banner15

'Belgrad Cenaze Törenini Engelliyor'

Eski Yugoslavya lideri Miloşeviç'in oğlu, Sırp yetkilileri babasının cenazesinin getirilmesini engellemekle suçladı. Miloşeviç'in oğlu Marko Miloşeviç, bugün Lahey'de babasının cenazesini teslim alacak.

'Belgrad Cenaze Törenini Engelliyor'
Savaş suçlarından yargılandığı Lahey'de Cumartesi günü hücresinde ölü bulunan eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'in oğlu, Sırp yetkilileri babasının cenazesinin Sırbistan'a gömülmesini engellemekle suçladı. Babasının cenazesini teslim almak üzere Hollanda'ya giden Marko Miloşeviç, Moskova'dan ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, Sırp yetkililerin cenaze töreni yapılmasına izin vermeyeceğini ve törenin Moskova'da düzenlenmesi için alternatif hazırlıklar yaptıklarını söyledi.

Marko Miloşeviç'in bu açıklaması, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç'in sözleriyle çelişki gösterdi. Zira Tadiç, BBC'ye verdiği mülakatta, cenaze töreninin yeriyle ilgili kararın Miloşeviç'in ailesine ait olduğunu söylemiş ve Sırp mahkemelerinin Miloseviç ailesinin sürgündeki üyelerine törene katılmaları için ülkeye giriş izni verebileceğini belirtmişti. Belgrad'daki BBC muhabirine göre, Sırp savcılar, mahkemeden Miloşeviç'in eşi için çıkarılan tutuklama emrinin kaldırılmasını istedi. Miloşeviç'in Rusya'da yaşayan eşi Mirjana (Mira) Markoviç, dolandırıcılıkla suçlanıyor. Mahkemenin tutuklama emrinin kaldırılıp kaldırılmayacağı hakkındaki kararını bugün vermesi bekleniyor.

Geçici tedbir

Marko Miloşeviç, Hollanda'ya hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, "Belgrad'daki yetkililer cenaze törenini engellemek istiyor" dedi ve Moskova Belediye Başkanı Yuri Luzhkov'un törenin bu kentte yapılmasını kabul ettiğini de berlitti. Miloşeviç ailesinin cenaze töreninin Moskova'da yapılmasını geçici bir tedbir olarak gördüğü ve cenazenin gelecekte Sırbistan'a götürülmesini umdukları düşünülüyor.

Belgrad'da bulunan BBC muhabiri Chris Morris, Marko Miloşeviç'in sözlerinin annesinin Sırbistan'a girişi hakkındaki koşullardan memnun olmaması ve bu nedenle Sırp yetkililer üzerinde baskı oluşturmak istemesinden kaynaklanmış olabileceğini söylüyor. Muhabirimize göre, Belgrad da olayların gidişatından memnun değil. Muhabirimiz, Sırp yetkilililerin cenaze töreninin Rusya'da yapılmasından memnun olacağını söylüyor.

'Zehirlendi' iddiaları

Miloşeviç'in oğlu Marko Miloşeviç, bugün Lahey'de babasının cenazesini teslim alacak. Marko Miloşeviç'e dört Rus doktorun eşlik ettiği belirtiliyor. Moskova hükümeti, zehirlendiği iddialarının ardından Rus doktorların da Miloşeviç'e otopsi yapmalarını istemişti. Miloşeviç'i ölümünden önce muayene eden bir uzmanın açıklamaları da tartışmaları alevlendirdi. Miloşeviç'in kanında ona verilmemesi gereken ilaç izleri tespit ettiğini söyleyen doktor, bu ilacın 64 yaşındaki siyasetçinin kalp hastalığı için aldığı ilaçların etkisini yok etmiş olabileceğini belirtiyor.

2001'de gözaltına alınan Miloşeviç, 2002 yılından bu yana Lahey'deki mahkemede soykırım ve insanlığa karşı suçlardan yargılanıyordu. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi 1990'lı yıllarda eski Yugoslavya'nın dağılması sürecinde yaşanan çatışmalar sırasında işlenen savaş suçlarına ilişkin davalara bakmak üzere kurulmuştu.

"Adalet bir şekilde yerini buldu"

1995'te Bosna savaşını sona erdiren Dayton anlaşmasının mimarı eski Amerikalı diplomat Richard Holbrooke, Financial Times'daki yazısında "Adalet bir şekilde yerini buldu" diyor: "Miloşeviç'in, ölümüyle adaletin elinden kurtulduğu söyleniyor. Evet, Miloseviç Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi hükmünü veremeden öldü. Ama bu, adaletin tecelli etmediği anlamına gelmiyor.

"Miloseviç, bir daha asla özgür olamayacağını bilerek öldü. Bu, 300 bin kişinin ölümüne neden olan, iki milyon kişiyi evsiz bırakan ve Balkanlar'ı harabeye çeviren birine uygun bir son. Miloşeviç, tarihte uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanan ilk devlet başkanıydı.

