banner39

Bilimadamlarından korkutan deprem açıklamaları

Dünyayı kasıp kavuran depremler üzerine açıklama yapan bilimadamları bunların başlangıç olabileceğinde hemfikir.

Arşiv 05.10.2009, 10:10 05.10.2009, 10:16
Bilimadamlarından korkutan deprem açıklamaları


Güneydoğu Asya ve Güney Asya geçen haftayı felaketlerle geçirdi. Filipinler'de tayfun, Samoa'da deprem ve tsunami, Sumatra'da şiddetli deprem yaşandı. Bilim adamları ise afetlerin bir son değil başlangıç olduğu konusunda hemfikir.

400'ü aşkın can alan Ketsana'nın vurduğu Filipinler'de, dün Parma tayfunu ve 6.5'lik deprem, Tonga ve Samoa'da 6.3'lük yeni depremler yaşandı.

Singapur'daki Nanyang Üniversitesi'nden Sismolog Karry Sieh, 200 yılın en büyük afetleriyle karşı karşıya olduğumuzu iddia etti. Sumatra'daki Talang, Tandikat ve Merapi volkanlarındaki hareketliliğe dikkat çekti.

Tayfunlar ve volkanik patlamalar Samoa ve ABD'de depremler Bilim en kötü depremin adresini verdi

Pasifik tektonik tabakasındaki hareketliliğin yol açtığı doğal afetler sonucu son bir haftada 2 bin kişi yaşamını yitirdi.

AKDENİZ KIYILARI TEHLİKEDE

Prof. Sieh, "Sumatra'nın önündeki Pasifik tektonik tabakası Endonezya'nın üzerinde bulunduğu Sunda levhası altında itiliyor. Levha bir yılda 8 santim çöktü. Yeraltındaki hareketlilik büyük felaketlere gebe. Plaka 10 metre çöktüğünde diğer fayları herekete geçirecek" diye konuştu.

Peki dünyadaki en riskli bölgeler nereler? Alman Jeolojik Araştırmalar Merkezi'nden Prof. Rainer Kind (66), "İstanbul'u büyük deprem bekliyor" dedi. Kuzeydoğu Anadolu fayı gerilim yaratıyor. İstanbul'un dışında Türkiye'nin Akdeniz kıyılarından Tibet'e kadar tüm bölge tehlikede" dedi.

JAPONLARDAN UYARI

Japonya'daki Tohoku Üniversitesi Afet Araştırma Kontrol Merkezi Müdürü Prof. Dr. Masato Motosaka, 10 yıl aradan sonra geldiği Adapazarı'nda orta düzeydeki binaların yerine 2 katlı binaların yapıldığını görünce büyük şok yaşadığını söyleyerek, "Binaların bitişik nizam olması yıkıma neden oluyor. İki binanın birbiri ile çarpışması (çekiç etkisi) sonucu yıkımlar oluyor. Kolonların çoğu dikdörtgen şeklinde yapılıyor. Binaların yatay yöndeki hareketlerinin eşit kuvvette olması lazım. Türkiy'ede buna dikkat edilmiyor. İki yöndeki kuvvetlerin eşit olması gerekiyor. Bu kare şeklinde kolanlar yapılarak aşılabilir.. Kolonu çevreleyen etriyelerin daha sık örülmesi gerekiyor" dedi.

 

 

Kaynak: Ajanslar

banner53
Yorumlar (0)
27
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?