banner39

Benzeri olmayan güzel bir Kızıl Ada: Madagaskar

Afrika ve Asya’nın paylaşamadığı “büyük kırmızı ada” Madagaskar. Renga renk bitki örtüsü ve dünyada eşine az rastlanan canlı türleriyle herkesi cezbediyor. Malgaşlar diyarı güzel ülke…

Arşiv 22.08.2007, 12:35 22.08.2007, 15:43
Benzeri olmayan güzel bir Kızıl Ada: Madagaskar

 

Osman Atalay

 

Yine yollardayız… Yolumuz bu kez dünyanın kızıl adası olarak adlandırılan Madagaskar’a düşüyor. Amacımız, dünyanın bu dördüncü büyük adasındaki Müslümanların ihtiyacı olan bir radyo istasyonunu kurmak ve bir cami arsasının alımını gerçekleştirmek.

 

 

Hint Okyanusunun merkezinde ve dünya tarihinde “Büyük Komor” olarak da bilinen bir Afrika ülkesi Madagaskar’ın, yaklaşık milyonca yıl önce Afrika anakarasından ayrıldığı bilim adamlarınca ifade edilmekte.

 

 

Madagaskar’ın kimi kaynaklarda geçen bir adı daha var: Malgaş Cumhuriyeti. Bu ülke insanlarının dili de “Malgaş dili”. Neden mi? Çok basit: Çünkü bu adadaki insanlara “Malgaş” deniliyor da ondan…

 

 

Başlı başına bir kıta olan Madagaskar, kendine özgü bitki örtüsü ve canlı türleriyle dünyanın başka hiç bir yerinde göremeyeceğiniz eşsiz bir doğaya ve sıcak halkının oluşturduğu bir kültüre sahiptir. Zaten bu adada yaşayan canlıların %95’ini dünyanın başka bir yerinde görmek mümkün değil. Örneği, ışın saçan kaplumbağalar (Geochelone radiata). Kuşkusuz Madagaskar’ın belki de dünyanın en güzel kaplumbağaları. Koyu kahverengi kabuklarının üstünde geometrik sarı desenler bulunmakta! Çölde yaşıyorlar ve kaktüs yapraklarıyla meyvelerini yiyorlar.

 

 

Ayrıca Lemurlar bu ülkeye has bir hayvan türü. Maymuna benziyorlar; ama aslında maymun değiller. Madagaskar’ın tümünde 35 türü olan ‘Lemur’lar koruma altına alınmış. Bambu filizleri bu hayvanın sevdiği yiyeceklerin başında geliyor. Lemurlar ısırma konusunda da oldukça mahirler. Onlara yiyecek veren park görevlilerinin elini ısırmışlar. Yani ısırma konusunda bir hayli tecrübeliler bu ilginç hayvanlar. Siyah renklileri su içerken beyazlar hiç su içmiyorlarmış. Ama meyvenin her türlüsünü yiyorlar. Öte yandan, dünyanın en zengin flora ve faunasına sahip Madagaskar menekşesinin, kan kanserinin tedavisinde en etkili ilaç olduğu belirtiliyor.

 

582 000 km2 yüzölçümü ve 19 milyon nüfusa sahip olan adada yaşayan Müslüman nüfus ise 3,5 milyon civarındadır. Madagaskar’ı ilk keşfedenlerin Yemenli, Endonezyalı ve Malezyalı tacirler olduğu kaydedilmektedir. Malgaş dili de ses ve biçim sistemi bakımından geleneksel yapılı Endonezya dillerini andırıyor.

 

Rainbow in a street of Antananarivo, also known by its French name Tananarive or by its colloquial short-hand form Tana

 

Madagaskar’da sadece iki mevsim olduğu rahatlıkla söylenebilir: Mayıs-Ekim arası sıcak ve kurak, Kasım-Nisan arası da sıcak ve yağışlı iklim. Ada, dağlık yapısıyla da Afrika’dan ayrılıyor.

