banner39

D-8'in kuruluşunun 13. yıldönümü

Eski DYP Milletvekili emekli Yarbay Tevfik Diker, 13. yılına giren D-8'lerin önünü kesmek için Refahyol Hükümetinin yıkıldığını belirtti.

Arşiv 15.06.2010, 05:58 15.06.2010, 07:00
 D-8'in kuruluşunun 13. yıldönümü

Fahri Sarrafoğlu / Dünya Bülteni  
 

8, Developing Eight (gelişen 8 ülke), 8 ülkeyi ifade eden bir kuruluş. Bu sekiz ülke Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya. Bu sekiz ülkenin REFAHYOL Hükümeti Başbakanı Necmettin Erbakan önderliğinde bir araya gelerek oluşturmuş oldukları bir organizasyondur. D–8 içinde yer alan ülkeler aynı zamanda İslam Konferansı Örgütü nün de üyeleridir. D-8 üyeleri, tabii kaynakları, kalabalık nüfusları ve potansiyel pazarlarından ötürü kendi bölgelerinde önemli konum arz etmektedirler.

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da düzenlenen 6. D–8 zirvesinde, D–8 daimi Sekretaryasının İstanbul’da olmasına karar verildi. Bu karar 20 Şubat 2009 tarihinde imzalanan anlaşma ile resmiyet kazandılar.

D–8 VE 28 ŞUBAT SÜRECİNİN BAŞLAMASI

Refah-Yol hükümetinin Adalet Bakanı Şevket Kazan, 28 Şubat sürecinin yaşanmasına ve Erbakan hükümetinin yıkılmasına yol açan iki nedenin; ülke içinde ‘rant ekonomisinden reel ekonomiye geçiş’ kararı, ülke dışında ise D–8 projesinin hayata geçirilmesi olduğunu açıkladı. Müslüman ülkelerin oluşturacağı D-8 oluşumu için ilk adımları atan Erbakan'ın bu gezisi için Şevket Kazan şu değerlendirmeleri yaptı:"Hoca geziye çıkınca, ABD Dışişleri Bakan yardımcısı Nicolas Burns ABD adına yaptığı konuşmada Erbakan'ın bu seyahate çıkmaması gerektiğini, ABD ile Türkiye arasındaki dostluğun yara alacağını söyleyen konuşmalar yaptı. ABD, o sırada silah yardımını kesecek kadar tehdit etmişti bizi ama biz aldırmadık. Erbakan Hoca BM'de bulunan 60 İslam ülkesiyle birlik oluşturmak istiyordu. Hoca'nın gezisinde görüşmeler başlamıştı. Silahlı Kuvvetlerden bazı rahatsızlık sesleri ortaya çıktı o zaman."

28 ŞUBAT’IN HEDEFİNDE D–8 VE HAVUZ PROJESİ VARDI

Eski DYP Milletvekili emekli Yarbay Tevfik Diker, 28 Şubat’ın ‘irtica tehdidi bahanesiyle D-8 ve havuz projesine vurulan balyoz’ olarak değerlendiriyor. Diker, “28 Şubat’ ı yapanlara göre amaç, Lâik Cumhuriyeti irtica tehdidinden kurtarmaktı. Ama asla öyle değildi. Asıl amaç, Erbakan’ın D–8 hayalinden ABD ve İsrail’ in rahatsızlığını içerideki bazı iş adamlarının da havuz hesabından tedirginliğini ortadan kaldıracak yeni bir siyasi yapı kurmaktı” dedi. Dönemin Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek’e göre darbenin sebebi Müslüman ülkeler arasındaki ekonomik işbirliğini öngören D-8’ler girişimi ve ekonomik sistem. O dönem büyük bir kampanya yapıldığını hatırlatan Zeybek, 28 Şubat ile Türkiye’de din düşmanı bir söylemin hakim kılındığını belirtti.

NASIL KURULMUŞTU?

22 Ekim 1996 tarihindeki "Kalkınmada İşbirliği Konferansı"nı izleyen bir dizi hazırlık toplantılarından sonra 15 Haziran 1997 yılında İstanbul’da yapılan Devlet ve Hükümet başkanları zirvesinde D-8’in kuruluşu resmen ilan edilmiştir (İstanbul Deklarasyonu).

