Bush ve Papa'nın kutsal ittifakı mı?

ABD Başkanı Bush ile Hristiyan aleminin lideri Alman kökenli Papa 16. Benedict ne yapmak istiyor?

Bush ve Papa'nın kutsal ittifakı mı?

ABD Başkanı George W. Bush, 11 Eylül 2001 saldırılarının yeniden tartışıldığı şu günlerde, “dini içerikli” bir konuşmayla tekrar dikkatleri üzerine çekti. Bush, “uluslararası teröristlerle ABD’nin mücadelesi” ile eşzamanlı olarak, dini adanmışlığın “Üçüncü Uyanışı”nı yaşadığını anlatarak, bu savaşı bir kez daha “iyilik ve kötülük arasındaki mücadele” olarak nitelendirdi. Bush, bir grup muhafazakâr gazeteciye yaptığı açıklamada, insanların artık dini inançlarını daha açıkça ifade ettiğini söyleyerek, bunun “tarihteki dini uyanışlara benzer bir sürecin işareti olabileceğini” söyledi.

Birbuçuk saat süren sohbet toplantısında, ABD Başkanı, “Amerika’da ben dahil pek çok insan, bunu [terörle mücadele] iyilik ile kötülük arasında bir mücadele olarak görüyor. Elliler ile altmışların kültürü arasında çok ciddi bir fark vardı. Sanırım burada da bir değişim var. Bana öyle geliyor ki Üçüncü Uyanış’ın eşiğindeyiz” dedi. “Birinci Uyanış”, 1730-1760 yıllarında dinciliğin Amerika’daki kolonilerde hızla yayılmasına işaret ederken, “İkinci Uyanış”ın 1800-1830 yılları arasında meydana geldiği varsayılıyor. ABD Başkanı Bush, 2001 yılında, “terörle mücadele”yi tanımlarken “Haçlı Seferi” ifadesini kullanmıştı.
 
Papa'dan Hz. Peygamber'e hakaret
 
11 Eylül vesilesiyle dikkat çekici bir demeç de, Papa 16. Benedict’ten geldi. Alman kökenli Papa, “cihad” fikrinde ifadesini bulan şiddetin “Tanrı’nın planına aykırı” olduğunu söyledi, ancak bu arada Batı’daki laikliği de eleştirmeyi ihmal etmedi. Papa, “Batı, mantığa öyle teslim olmuş ki, İslam onu anlayamıyor” diye konuştu. Papa Benedict, Almanya’da bir üniversitede yaptığı konuşmada, İslam dünyasının tepkisini çekecek ifadeler kullanmaktan da çekinmedi. Papa, 14. yüzyıldaki Bizans İmparatoru 2. Manuel Paleologus’tan şu alıntıyı yaptı: “Muhammed’in getirdiği yeni bir şey gösterin. Bulacağınız tek şey kötülük ve insanlık dışılıktır; mesela, vazettiği inancı kılıç yoluyla yayma emri.” Papa, bu alıntıdan sonra, “şiddet yoluyla İslam dinine geçmenin hem mantığa, hem Tanrı’nın doğasına aykırı olduğunu” ekledi.
 
Laikliğe eleştiri
 
Ancak Papa, sadece İslamiyet’i değil, Batı toplumlarındaki laikliği de eleştirdi. Avrupa toplumlarının laiklik nedeniyle “gerçekliği tam olarak kavramaktan uzaklaştığını” öne süren Katolik lider, bu nedenle “inancın temel olduğu kültürlerle diyaloğun da imkansız hale geldiğini” savundu. Papa, en büyük endişesinin, “Batı’nın, dini mantık alanından dışlaması” olduğunu ifade etti. Ayrıca, ateizmin kökeninde “Tanrı’dan korkmanın” yattığını ileri sürdü. Konuşmayı yorumlayan La Repubblica gazetesi uzmanı Marco Politi, Papa’nın “İslam’ın saldırgan yüzüne yönelik derin güvensizliğini” dile getirdiğini söyleyerek, “2. Jean Paul için; Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların aynı tanrıya tapındığı fikri çok önemliydi. Benedict ise bu fikre kapıları kapatıyor” değerlendirmesini yaptı.
Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37