banner39

Çocukların resimlerini okuyalım

Çocukların varoluşunu anlamdırmak için resimlerini okumak gerekiyor.

Arşiv 07.04.2009, 16:11 07.04.2009, 16:11
Çocukların resimlerini okuyalım


Psikolog Hayriye Öztuğrul-Dünya Bülteni

İnsanı insan yapan önemli unsurlardan biri bir başka insanla olan ilişkisidir. Çocuk olsun yetişkin olsun insanın çevresiyle (çevresindeki insanla, nesneyle) kurduğu ilişkisi, paylaşımı varoluşu ( varlığını bilmesi ve varlığının bilinmesi) adına vazgeçilmezdir. İnsan etrafındakilerle dış dünya ile bağ kurmaya, birilerine kendini aktarmaya, ifade etmeye ihtiyaç duyar. Sohbetlerin, tartışmaların, şiirlerin, yazıların, farklı sanat eserlerinin temelinde hep bu ifade ve iletişim ihtiyacı yatmaktadır. Yetişkinlikte karmaşık ve zor yöntemlere evrilen kendini ifade etme, iletişim kurma hayatın ilk yıllarında ağlama, gülme, cıvıldama gibi reflekslerle başlar, konuşabilme yeteneğiyle devam eder. Zamanla oyunlar bu sürece dâhil olur. Elin kalem tutmasıyla çizgilerinde ve resimlerinde de görmeye başlarız insanı.


Resim, çocuğun kendini ifade etmesinin, duygularını, hayallerini, korkularını, düşüncelerini başkalarıyla paylaşmasının belirgin ve kıymetli araçlarından biridir. Çocuk resimlerinde dış dünyayı algılayışının, bir kişi veya olayla ilgili düşüncelerinin, duygularının, anne-baba ilişkilerinin ipucunu verir. Kişilik ve zihinsel özellikleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar.


Her çocuk az ya da çok resim yapmaya ilgi duyar. Çocukları resimleri üzerinden tanımak, anlamak hem çocuğun resime olan yoğun ilgisi hem de sözel ifadelerindeki yetersizlikleri sebebiyle tercih edilen ve onların dünyalarına dâhil olmayı kolaylaştıran bir yoldur.


Psikoloji tarihinde özellikle 1885-1920 yılları arasında çocuk resimlerine alaka artmış, bu konuda önemli incelemeler yapılmıştır. Resimler zihinsel, bedensel, duygusal gelişim özelliklerine göre sınıflandırılmıştır.
2-4 yaş arasında çocuk resimdeki gelişimi açısından Karalama Dönemi denilen evrededir. Yürümeye başlamasıyla elinin yettiği her şeye uzanan çocuk, kalem ve kâğıdı da merakla inceleme dairesine alır. Derken kalemin kâğıda olan doğal meylini fark eder. Anlamsız çizgiler çizmeye başlar. Bu çizimler önce sadece omuzdan gelen hareketlerle gelişigüzel çıkarken, zamanla dirsek ve elin de katılımıyla özene kavuşur. Gerek yetişkinleri taklit etmesiyle, gerekse kendi çizim tecrübeleriyle kaleme yön vermeyi öğrenen çocuk karalamalarını farklılaştırır ve onları adlandırır. (Bu top, bu kuş vb. gibi..) Bu deneyim onu ziyadesiyle heyecanlandırır ve mutlu eder. Böyle bir durumda çocuğa topu, kuşu vb. nesneleri çizmeyi öğretmeye çalışmak şevkini ve heyecanını kırar. Çünkü henüz gerçeği olduğu gibi çizmeye hazır değildir. Başaramayınca hayal kırıklığı, beceremediği duygusu yaşar. Bunun yerine teşvik, ilgi ve takdir görmelidir. Böylelikle zevk alma, ilgi duyma, kendine güven duyguları pekiştirilmiş olur.


El-göz koordinasyonunu kurmasına ve kas gelişimine de fayda sağlayan karalamaları 3 yaş dolaylarında basit insan figürü çizimlerine dönüşür. Bu figür kafa, göz ve ağzı temsil eden yuvarlaklardan ve kafadan çıkan iki düz çizgi yani bacaklardan oluşur.