D-8'lerin bayrağında yer alan 6 tane yıldız D-8'lerin temel ilkelerini sembolize etmektedir. D-8'lerin bayrağında 6 temel ilkeyi sembolize eden altı yıldızın anlamları şunlardır.

6 yıldızın anlamı

Savaş değil, barış,

Çatışma değil, diyalog,

Çifte standart değil, adalet,

Sömürü değil, adil düzen,

Baskı ve tahakküm değil, insan hakları hürriyet ve demokrasi.

D-8’İN İŞLEYİŞİ 

Zirve: Devlet/hükümet başkanlarının iki yılda bir gerçekleştirdikleri toplantılardır. D-8'in en üst düzey karar alma organıdır.

Konsey: Üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarının katılımı ile gerçekleştirilen toplantılarıdır.

Komisyon: Üye ülkelerin kıdemli uzmanlarından oluşan ve eşgüdüm çalışmalarını yürüten kurul toplantılarıdır.

Genel Sekreterlik: D-8 Grubunun çalışmalarına sekretarya hizmetleri sunan ve üye ülkeler arasındaki iletişimi sağlayan İcra Direktörlüğünü Türkiye tarafından atanan bir büyükelçi (Ayhan Kamel) İstanbul'da bulunan merkezinden yürütmekte idi. 2006 Bali Zirvesinden sonra İcra Diretörlüğünün statüsü Genel Sekreterliğe çevrilerek dönem başkanı Endonezya tarafından atama yapıldı. Genel Sekreterliği Endonezyalı bürokratlardan Dipo Alam yürütmektedir.

D-8'in AMACI

D–8 girişiminin başlatılmasındaki amaç, büyük bir ekonomik potansiyeli, çeşitli kaynakları, geniş bir nüfus ve coğrafi alanı temsil eden 8 ülke arasında ticaret ilişkilerinde yeni fırsatlar yaratmaktır. Ayrıca uluslararası düzeyde karar alma sürecine katılımı artırmak, daha iyi hayat şartları sağlamak, somut ortak projeler etrafında ekonomik işbirliğini geliştirmek ve gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki durumlarını güçlendirmektir.

D–8, kurucu üyelerinin kompozisyonunun da yansıttığı gibi, bölgesel olmaktan çok küresel bir kuruluştur. Üyelik, grubun hedeflerini, ilkelerini benimseyen ve ortak bağları paylaşan diğer gelişmekte olan ülkelere de açıktır. 
 

ÜLKELERİN PROFİLLERİ 

Bangladeş: En yoksul D-8 ülkesi olan Bangladeş, en büyük jüt (Hint keneviri) ihracatçısıdır ve dünyanın jüt ihracatının yüzde 80�ini bu ülke gerçekleştirmekte. Ayrıca çay ve pirincin de yetiştiği Bangladeş'in bir başka zenginliği ise Bengal körfezinde işletmeye hazır büyük doğal gaz rezervleridir. 

Mısır: Başlıca doğal kaynakları petrol ve gazdır. Petrol rezervlerinin boyutunun dünya standartlarına göre az olmasına rağmen bilinen ve potansiyel doğal gaz rezervleri önemli düzeydedir. Diğer mineral kaynakları arasında fosfat rezervleri önemli yer tutmaktadır. Mısır, ayrıca, yüksek kaliteli pamuk, pirinç, şeker kamışı, turunçgiller ve sebzeler üretmekte ve ihraç etmektedir. 

Endonezya: Bu Güneydoğu Asya ülkesi hem tarımsal kaynaklar hem de petrol ve doğal gaz açısından zengindir. Başlıca doğal kaynakları arasında kömür, kalay, boksit, bakır ve nikel gelir. Bütün bunların yanı sıra Endonezya önemli bir palmiye yağı, kahve, kakao, doğal kauçuk ve ağaç ürünleri üreticisidir. 

İran: Dünyanın bilinen petrol rezervlerinin yüzde 9’unu elinde bulunduran İran, bölgedeki en eski petrol endüstrilerinden birine sahiptir. Dünyada ikinci en büyük rezervler olan doğal gaz rezervleri de önemli bir gelir kaynağıdır. İran, demir ve boksit gibi mineral kaynaklara da sahiptir. 

