Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Hicaz Demiryolları

Hicaz demiryollarının yapımına engel olan isimler ve olaylar soruşturuluyor.

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Hicaz Demiryolları

Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Şerif Hüseyin'in Haziran 1916'da İngilizlerle anlaşarak isyan etmesi, Hicaz demiryollarının sonunu hazırlamıştır. Hicaz demiryolları üzerindeki Osmanlı hakimiyetinin son bulması ise 10 Ocak 1919'da Medine'nin teslim olmasıyla gerçekleşmiş, tamamlanmasından bu zamana kadarki kısa süre içerisinde de, önemli askeri, siyasi ve iktisadi sonuçlar doğurmuştur.

Hicaz demiryolu, I. Dünya Savaşı ve Hicaz İsyanı sırasındaki nakliyat ve askeri operasyonlarda önemli bir ulaşım aracı olmuştu. Hicaz bölgesine ve Yemen'e asker, silah, malzeme ve erzak sevkiyatı bu yol üzerinden yapılmştı. Örnek vermek gerekirse, 1910 yılında demiryolu kullanılarak bölgeye 77 bin, 1914 yılında ise 147 bin asker sevk edilmişti. Ancak o dönemde çeşitli sıkıntılarla da karşı karşıya kalınmıştı. Kömür bulunamadığından lokomotifler odunla çalıştırılmış, yağ sıkıntısı ve artan bedevi saldırıları da trenlerin hızlarını önemli ölçüde düşürmüştür. Tüm bu sıkıntılara rağmen demiryolu, Sina, Suriye ve Filistin cephelerine yardım gönderilmesinde ve özellikle Medine'nin Şam ile bağlantısının devam etmesinde ciddi rol oynamıştı.Yine, Medine'nin 1919 başına kadar kuşatmaya dayanmasında da hattın önemli bir payı vardır.

Hicaz demiryolu hattı, I. Dünya Savaşı'ndan önce, sivil taşımacılıkta da önemli bir yere sahipti. 1910 yılında trenle seyahet eden yolcu sayısı 168 bin iken, bu rakam savaştan bir yıl önce yani 1913'te 232 bin yolcuya ulaşmıştı. Ayrıca ekonomik faaliyetlerde de önemli rol oynayan demiryolu hattı, 1913 yılında 112 bin ton yük taşımıştı. Hattın işletmeye açılmasından sonra Filistin'in Hayfa kenti önemli bir ihracat-ithalat şehri haline gelmiş, yine demiryolu etrafındaki bir çok şehir, kasaba ve köy, ekonomik olarak gelişme imkanı bulmuştu.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra demiryolu Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Filistin sınırları içerisinde kalarak dört kısma ayrıldı. Hayfa-Semah hattı Filistin sınırları içerisinde, Müdevvere-Medine hattı Haşimi Krallığı ve daha sonra Suudi Arabistan sınırları içerisinde, Şam-Semah arasındaki hat Suriye sınırları içerisinde, Der'a Müdevvere hattı ise Ürdün sınırları içerisinde kalmıştı. Böyle olunca da İngiliz ve Fransızlar, mandaları olan Ürdün, Suriye ve Filistin'deki hatlarının idaresini almış oldular.

1948 yılında Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye yönetimleri ile demiryollarının yeniden yapımını görüşmek üzere bir komite oluşturdu. Ancak bu komitenin çalışmaları, Arap-İsrail anlaşmazlığı sebebiyle başarıya ulaşamadı. İngiltere, Filistin meselesinden dolayı gücendirdiği Arapları memnun edebilmek için yeniden yapım işlerini üstlenmiş ancak 1967 Arap-İsrail Savaşı sebebiyle bu da başarısızlığa uğramıştı.

Hattın Suriye ve Ürdün bölümlerinde yolcu ve eşya taşımacılığı kısmen de olsa sürmüş, 1975'te Ürdün, Akabe Limanı'na kadar uzanan yeni bir hat inşa etmiştir. Suudi Arabistan sınırları içinde kalan kısım ise maalesef atıl bir durumda olup, istasyonlar da metruk bir vaziyettedir.


 

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2019, 14:51
banner53
YORUM EKLE

banner39