banner39

BM raporu: Yunanistan krizi AB'yi tehdit ediyor

BM, "2010 Dünya Ekonomik Durumu ve Görünümü Raporu" Yunannistan krizini AB'yi tehdit ettiği belirtildi.

Arşiv 27.05.2010, 01:11 27.05.2010, 12:09
BM raporu: Yunanistan krizi AB'yi tehdit ediyor


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Birleşmiş Milletler (BM), dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3 oranında, 2011 yılında ise 3,1 oranında büyümesinin beklendiğini bildirdi.

BM, "2010 Dünya Ekonomik Durumu ve Görünümü Raporu"nu, bu yılın gelişmelerine göre yenilemeler yaparak bugün düzenlenen basın toplantısıyla yeniden yayınladı. Rapora göre, 2009 yılındaki yüzde 2 oranındaki daralmanın ardından bu yıl dünya ekonomisinde yeniden canlanma ve toparlanma süreci başladı, ancak ekonomik toparlanma halen yavaş seyrediyor.

Raporda, dünya ekonomi krizine karşı alınan mali teşvik paketlerinin ardından pek çok ülkenin ekonomisinin 2009 yılının sonlarında ve 2010 yılının başlarında büyümeye yöneldiği, bu yüzden BM'nin dünya ekonomik durumu raporunda iyileştirme yapma gereği hissettiği bildirildi. Ancak bu iyileşmeye rağmen istihdam kaybının ve ekonomik durgunluğun yarattığı zararın telafi edilmesi için dünya ekonomisinde daha fazla iyileşmenin sağlanması gerektiği vurgulandı.

BM raporunda, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İrlanda'nın kamu maliyelerinin hızla bozulduğu, Yunanistan'daki mali krizin tek bir ülkedeki sorundan tüm avro alanını tehdit eden krize dönüştüğü, bu yüzden ekonomik toparlanmanın daha çok gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümelerine dayanacağı kaydedildi.

Raporda, ABD'nin derin ekonomik durgunluktan çıktığı, 2009 yılının ikinci yarısında ekonomisinin yeniden büyümeye başladığı belirtildi. ABD'nin 2010 yılında yüzde 2,9 oranında, 2011 yılında ise biraz daha az, yaklaşık yüzde 2,5 oranında büyümesinin öngörüldüğü kaydedildi.

Geçen yıl yüzde 5 oranında küçülen Japonya'nın ekonomisinin, 2010 ve 2011 yıllarında ise yüzde 1,3 civarında büyümesinin beklendiği bildirildi.

Rapora göre geçen yıl yüzde 4 oranında daralan Batı Avrupa ülkeleri (15 AB ülkesi) ekonomilerinin bu yıl yüzde 0,9 oranında, 2011'de ise yüzde 1,7 oranında büyümesinin öngörüldüğü belirtildi. Bu kapsamda Yunanistan'ın ekonomisinin de önümüzdeki 2 yıl içinde ekonomik bunalım içinde olmaya devam etmesi bekleniyor.

Güneydoğu Avrupa ülkelerindeki ekonomik büyümenin ise 2010 yılı nda yüzde 1,1 oranında, 2011 yılında ise yüzde 3 olması bekleniyor.

Güney Asya ülkelerinde 2009 yılının ortalarından itibaren ekonomik faaliyetlerin güçlendiği bildirilen raporda, bu dönemde özellikle Hindistan'da ekonomik büyümenin yüzde 7 oranına çıktığının altı çizildi. Güney Asya ülkelerinin ekonomilerinin 2010 yılında yüzde 6,5 oranında, 2011 yılında ise yüzde 6,9 oranında, Çin'in aralarında bulunduğu Doğu Asya ülkelerinin ise 2010 yılında yüzde 7,3 oranında, 2011 yılında ise yüzde 6,9 oranında büyümesinin beklendiği bildirildi. Raporda Çin'in ekonomisinde bu yıl yüzde 9,2 oranında, 2011'de ise yüzde 8,8 oranında büyük bir artış sağlamasının beklendiği belirtildi.

Rapor, Afrika ülkelerinin 2010 yılındaki ekonomik büyümesinin yüzde 4,7, 2011'de ise yüzde 5,3 oranında, Latin Amerika ülkelerinin 2010 yılındaki büyümesinin yüzde 4, 2011'de ise yüzde 3,9 civarında olacağını yazdı.

Raporda dünya işsizlik sorununun devam ettiği, özellikle gelişmiş ülkelerde kamu açıklarının ve borçlarının yükseldiği, döviz kurlarında oynaklık ve belirsizlik yaşandığı, bunun da küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.

İspanya başta olmak üzere ABD, Fransa, Almanya, İngiltere ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerde işsizlik oranlarının yüksek olduğu belirtilen raporda, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu G20 ülkelerinin kamu açıklarının 2008'deki küresel ekonomik krizin ardından büyük oranda kötüye gittiği, bu ülkelerin kamu borçlarının da giderek yükseldiği, bu kapsamda en kötü durumda Japonya'nın bulunduğu bildirildi.

Raporda sorunlarla başetmede uluslararası siyasi koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası mali yapının da reformdan geçirilmesi gerektiği kaydedildi. 
 
 

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?