 

Adada İslam’ın izleri

 

Adanın İslam ile tanışması 11. yüzyıla rastlar. Madagaskar halkının gelenek ve görenekleri İslami örf ile büyür bir benzerlik arzeder. Malgaş dilinin Arapçaya yakın olması ve takvimlerinde kameri ayları tercih etmeleri aynı zamanda ayları Arapça yazmaları bu tezi kuvvetlendirmektedir. Ülkeye Hıristiyanlığın girmesi ise 19. yüzyılda misyoner papazların gelmesi ile başlar. İslami gelenek ve göreneklerin bozulmaya başlaması da bu döneme denk gelir.

 

 

Fransa’nın yüzyıl sürecek olan sömürge dönemi ada Müslümanları üzerinde çok büyük tahribat yapmıştır. 1960 yılında ülke bağımsızlığa kavuşmasına rağmen Fransa’nın siyasi kültürel nüfuzu hâlâ etkin olarak sürmektedir. Bugün Fransa, Amerika, Almanya ve Çin Madagaskar üzerinde çok büyük ekonomik ve siyasi yatırım uygulamaktadır. Siyasi dengeler üzerinde kıyasıya mücadele verilmektedir.

 

 

Ülke yönetiminde etkili olan Fransa ve Fransa’da eğitimini tamamlamış yöneticiler ile Amerika yönetiminin desteğini almış liderlerin çekişmeleri ülkenin gelişimini olumsuz etkilemektedir. Son 10 yıl içerisinde Çin’in Afrika genelinde başlattığı maddi yardımın Madagaskar’da da emareleri görünüyor. Çin’in de adada siyasi etkinliğinin gözle görülür bir boyuta geldiğini görmek mümkün.

 

 

Nüfusun yüzde sekseninin Hıristiyan olduğu Madagaskar’da Müslümanların siyasi ve ekonomik durumları çok gerilerde seyretmekte. Özellikle 15 yıldan beri Suudi Arabistan, Mısır, Sudan, Güney Afrika, Endonezya ve Malezya İslam üniversitelerinde okuyan öğrencilerin Madagaskar Müslümanları üzerinde daha çok eğitim, kültür ve ekonomik sahalarda program ve proje geliştirmelerine vesile olmuş.

 

 

Farimbona: Bütünleşmeyi tetikleyen ruh

 

LDUİM Madagaskar İslam üniversiteleri mezunları derneği adada sadece Müslümanlara değil tüm Madagaskar halkına seslenmeyi ve ulaşmayı hedefliyor. Kurulmuş olan FARIMBONA radyosu Madagaskar’da var olan 200 radyodan sadece Müslümanların yayın yaptığı tek radyo. Bu radyo birlik anlamına gelen Farimbona adı ile tüm Madagaskar’a kültürel, sosyal, ekonomik, sağlık ve eğitim amaçlı bir radyo olmayı hedeflemiş ve adeta ilk olması vesilesi ile bir gurur kaynakları.

 

Market in Antananarivo, scene life and rooftops

 

Radyonun tamamen Türkiyeli hayırsever insanların bağışları ile kurulmuş olması çok önemli ve kayda değer bir gelişmedir. Madagaskar’da tarihi bir öneme sahip 400 STK yardım faaliyetinde bulunuyor. Bu sayı oldukça az ve yetersiz bunların 25 tanesi Müslümanlar tarafından kurulmuş fakat aktif olarak çalışan sadece 5 adet STK bulunmaktadır.

 

Madagaskar genelinde 5100 küçüklü büyüklü mescit var. İnsanlar ibadetlerini rahatlıkla yapabiliyorlar. Burada en büyük sorun olarak eğitim göze çarpıyor. Müslüman gençlerin en büyük hayali ise Türkiye’de okumak…

 

Zengin tabiatın içinde yüzen fakir manzara

 

Afrika’nın en fakir ülkelerinden biri olan Madagaskar, uluslararası yardım kuruluşlarının proje ve program uyguladığı ülkelerin başında gelmektedir. Ülkenin ekonomik temel kaynakları; ziraat, hayvancılık, ağaç, kahve, çay, tütün, vanilya, karanfil, biber, tıbbi bitkiler gibi tabii kaynaklardır. Son yıllarda dünya botanikçilerinin ilgi odağı haline gelmiştir Ada.