4-7 yaş arası resim gelişimi açısından Şema Öncesi Dönem'dir. Bu evrede çizimlerini resmettiği nesneye benzetmeye çalışan çocuğun resimleri tanınabilir hale gelmiştir. Resimlerinde hayal ve duygular baskındır. Oranlar gerçekte olduğundan farklıdır. Çocuğun önemli bulduğu ya da dikkatini çeken yönleri abartarak çizdiği görülür. Örneğin; sık sık kollarını açarak kendini kucaklayan dayısının kollarını uzun çizebilir. Resimleri arasında en fazla insan figürlerine rastlanır. Gittikçe insana dair parmak, kulak, kaş gibi ayrıntılar resimde yer almaya başlar. Çocuk özel bir sırayla değil, içinden geldiği gibi çizdiği resimlerini anlatmaya, açıklamaya yoğun istek duyar. Bu istek köreltilmemeli, engellenmemelidir. Resimleri üzerine bol bol konuşarak, sorular sorarak çocuğa olan ilgi ona hissettirilmelidir.


Bu dönemde önce üç ana rengi ( kırmız, mavi, sarı) öğrenir, bunlarla yetinir sonra diğer renkleri de ister. Resimde renkler çocuğun içinden geldiği gibi, gerçekte olduğundan başka olabilir. Renk seçimini eleştirmek ya da gerçeğe göre yönlendirmek ifadesindeki özgünlüğü ve kendini açıklamasını engeller. Çünkü araştırmalarda çocukların duygularına ve iç dünyalarına göre renkler seçtiği tespit edilmiştir. Buna göre; çoğunlukla kırmızı, sarı, turuncu gibi sıcak renkleri seçen çocukların sevecen, uyumlu, işbirliğine grup çalışmalarına yatkın özelliklere sahip olduğu, siyah, mavi, kahverengi gibi soğuk renkleri seçenlerin ise iddiacı, çekingen, kontrolü zor çocuklar olduğu bilinmektedir. Ayrıca mutluluğu sarıyla, üzüntüyü, baskıyı kahverengi ile ifade ettikleri saptanmıştır.


7-9 yaş Şematik Dönem olarak adlandırılır. Çocuk resimlerinde tek tek nesneleri, insanları değil bunların arasındaki ilişkileri de gösterir. Yer çizgisi kullanır. Çizimlerini beli bir taban üzerine oturtur. Gökyüzü ve hava çizmeyi de ihmal etmez. Çizimlerindeki abartılar, eksiklikler, orandaki farklılıklar o nesnenin kendisi için ifade ettiği duygusal anlamına işaret eder.

9-12 yaş Gerçekçilik Dönemi'dir. Bu evrede resimdeki ayrıntılar artar, renkler gerçeğe uygundur. Çocuk, nesnelerin önde, arkada oluşuna dikkat eder. Resimlerini açıklamaktan hoşlanmaz. Çocuğun resme olan ilgisi daha önceki yıllara göre azalmıştır. Çevresindekilerin, öğretmenlerinin zevk ölçülerine, genel resim kurallarına uyma kaygısı ortaya çıkar. Yaptığını beğenmez, eleştirir, cesareti kaybolur.

12- 14 yaş Görünürde Doğalcılık dönemi; resimde derinlik ve oranlar gerçekte olduğu gibidir. Renk ve tonlamaları daha iyi kullanır.
Kişilerin, nesnelerin resimdeki konumları, renkleri, çocuğun bunları nasıl algıladığını, dünyasında ne anlama geldiğini bize anlatır. Sözgelimi; aile bireylerinin çizilmemesi, sırtlarını dönmüş olarak çizilmesi ailedeki iletişim kopukluğunu ifade eder. Özlem duyduğu, hayran olduğu ebeveynini daha büyük çizebilir.


Çocukların resimlerine yaklaşımın nasıl olması gerektiğini şu şekilde özetleyebiliriz:
• Çocuğun yaptığı resimlerin evreleri dikkate alındığında zihinsel gelişimiyle ilgili bilgi verir. Örneğin; 5 yaşında bir çocuk hala karalamalar yapıyorsa gelişim geriliği olduğu saptanır. Resimlerinin hangi döneme ait olduğuna dikkat edilmelidir.
• Resimlerine ilgi gösterilmeli, üzerine konuşulmalıdır. Sorular sorarak resmin ne anlama geldiği öğrenilmelidir.
• Çocuk için sevilen bir etkinlik olan resimleri, onunla iletişim ve paylaşım konusunda fırsat bilinmelidir.
• Çevresindeki farklı nesnelere ve özelliklerine dikkat çekilmelidir.
• Resim için gerekli eşyaların elinin altında olması sağlanmalıdır. Resim yapması için uyarıcı olur.
• Yönlendirme ve olumsuz eleştirme olmamalıdır.

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?