorumlar (0)
27
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?