banner15

Beyaz Saray'da Casusluk Skandalı

ABD tarihinde ilk kez, Beyaz Saray'da görev yapan birinin casusluk yaptığı ortaya çıktı. Savunma Bakanlığı’nda bir dönem görev yapan bir uzman da, İsrail için casusluk yaptığını açıkladı. İsrail ise iddialarla ilişkisi olmadığını savundu.

Beyaz Saray'da Casusluk Skandalı

ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI), eski bir deniz piyadesi hakkında, ''Beyaz Saray'da ABD Başkan Yardımcısı'nın yanında çalışırken aldığı gizli bilgiyi Filipinli yetkililere verip vermediği'' konusunda soruşturma başlattığı bildirildi. ABD'de daha önceleri çeşitli kurluşlarda ortaya çıkan casus skandalı bu sefer Beyaz Saray’da patlak verdi. Filipinler asıllı 46 yaşındaki deniz piyadesi Leandro Aragoncillo, ABD Başkanı Yardımcısı Dick Cheney’in ofisinden Filipinler Devlet Başkanı ile ilgili bilgileri çalmak ve bunları devlet başkanına muhalif politikacılara vermekle suçlanıyor. Başkan Yardımcısı’nın ofisinde görevli Aragoncillo’nun bir dönem eski başkan Clinton’ın yardımcısı Al Gore ve Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile ulusal güvenlik danışmanı olduğu dönemde çalıştığı da belirtiliyor.
1999-2001 yılları arasında Beyaz Saray’da çalıştığı belirtilen Aragoncillo, buradaki görevinden ayrıldıktan sonra FBI’da çalışmaya başlamış ve kurumun New Jersey’deki bürosunda tutuklanmıştı. Yetkililer şimdilerde Aragoncillo’nun böyle bir işe nasıl atandığını ve uzun bir süre denetlenmeden nasıl böyle bir şey yapabildiğini araştırıyor. FBI ve CIA’in açıklamalarına göre ülke tarihinde ilk kez böyle bir durumla karşılaşılıyor.
 
Bir skandal da Pentagon'dan

ABD Savunma Bakanı'nın bürosunda eskiden analizci olarak çalışan 1 kişi, gizli savunma bilgilerini bir İsrail lobi grubunun yetkililerine ve İsrail'in Washington Büyükelçiliği'nden bir diplomata verdiğini kabul etti. Lawrence Franklin, savcılıkla vardığı anlaşma çerçevesinde ayrıca yasalara aykırı olarak evinde gizli belgeler bulundurduğunu da itiraf etti. İsrail ise olayla bir ilgisi olmadığını ileri sürdü. Savcılığın, soruşturmadaki diğer 2 sanığa karşı ifade vermesi karşılığında, 25 yıla kadar hapse mahkum edilebilecek Franklin'in cezasında indirim yapmayı ve cezasını daha rahat koşullardaki bir cezaevinde geçirmesini sağlamayı kabul ettiği bildirildi. Davadaki diğer sanıklar, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) 2 eski yetkilisi Steven Rosen ve Keith Weissman ise suçlamaları reddetti.
AIPAC, daha önce suçlamalara karşı savunduğu Rosen ve Weissman'ı geçen Nisan ayında işten çıkarmıştı. Franklin mahkemeye verdiği ifadede 2002'nin başından 2004'e kadar görüştüğü iki AIPAC yetkilisine ABD ulusal savunması ile ilgili bilgiler verdiğini, İsrail Büyükelçiliğinden bir diplomatla Ağustos 2002'den haziran 2004'e kadar yaptığı 9 görüşmede de, alma iznine sahip olmadığı gizli bilgileri bu diplomata verdiğini kabul etti. Franklin, İsrail hükümetinin bu bilgilere zaten sahip olduğunu düşündüğünü belirterek, ''O bana, benim ona verdiğimden daha fazla bilgi verdi'' dedi.
       
İsrail iddialara reddetti
   
Bu arada, İsrail Parlamentosu Savunma Ve Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Yuval Steinitz, İsrail'in Frdanklin'in yaptıklarıyla ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını ileri sürdü. Ordu Radyosu'na yaptığı açıklamada, ''Çok açık biçimde İsrail'in ABD içinde veya ABD'ye karşı casusluk yapmadığını söylüyorum'' diyen Steinitz, ABD ziyaretinden yeni döndüğünü ve bu konunun görüşmelerde hiç gündeme getirilmediğini söyledi. Olayla ilgili dava, 3 Ocak 2006'da başlayacak.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48