Malezya: Bu ülke kalay ve kauçuk tedarikçisi olarak dünya piyasalarında önemli bir rol oynamakta, petrol ve doğal gaz üretimi de önem kazanmaktadır. Malezya ayrıca dünyanın önde gelen tropik kereste üreticisi olmaya da devam etmektedir. 

Nijerya: Bu Afrika ülkesi kükürt içeriği az, yüksek kaliteli petrol rezervlerine sahiptir. Ayrıca, çok çeşitli mineral kaynaklara ilaveten nispeten büyük doğal gaz rezervlerini de elinde bulundurmakta. Tarım ürünleri arasında ise kakao önemli bir yer tutmakta ve petrolden sonra ihracatta ikinci sırada yer almaktadır. 

Pakistan: Yakıt kaynakları nispeten sınırlı olan Pakistan'ın manyezit, kireç taşı, mermer ve dolomit gibi yakıt dışı mineralleri içeren geniş bir ürün yelpazesi bulunmaktadır. Pakistan ayrıca önemli bir pamuk ve pirinç üreticisidir. 

D–8 KENDİ GÜCÜNÜN FARKINDA VARDI 

D–8 ülkelerinin yıllık ihracat hacmi 250 milyar dolar civarında. Buna karşılık yapılan ithalat miktarı ise 230 milyar dolar. İthalatın çoğu ise Avrupa ülkeleri ya da ABD ile yapılıyor. D–8 ülkelerin pazarı 900–950 milyon kişiyi kapsıyor öyle ki dünya nüfusunun yüzde 14’ünü oluşturuyor. Müslüman ülkelerin ekonomilerinin gelişmesi ve dünya konjonktüründe iyi bir yer edinebilmeleri için D–8 ülkelerinin kendi aralarında da ticarete öncelik vermeleri gerekiyor. Sadece kendi aralarındaki iyi işbirliği, az gelişmiş Müslüman ülkelerin durumunu düzeltmeye ve dünya piyasasında söz sahibi etmeye yardımcı olabilirdi. D–8 ülkelerinin ticaret yaptığı başlıca ülkeler sanayileşmiş ülkeler oldu. İhracatın büyük çoğunluğu ABD, Japonya, Almanya ve daha küçük oranda da İngiltere, İtalya ve Fransa’ya yapılıyor...

G7 VE D-8’İN KARŞILAŞTIRILMASI  
Bazı istisnalar dışında ithalatın büyük kısmı da G7 denen ülkelerden kaynaklanıyor. Yani büyük ölçüde G7 ülkeleriyle. Zaten doğal kaynaklarla servetin farklı ellerde toplanmasının çelişkisinin en net okunabileceği ayrım da D–8 ve G7 ülkeleri arasında yapılacak mukayese ile okunabilir Nitekim G-7 liderlerince alınan kararlar; Dünya Bankası, IMF, OECD, DTÖ ve NATO gibi uluslararası kuruluşların politikalarının yönlendirilmesinde son derece önemli rol oynamakta. G-7 ülkeleri aynı zamanda dünya ticaretinde de önemli paya sahipler. G-7 ülkelerinin 2000 yılı itibarıyla gerçekleştirdikleri ihracat dünya toplam ihracatının yüzde 45,7’sini, ithalatları ise dünya toplam ithalatının yüzde 48,9’unu oluşturuyor.
 
 

D–8 ÜLKELERİ G7 ÜLKELERİNİ GECECEK

D–8 ülkelerinden Türkiye ve Endonezya’nın gelecek on yılda ekonomide büyük ilerleme kaydetmesi bekleniyor. Ayrıca önümüzdeki 40 yıl içinde Nijerya, Mısır ve Bangladeş en hızlı büyüyen ekonomi arasında yer alarak dünya devleri arasına girecek. Uluslararası Danışmanlık Şirketi Pricewaterhouse- Coopers (PwC), 2020 yılında gelişmekte olan 7 ülkenin (E7) ekonomik büyüklükte sanayileşmiş ülkeler olarak adlandırılan G7'yi geçebileceğini bildirdi.   