 

Yeraltı kaynakları açısından zengin bir potansiyele sahiptir; altın, gümüş ve değerli taşlar yabancı firmalarca işletilmektedir. Çok geniş verimli toprakları tropikal iklimi ile birlikte zengin bir bitki örtüsüne sahip Madagaskar bakir ve çok büyük potansiyele sahip olmasından ötürü küresel güçlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Sosyal hayat ve ekonomik fotoğraf çok büyük uçurumların olduğunu gösteriyor.

 

Antanànarìvo is the capital of Madagascar, in Antananarivo province

 

Madagaskar’da 6 eyalet var; ama kabilelerin sayısı 18… Devlet yöneticileri, 18 koloniden oluşan bu altı eyalete ABD’de olduğu gibi daha fazla yetki verip federal bir yönetim oluşturma çabasında! Onlarca siyasi partiye sahip olan ülkede en büyük sorunu göçlerle artan nüfuz oluşturuyor. Kentlerdeki bu yoğun nüfusla yaşanan çevre sorunları ve kirlilik ise ülkenin ikinci büyük sorunu.

 

“Fady” ve “Sambatra”

 

“Fady”, Madagaskar’da günlük yaşamı belirleyen inançların bütünüdür. “Tabu” anlamına geliyor ve çeşitli gruplara ayrılıyor. Örneğin, ölmüş aile büyüklerinin yaşayanlar üzerindeki güçlü etkisine “Razana” denir. Aile büyükleri, en iyisini bildikleri için, onlar ne derlerse yapılıyor ve onlara asla kızılmıyor. Fady’leri kızdırmanın gazap sebep olacağını düşünüyorlar. Fady’ler ise çok çeşitli: Yatağın evin kuzeydoğu köşesine konulması, evdeki iki kapıdan sadece birinin kullanılması, diğerinin ise sadece ölen kişiyi evden dışarı çıkartmak için açılması gibi… Bu ve benzeri onlarca hurafe animist halkın zihnini tamamen esir almış durumda.

 

 

Güneyde yaşayan fakat bugün İslam’ı tamamen unutmuş halk üzerinde de bu hurafeler egemen durumda. Örneğin, “Fady”nin emri gereği, Sambatra yani sünnet, Cuma ile başlayan bir yılda yapılmak zorunda. Aksi halde uğursuzluk yaşanabilir. Cumaya denk gelmesi çok uzun yıllar geçmesini gerektiriyorsa, bu durumda Çarşambayla başlayan yıllarda sünnete uygun oluyor. Ben sünnet dersem, siz hemen öyle on dakikalık, bilemediniz yarım saatlik ufak bir operasyon sanmayın. Buralarda sünnet, sekiz gün süren bir törenler dizisi demektir. Hele bir zamanlar, tam bir ay sürüyormuş.

Günde üç öğün pirinç pilavı

Pirinç ve “zebu” ada halkının vazgeçilmek tutkusu. “Zebu da ne?” diyeceksiniz. Madagaskar’ın inek ve öküzlerine verilen ad! Adada, uzak doğu Asya’da olduğu gibi herkes her öğün pirinç yemek zorunda hissediyor kendini. Özellikle başkent insanı için deniliyor ki; eğer üç öğün sofrasında pilav yoksa yemek, yemek olmamış sayılıyor. Pilav demek zor yediklerine; çünkü pirinç olduğu gibi kaynatılıyor; Yağ yok! Bizim kültürümüzde buna “lapa” deniyor. Madagaskar’da bu denli önemli bir yere sahip pirinç. Madagaskar’da uçsuz bucaksız pirinç tarlaları var. Pirinç, bu ülke ekonomisinde çok önemli bir yere sahip. Sulak arazi haline getirilmiş binlerce hektar pirinç tarlası…

Madagaskar’da pirinç tarlaları arasında, var güçleriyle çalışan insanlar dikkatlerden kaçmıyor. Pirinçleri biçiyor ve demet demet yığınlar oluşturuyorlar. Kadını erkeği hummalı bir çalışma içerisinde. Onlar için pirinçsiz bir yaşam asla düşünülemiyor. Onunla hem karınlarını doyuruyorlar hem de para kazanıyorlar. Yağan yağmurlar onları işlerinden asla alıkoymuyor. Kurdukları basit bir düzenekle pirinçleri saplarından ayırıyorlar. Tanecikleri de hemen asfaltın kenarına kuruması için seriliyor. Yol boyları kuruması için serilen pirinçlerden geçilmiyor. Yıllardır ormanlar yakılıp yok edilerek pirinç tarlaları oluşturulmuş. Bu arada itibar adına fazla zebu beslemek için otlak gerekiyor. Tabiî yine ormanlar ve çalılıklar yakılıyor.

