Çin'de zulüm aynen devam ediyor

Çin'de insan hakları ihlali noktasında devletin tutumunu değişmiyor.

Çin'de zulüm aynen devam ediyor


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Olimpiyat Oyunları öncesinde ev sahibi Çin, dünyaya basın özgürlüğünü gözeteceğinin sözünü vermişti. Ancak Çin'de insan hakları ve devletin tutumuyla ilgili haber yapanlar, hâlâ hükümetin ağır baskısı altında.

Olimpiyat Oyunları'nın üzerinden tam bir yıl geçti. Ancak Çin'de uluslararası basın özgürlüğü standartları henüz yakalanabilmiş değil.

Alman Deutsche Welle'in haberine göre Çin'de arama motoruna "Tibet" veya "Çin'de insan hakları" yazdığınız zaman çıkan sayfaların hiçbiri açılmıyor. Her ne kadar Olimpiyat Oyunları başlamadan önce sansürlenmiş olan BBC televizyonunun sayfası gibi bazı internet sitelerine artık erişim sağlanabilse de "Aradığınız sayfaya ulaşılamıyor" mesajıyla çok sık karşılaşıyorsunuz.

Ancak Çin'de uluslararası basın özgürlüğü standartlarına uymayan tek şey internet değil. Bazı konularda olumlu gelişmeler olsa da Pekin'deki kısa adı FCCC olan bir uluslararası gazeteciler birliğinin yönetim kurulu üyeliğini yapan, aynı zamanda "Der Spiegel" dergisinin de muhabiri olan Andreas Lorenz, birçok alanda baskının aynı şekilde devam ettiğini belirtiyor. Lorenz, "Hareket özgürlüğüyle ilgili gelişmelerden memnunuz. Olimpiyat Oyunları'ndan önceki kurallar gevşetildi, biraz daha hoşgörülü bir hale getirildi. Yani bir yere araştırma yapmaya gittiğimiz zaman, artık bunu bildirmek zorunda değiliz. Röportaj yapacağımız kişi kabul ettiği sürece istediğimizle, dilediğimiz konu hakkında söyleşebiliyoruz. Bizi endişelendiren tek konu, gazetecilerin seyahatlerine hoşgörü gösterildikçe, röportaj yaptığımız kişiler üzerindeki baskı artıyor. Birliğimizin üyelerinden sürekli olarak, polis tarafından röportaj yapılan kişilerin ziyaret edildiği veya röportajdan önce tutuklandığının haberini alıyoruz" diyor.

Her ne kadar kâğıt üzerinde muhabirler için bir seyahat özgürlüğünden söz edilse de örneğin Tibet'e gidebilmek için özel bir vize almak gerekiyor. Kaldı ki burada yapılacak bir haberin tamamıyla özgür ve sansürden uzak olması da mümkün değil.

Çin'deki yabancı gazeteciler sürekli olarak sınır dışı edilme tehlikesiyle ve tehditlerle boğuşurken, Çinli meslektaşlarının en büyük korkusuysa meslekten men edilmek. Zira sürekli olarak işlerini kaybetme ve tutuklanma tehlikesiyle burun buruna yaşıyorlar. Andreas Lorenz, tüm tehlikelere rağmen korkusuzca sansürle mücadele eden bazı Çinli meslektaşlarına hayranlık duyduğunu, çünkü onlar sayesinde zaman zaman bu ağır sansürün delinebildiğine dikkat çekiyor.

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2009, 15:55
YORUM EKLE

banner33

banner37