banner27

Çeçenya, Çeçenler için hâlâ 'kara delik'

Çeçenistan'da araştırma yapan Memorial'a göre, 2002'den bu yana binlerce Çeçen kaçırıldı.

Çeçenya, Çeçenler için hâlâ 'kara delik'

Rusya'ın saygın insan hakları örgütü Memorial, Çeçenya'da adam kaçırma olaylarında düşüş olsa da hala ciddi sorun olmaya devam ettiğini açıkladı. Memorial temsilcisi Dmitri Gruşkin dün Rus medyasına yaptığı açıklamada, Çeçenya'nın sadece yüzde 25-30'unda yaptıkları çalışmalardan, son dört yılda 1948 kişinin kaçırıldığı sonucunu çıkardıklarını söyledi."Gözlemlerimiz 2006'de geçen seneye göre kaçırılan insan sayısında azalma olduğunu gösteriyor, ancak bu problem halen güncel. Bu problemin çözümü için çok az şey yapılıyor" diyen Gruşkin'in verdiği bilgilere göre, 2002'den bu yana Çeçenya'da 1948 kişi kaçırıldı. Bunlardan 685'i serbest bırakıldı, 189'ü öldürüldü, 1040 hakkında henüz haber yok ve 34'ü hapishanelerde tutuluyor.

Ocaktan beri Çeçenya'da kaçırılan insan sayısı ise 143 olarak tespit edildi. Bunların 70'i bırakıldı, 8'i öldürüldü, 54'ü ortadan kayboldu, 11'i hapishanede. Gruşkin, yürütülen çalışmaların Çeçenya'nın geneline yayıldığı takdirde bu rakamların daha da artacağını kaydetti.

Nobel’i kaçıran Yusupova: Çeçenya'da değişen bir şey yok

Bu yıl Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Memorial İnsan Hakları Merkezi’nden 46 yaşındaki Çeçen asıllı Lidiya Yusupova, Rus gazeteci Anna Politkovskaya’nın Çeçenya ile ilgili yazılarından dolayı öldürüldüğünü söylerken, savaşın hala sürdüğünü, cumhuriyetteki cilalı imar operasyonlarının bu gerçeği değiştirmediğini kaydetti.

 

lidiyayusupova
Lidiya Yusupova

 

Alman Der Spiegel dergisine konuşan Yusupova, Rus yanlısı Çeçen yönetim eliyle Çeçenya'nın yeniden işgal edilmesinin istikrar anlamına gelmediğini vurgulayarak, cumhuriyette hala silahların susmadığını, Rus kontrol noktalarına baskınlar düzenlendiğini ve insanların ortadan kaybolduğunu anlattı. Yusupova, "Ben insanların hukuksal garantisinin olmadan yaşadığı bir yerde yeni evlerin ve caddelerin yapılıyor olmasını istikrar olarak adlandırmazdım" dedi.

 

 

Yusupova Çeçenya'daki deneyimlerini şöyle aktardı: "Son birkaç yıldır Caharkale'deki Memorial'in ofisinde çalışırken Kafkasya'da insan hakları ihlalleri ve işkencelerle ilgili materyaller topladım. Bazı kurbanları mahkemede savundum. Bana işkence ve baskılarla ilgili bilgi veren bazı insanlar beklenmedik şekilde ortadan kayboldu. Onların çoğunluğu köken olarak Çeçenya'nın güneyindeki dağlık bölgelerden idi."

 

Yusupova, Çeçenya'daki problemin çözülmesi için orada suç işleyen herkesin, işlediği suçun cezasını görmesi gerektiğini belirterek, "Kimin işlediğine bakmaksızın işlenen tüm suçlar cezalandırılmalıdır. 1994 yılından 1996 yılına kadar devam eden birinci Çeçen savaşı hukuki olarak detaylıca incelenmeli. Maalesef Moskova'daki siyasiler buna hazır değil" ifadesini kullandı.

 

'Ya alçak ya da pasif olacaksın'

 

 

Gazeteci Anna Politkovskaya'nın ölümü ile ilgili olarak Yusupova, işlenen suçun doğrudan Politkovskaya'nın profesyonelce çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Yusupova "O daha önceden de bu tür makaleler yazıyordu. Ama daha önceleri hükümetin şimdiki sistemi bu kadar güçlü değildi. Daha önceleri toplumun tepkisi daha yapıcı idi. Şimdi maalesef toplum hiçbir şekilde etkili olmuyor. Politkovskaya'nın öldürülmesi, aslında Çeçenya'da gerçekte neler olduğuna ışık tutan herkesi korkutmaya yönelik bir eylem. Politkovskaya'nın davasını devam ettirme sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Bu benim için vicdani bir dava" diye konuştu. Yusupova Kavkazki Uzel'e verdiği röportajında ise "Rusya'da ya ölü, ya alçak yada pasif bir varlık olacaksın, burada insan olmana müsaade edilmez" dedi.

 

Kaynak: Dünya Bülteni ve Ajans Kafkas

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25