'CHP iptal davası açamaz; çünkü...'

CHP'nin değişiklik paketini Anayasa Mahkemesi'ne götürebilmesi için önce referandum gerekiyor.

'CHP iptal davası açamaz; çünkü...'

Emekli Danıştay Üyesi Doçent Doktor Muammer Oytan, Star gazetesinde kaleme aldığı açıklamada, CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne gidemeyeceğini belirtti. 

Doç. Dr. Oytan'a göre, CHP'nin Anayasa reformunu Anayasa Mahkemesine götürebilmesi için paketin öncelikle yürürlüğe girmesi gerekiyor. Anayasa Mahkemesi yürürlükte olmayan bir düzenlemeyi iptal edemez diyen Oytan bunun için halkoylamasının sonucunu beklemek gerektiğinin altını çiziyor.

İşte Oytan'ın konuyla ilgili çarpıcı yazısı: "Parlamento'da yapılmakta olan Anayasa değişikliği çalışmaları devam ederken, bazı siyasi partilerin yetkilileri tarafından, 330-367 arasında oy alarak kabul edilen maddeler hakkında referandumun yapılacağı tarihe kadar geçecek yasal sürede Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa değişiklik metnini, “halkoyuna sunmak üzere” Resmi Gazete'de yayınlar yayınlamaz AYM'de iptal davası açılacağı ilân edilmektedir. Böyle bir davanın açılması, Anayasa hükümleri karşısında hukuken mümkün müdür? Bu soruya doğru bir cevap verilebilmesi için, öncelikle, anayasa değişikliklerinin, daha doğru ve genel bir ifade ile kanunların, anayasaya uygunluk denetimine tâbi tutulmasına dair sistemlerin bilinmesinde yarar vardır. Bu konuda iki ana sistemden söz edilebilir:

148'İNCİ MADDEYE AYKIRI


Anayasa değişikliklerinin 367 ve üzerindeki oy sayısıyla kabul edilen ve fakat halkoyuna sunulmadan, yürürlüğe sokulmak amacıyla Resmi Gazete'de yayımlanmış olan anayasa değişikliğine dair kanunların, şekil yönünden anayasaya uygunluk denetiminde de durum aynıdır. Ancak bunlarda def'i yolu kullanılamaz. Anayasanın 148. maddesinde “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin, TBMM İçtüzüğünün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.” denilmektedir. Bu maddede bahsedilen kanun veya anayasa değişikliği metni, Cumhurbaşkanı tarafından gerekli görülürse, anayasanın imkân verdiği veto edilmesi veya referanduma sunulması gibi yollar da kullanıldıktan sonra Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulmuş metinlerdir. Bugüne kadar teoride de, uygulamada da, kuruluşundan beri AYM bu metinleri böyle anlamıştır. Aksine bir anlayış ve uygulaya Muhittin Taylan, Kâni Vrana, Ahmet Boyacıoğlu, Avni Givda, Bülent Olçay, Semih Özmert, Muammer Yazar v.b. gibi büyük hukukçuların Başkanlıkları ve üyelikleri zamanında, 12 sene kesintisiz raportörlük yaptığım yıllarda, gerekse daha sonraki görevlerim esnasında şahit olmadım.

O halde 330-367 arasında oy alarak kabul edilmiş olan maddelerin henüz referanduma sunulmadan ve yürürlüğe girmeden; sadece halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazete'de yayınlanmasını müteakip 10 gün içinde iptal davası açılabileceği görüşüne katılmak mümkün değil.

Çünkü : 1-) Parlamento'da 330-367 arasında oyla kabul edilmiş maddelerin Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Gazete'de yayımlanması; metnin, yürürlüğe sokulması amacıyla değil; referanduma sunulacak olan metnin halkın oylayacağı metin hakkında aydınlanması amacıyladır. Bu konuyu hükme bağlayan Anayasa'nın 175. maddesinin 4 ve 6. fıkralarında bu husus yoruma ihtiyaç hissettirmeyecek ölçüde açıktır: Madde 175/4: “Meclisce, üye tam sayısının 5'te 3 ile veya 3'te 2'den az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazete'de yayımlanır!.”

REFERANDUM SONUCUNU BEKLE

2-) Madde 175 /6: “Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.” Bu ne demektir? Halkoylamasına sunulmuş olan kanunun henüz yürürlüğe girmemiş olması demektir. Yürürlüğe girebilmesi; halkoylamasında, ancak ve mutlaka, geçerli oyların yarısından fazlasının kabul oyu olması şartına bağlı olması demektir. Şu halde, henüz referandum sonuçlanmadan, sırf Resmi Gazete'de yayımlandığı için, AYM'ye iptal davası açılması mümkün değildir: Tıpkı, Parlamento'da kabul edilmesine rağmen, Cumhurbaşkanı tarafından bir defa daha görüşülmesi için Meclis'e geri gönderilmiş olan bir kanun hakkında açılamayacağı gibi.

Gerek Parlamento'da 330-367 arasında oy almış olan madde metinleri, gerekse Cumhurbaşkanınca, bir defa daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderilmiş olan metinler: a-) Anayasa'nın 148. maddesinde sözü edilen “kanun niteliğinde” değildirler. Bunlar, henüz tam olarak doğmamış, henüz yürürlüğe girme yeterliliğini kazanamamış; dolayısıyla henüz icra edilebilecek, hüküm ifade edebilecek güçte bir metin değildirler. Cumhurbaşkanının, bir defa daha görüşülmesi için Parlamentoya geri gönderdiği bir kanun metninin polis tarafından, hakim veya savcı tarafından uygulanmasını; böyle bir metne dayanarak alacak-verecek davası açılmasını düşünebiliyor musunuz? Keza 330-367 arasında oy aldığı için, zorunlu olarak referanduma sunulmuş olan ve fakat henüz oylama yapılmamış olan bir Anayasa Değişikliği hükmünü uygulayarak, AYM veya HSYK'ya yeni üyeler seçilmesi-atanması, memurların toplu sözleşme yapması v.s. gibi değişiklik paketindeki hükümlerin uygulanması mümkün olabilir mi? Tabii ki olamaz. Aynı bunlarda olduğu gibi; henüz tekemmül etmemiş, olan metin, Anayasa'nın 148. maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nin görevleri sayılırken zikredilen “kanun” ve “Anayasa değişikliği” niteliğinde bir metin olmadığı için hakkında iptal davası da açılamaz."

Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2010, 10:57
banner53
YORUM EKLE

banner39