Ada halkının cangıllar içinde yetişen ağaçlardan birine çok önem veriyorlar: Baobab ağaçları. Halkın “şişe ağaç”, “tepe taklak ağaç” ya da “fil ağacı” gibi isimler taktığı baobab ağacı, bölge insanı tarafından kutsal kabul ediliyor. Ağaçların ömrü ise iki, üç hatta beş bin yılı buluyor. “Baobab” kelimesi Arapça’da “çok tohumlu meyve” anlamına geliyor. Madagaskar’a özgü bu ağaçların sekiz türü bulunuyor. Gövdeleri lifli ve süngersi bir yapıda ve sula ile dolu olduğu için baobablar ateşe karşı dayanıklı oluyorlar. Bu yüzden pirinç tarlası açmak amacı ile ormanlar yakıldığında, diğer tüm bitkiler yok olurken bu dev ağaçlar ayakta kalabiliyorlar.

Anlatacak çok şey var bu gizemli ada ile ilgili… Lakin artık ayrılık vakti geldi yaklaştı. Sıcakkanlı ülke insanı ile vedalaştıktan sonra ayrılıyoruz… Gözlerimiz ise yedi canlı baobab ağaçlarını, çift ayak üzerinde zıplayan beyaz lemurları, sarı çizgili güzel kaplumbağaları ve rengâ renk çiçekleri ile süslü kızıl adaya son kez gökyüzünden bir veda bakışıyla göz kapaklarını açıp kapatarak el sallıyor...

 

Ülkenin kimlik kartı:

 

Ülke adı: Resmi tam adı: Madagaskar Cumhuriyeti
Yönetim biçimi: Cumhuriyet
Başkent: Antananarivo
İdari bölümler: 6 eyalet; Antananarivo, Antsiranana, Fianarantsoa, Mahajanga, Toamasina, Toliara
Bağımsızlık günü: 26 Haziran 1960 (Fransa'dan)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 26 Haziran (1960)
Anayasa: 19 Ağustos 1992
Nüfus: 19,095,469 (2007 tahmin)
Yüzölçümü: 587,040 km²
Nüfusun etnik dağılımı: Malaya-Endonezyalı (Merina ve Betsileo'yu kapsamaktadır), Cotiers (Afrikalılar, Malaya-Endonezyalı ve Arapların karışımından ortaya çıkmış olan soy - Betsimisaraka, Tsimihety, Antaisaka, Sakalava), Fransız, Hint, Creole, Comoran
Din: Yerel inançlar %50, Hıristiyan %40, Müslüman %10
Diller: Fransızca (resmi), Malgaş (resmi)
İhracat: 993.5 milyon $ (2006)
İhracat ürünleri: Kahve, vanilya, kabuklu deniz mahsulleri, şeker, pamuk, krom, petrol ürünleri
İhracat ortakları: Fransa %31.5, ABD %31, Almanya %8.8 (2005)
İthalat: 1.544 milyon $ (2006)
İthalat ürünleri: Ara mallar, yatırım malları, petrol, tüketim malları, gıda
İthalat ortakları: Fransa %16.7, Çin %10.6, Iran %8, Moritanya %6.6, Hong Kong %5, Güney Afrika %4.9 (2005)
Doğal kaynakları: grafit, krom, boksit, tuz, kuvars, asfalt kumları, değerli taşlar, mika, balık, hidro enerji
Para birimi: Madagaskar ariary (MGA)
Telefon kodu: 261
Internet kısaltması: .mg
Internet kullanıcıları: 1.900,000 (2006)

 

 

TÜM MADAGASKAR FOTOLARI İÇİN TIKLAYIN:

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?