BDP'li Ayna krizi derinleştiryor

BDP milletvekili Ayna çatışmaların yurdun batı tarafına kayacağını söyledi.

BDP'li Ayna krizi derinleştiryor

BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna,  PKK'nın İskenderun'daki hain saldırına değinirken, “Ben İskenderun'daki eylemden şunu anladım. Bu savaş artık sadece Kürdistan'da olmayacak” dedi. Ayna, DTP'nin kapatılmasının ardından Meclis'ten Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine çekilmediklerini söyledi.

BDP Diyarbakır il başkanlığı tarafından bölgedeki operasyonların durdurulması, cezaevindeki çocukların serbest bırakılması ve Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümlenmesi için ‘Ya özgürlük, ya hiç’ sloganıyla yürüyüş düzenlendi. BDP İl binası önünde toplanan ve 2 kilometrelik yoldaki katılımlarla birlikte sayıları yaklaşık 25 bini bulan protestoculara BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, BDP Diyarbakır İl Başkanı Nijad Yaruk öncülük etti. BDP otobüsünden ‘Yaşasın Kurdistan'ın başkenti Amed(Diyarbakır)’, ‘Yaşasın gerilla, yaşasın Öcalan’ sözlerinin yer aldığı Kürtçe şarkı eşliğinde ön tarafta yürüyen kadınlar , ‘Tek muhatap önder Apo’, ‘Gün önderliğe özgürlük olmalı’ pankartlarını taşıdı. Yüzlerini puşularla kapatan bir grup genç ise ellerinde bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın posterleri ve  PKK flamalarıyla PKK ve Öcalan lehine sürekli slogan attı. Koşuyolu parkı önünde BDP'liler otobüsün üzerinde konuşurken protestocular, sürekli ‘Kurdistan sizinle gurur duyuyor’ sloganı attı.

‘İSRAİL SALDIRISINDA, İSRAİL KADAR TÜRKİYE DE SORUMLUDUR’

BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, İsrail'in Filistin'e yardım götüren gemilere baskın yaparak insanları öldürdüğünü, tutukladığını ancak bu konuyla ilgili tartışılmayan bir konu olduğunu söyledi. Ayna, şöyle dedi: “Buradan, tartışılmayan bir şeyi ifade edeyim. Bu ölümlerden, bu baskından, bu sonuçtan en az İsrail devleti kadar Türkiye Cumhuriyeti devleti de sorumludur. İsrail devletinin sadece Filistin halkının kanı eline bulaşmamıştır. Dünyadaki bir çok halkın kanı eline bulaşmıştır, bunlardan biri de Kürt halkıdır. Kürt halkının kanı da İsrail devletinin eline bulaşmıştır. 1990'lı yıllara kadar İsrail devletinin uygulamaları meşru değildi. Herkes kınıyordu. Herkes Filistin halkının yanındaydı. Ne zaman meşru bir devlet oldu bu uygulamalarıyla, Türkiye Cumhuriyeti devleti gizli ve açık anlaşmalar yapmaya başladıktan sonra. O günden sonra İsrail devletinin terörü meşrulaştı. Neydi bu anlaşmaların temeli?.

T.C. devletinin İsrail devletiyle yaptığı anlaşmaların temelini Kürt halkının haklarını tanımama, Kürt halkını silah ve şiddet uygulamak oluşturdu. Bugün çıkıp bize hikaye okumasınlar. Hani Başbakan bir gün demişti ya ’One minute.’ Biz uzun süredir Başbakan'a İsrail silahlarıyla bombalarıyla Kürt halkını öldürmeye ‘One munite’ diyoruz. Başbakan istifa etmelidir. Hergün bir aradalar, telefonla görüşüyorlar. Bu gemi yola çıktığından beri İsrail ne yapacağını söylüyor. Neden Dışişleri Bakanı bir hafta öncesinden İsrail'e gitmedi? Niye orada oturup beklemedi gemiyi niye? Siz her gün görüşmüyor musunuz? Her gün görüşüyorlar. Neredeyse yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor. Hergün anlaşmalar imzalıyorlar. Vecdi Gönül, dedi ‘Heronlarla ilgili anlaşmayı iptal etmeyeceğiz, ne ilgisi var’ dedi? O ölümlerden birebir Başbakan'ın kendisi sorumludur.”

‘APO'NUN İSTEĞİ ÜZERİNE İSTİFA ETMEDİK’

Yürüyüşü düzenleme nedenlerinden birinin barıştaki ısrarları olduğunu söyleyen Emine Ayna, ancak özgürlük olmadan barışında gerçekleşemeyeceğini, özgür insanlar arasında barıştan söz edilebileceğini söyledi. Ayna, 31 Mayıs'ta Abdullah Öcalan'ın geri çekileceğini söylediğini de dile getirerek, “31 Mayıs'tan sonra çekileceğini söyledi sayın Öcalan. Ben dedi muhatap bulamıyorum. Barış diyorum. Gelin birlikte çözümü konuşalım, PKK'nın dağdan nasıl ineceğini konuşalım, bunu konuşmak zorundayız. En basitten silahları nereye koyacaklarını konuşalım, bu halkın istediği bu ülkeyi bölmek değil diyor. Ama bir tek kişi bile çözüm konusunda kendisine cevap vermedi. O sürekli barıştan ve diyalogtan söz etti. DTP kapanınca, biz istifa edeceğiz dedik. Çünkü siyasetin tüm kanalları kapatılıyor dedik. Buna rağmen döndü bize bir çağrı yaptı dediki ‘sizi anlıyorum onurlu bir karar alıyorsunuz ama bir şans daha’ dedi. Biz meclise döndük istifa etmekten vazgeçtik” dedi.

‘SAVAŞ SADECE KÜRDİSTAN'DA OLMAYACAK’

Bugün gelinen noktada artık savaşın kendisini göstermeye başladığını dile getiren Emine Ayna, şöyle dedi: “Ben İskenderun'da gerçekleşen eylemden şunu okudum. Artık bu savaş sadece Kürdistan'da olmayacak. Ben bunu okudum. Kimse kızmasın bana bunu söylediğim için. Gerçekler acıdır, acıtır. Gerçekleri konuşmak zorundayız, konuşursak çözebilirz. Birbirimizi kandırarak değil. Kafamızı kuma gömerek değil. Ben İskendurun eyleminden bunu okudum. Bu mudur hükümetin, Başbakan’ın istediği bu savaşın bütün Türkiye’ye yayılmasımıdır. Zevkmi alıyor insanların ölmesinden, haklarının ihlal edilmesinden. Nedir derdi,yeter artık. Bir çağrı yapıyorum herkese. Kürdüne, Türküne herkese çağrı yapıyorum. Öyle görünüyor ki, bundan sonra bir savaş gelişirse geçirdiğimiz 30 yıl gibi olmayacak. Herkese çağrım, değil bir gün bir saniye bile durmayalım. Barış için, özgürlük, eşitlik, adalet için hep birlikte bütün gücümüzle çalışıp çabalayalım.”

Kaynak: Vatan

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2012, 15:59
banner53
YORUM EKLE

banner39