"Hitler, Stalin, Mao, Pol Pot ve diğerleri böyle bir sondan kurtuldu. Ömrünün son beş yılını hapiste geçirdi. Aleyhinde verilen binlerce saatlik ifadeleri dinlemek zorunda kaldı. Duruşmalar televizyondan canlı yayımlandı. Duruşma sırasında ortaya çıkan Srebrenitsa katliamıyla ilgili görüntüler, Miloşeviç'e ağır bir darbe indirdi.

"Sırbistan'da birkaç zavallının dışında halk gerçekleri gördü. Evet belki duruşma ağır ilerliyordu ve mahkeme hantaldı. Ama bence Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi iyi bir iş başardı."

Holbrooke, yazısında Miloseviç'i "kurnaz bir fırsatçı" olarak tanımlıyor: "Miloşeviç, Kosova konusunda ateşli konuşmalar yaparak iktidara geldikten sonra Slovenya, Hırvatistan, Bosna ve son olarak Kosova'da savaşa girdi. Hem bu savaşların tümünü hem de koltuğunu kaybetti. Miloşeviç, izlediği siyasetle Balkanlar'ı yıkan kurnaz bir fırsatçıydı.

"Gerçek bir milliyetçi değildi. Aklındaki tek şey, iktidardı. Franjo Tucman, Aliya İzzetbegoviç, İbrahim Rugova'dan sonra Miloşeviç de öldü. O karanlık ve kanlı dönemden geriye sadece Bosnalı Sırpların etnik temizlikten sorumlu eski lideri Radovan Karaciç ve toplu katliamların arkasındaki general Ratko Mladiç kaldı. Bu iki adam, yakalanmadıkları sürece, Balkanlar'ın yeniden yapılanmasına muhalefet edenlere ilham kaynağı olmaya devam edecek.

İngiliz The Guardian gazetesi, Sırbistan Hükümeti'nin Miloşeviç'in Belgrad'da yapılacak cenaze törene katılabilmesi için eşi Mirjana Markoviç hakkındaki tutuklama emrini kaldırdığını aktarıyor. Daily Telegraph bu kararın iki gün süren pazarlıklar sonucunda alındığını belirtiyor:

"Eşinin cumhurbaşkanı olduğu dönemde bir bebek bakıcısına hediye olarak daire vermekle suçlanan Markoviç ülkeye ayak basar basmaz tutuklanacaktı. Fakat, koalisyonda yer almamasına rağmen dışarıdan verdiği destekle hükümeti ayakta tutan Sosyalist Parti cenaze töreniyle ilgili pazarlıklar sırasında Meclis'i boykot etme tehdidinde bulundu.

"Baskıya dayanamayan yönetim, cenaze töreni için tutuklama emrini kaldırdı. Varılan uzlaşmayla Markoviç'in pasaportuna el konulacak ve mahkemede kendini savunması sağlanacak."

'İlaçlar kaçış planının parçasıydı'

Times gazetesi ise Miloşeviç'in zehirlendiği iddialarıyla ilgili tartışmalarda farklı bir boyuta dikkat çekiyor: "Miloşeviç, ölmeden bir gün önce Rus Büyükelçiliği'ne gönderdiği mektupta, hiç antibiyotik almamasına rağmen 12 Ocak tarihli bir tahlile atıf yaparak kanında sadece verem ve cüzzam tedavisinde kullanılan bir ilacın kalıntılarının bulunduğunu belirtmişti. Miloşeviç'in sözünü ettiği Rifampicin, kalp sorunuyla ilgili olarak aldığı ilaçların etkisini ortadan kaldırıyor.

"Bu ilacı Miloşeviç'e kimin getirdiğiyle ilgili olarak mahkeme soruşturma başlattı. Miloşeviç Hollandalı doktorların kalbi için uyguladığı tedavinin işe yaramadığını göstermek için bu ilacı alıyor ve Rusya'ya gitme talebini kabul ettirmeye çalışıyordu. Gitmesine izin verilseydi tedavisinin tamamlanmadığını öne sürerek bir daha dönmeyecekti. Yani aldığı ilaç, başarısızlıkla sonuçlanan bir kaçış planının parçasıydı."

Almanya'da yayımlanan Die Tageszeitung, Miloşeviç'in zehirlendiği iddiaları ve cenaze töreninin yeriyle ilgili tartışmaların Sırp milliyetçilerin elini güçlendirdiğini yazıyor:

"Karanlık güçlerin Sırbistan'ı esir almaya çalıştığına odaklanan komplo teorileri Sırpları etkisine almaya başladı. Milliyetçilik rüzgarı kuvvetleniyor. Miloşeviç'in Sırbistan'a zerk ettiği zehir hala etkisini kaybetmedi.

"Oysa Sırbistan'ın önünde Kosova'nın nihai statüsü, Karadağ'da Mayıs ayında yapılacak bağımsızlık referandumu ve AB ortaklık antlaşması gibi önemli meseleler var. Miloşeviç'in ölümü sonrasında koparılan fırtına bu sorunların çözümüne hiçbir katkıda bulunmayacak."

Yine Almanya'da yayımlanan Sueddeutsche'ye göre bu tartışmalar, Sırpların hâlâ kendi kendileriyle kavgalarını bitiremediklerine işaret ediyor. Gazete, Sırp hükümetinin sallantıda olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak: BBC


 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48