PwC'nin yayımladığı  rapora göre, Çin ekonomisindeki hızlı büyüme E7 ülkelerindeki büyüme için motor güç oluşturuyor. Çin ekonomisinin 2020'de ABD'nin önüne geçerek dünyanın en büyük ekonomisi olması bekleniyor. Raporda, Çin'deki büyüme hızında gelecek 20 yılda yavaşlama beklenmesine rağmen, Çin'in dünyanın en büyük ekonomisi haline gelmesiyle Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya ve Türkiye'nin yer aldığı E7 ülkelerinin 2020'de G7 ülke ekonomilerinden büyük olabileceği kaydedildi. ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada'dan oluşan G7 ülke ekonomileri 2000'de E7'nin iki katıydı. Ancak, geçen 10 yılda gelişmekte olan ülke ekonomileri gelişmiş ülkelere nazaran belirgin bir şekilde ilerleme kaydetti. 

GELECEK ON YIL ÇOK ÖNEMLİ 

G7 ile E7 ülkeleri arasındaki farkın bu yıl yüzde 35 oranında azalmasının beklendiğine dikkat çeken PwC, gelecek on yılın sonunda bu farkın tamamen ortadan kaybolabileceğini vurguladı. Eğilimin gelecek 10 yılda da devam etmesinin beklendiğine işaret eden kuruluş, 2030'larda Çin, ABD, Hindistan, Japonya, Brezilya, Rusya, Almanya, Meksika, Fransa ve İngiltere'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi olmasının beklendiğine işaret etti. 2050 yılında ise E7, G7'nin 1,5 katı olacak. 40 yıl sonra ayrıca Hindistan, Amerikan ekonomisinin büyüklüğünü yakalayacak. 2050'de en hızlı büyüyen ekonomi Vietnam olacak; Nijerya, Filipinler, Mısır ve Bangladeş bunları takip edecek.

ŞU ANA KADAR YAPILAN ORTAK PROJELER

D- 8 kapsamındaki işbirliği, esas itibariyle sektörel bazda yürütülmektedir.

       Bu kapsamda;

          Türkiye: Sanayi, sağlık ve çevre

         Bangladeş: Kırsal kalkınma

         Endonezya: Yoksullukla mücadele ve insan kaynakları

         İran: Bilim ve teknoloji

         Malezya: Finans, bankacılık ve özelleştirme

         Mısır: Ticaret

         Nijerya: Enerji

         Pakistan: Tarım ve balıkçılık alanındaki işbirliği çalışmalarını  koordine etmektedir. 
 

D – 8’İN TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMİ

Ülkemiz açısından D – 8, dünyada meydana gelen liberal değişimler ve küreselleşme eğilimlerine paralel olarak, Türkiye’nin dünya ile entegrasyonuna katkıda bulunabilecek, ayrıca Avrupa Birliği ile bütünleşmesini öngören temel tercih ve politikalarına alternatif oluşturmayan, ancak kendi coğrafi konumunun meydana getirdiği olanaklardan da yararlanmayı hedefleyen bir oluşumdur. Bunların yanı sıra, yeni uluslar arası düzende işbirliği için uygun ortamı hazırlayan çoğulcu demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi gibi ortak değerlerin ortaya çıkması da Türkiye’nin böyle bir oluşumu gerçekleştirmesinde etkin bir rol oynamıştır.

ENERJİ  PROJESİ ÇALIŞMALARINA HIZ VERİLDİ

D-8 'in özellikle enerji alanında işbirliğinin geliştirilmesi için çalışmalara hız verilmeye başlandı. D-8 tarafından yapılan açıklamalarda, D-8 ülkelerinin enerji sektöründe daha etkin olmak için istişarelerini artıracağı ve ortak tutum belirlenmesine tarafların büyük ehemmiyet verildiğini dile getiriliyor. Türkiye Enerji Bakanlığı D-8 çerçevesinde önümüzdeki aylarda bor ile ilgili bir çalışma toplantısı düzenleyecek.

8 ülkeleri Türkiye'den bor talep ediyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız, D-8 ülkelerinin Türkiye'den, bor madeni ile yenilenebilir enerji konusunda talepleri olduğunu bildirdi. Enerji Bakanı Taner Yıldız, D8 (Gelişmekte olan 8 ülke) Genel Sekreteri Dipo Alam ile Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde görüştü. Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, D8 Genel Sekreteri Alam ile enerji konusunda oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Daha önce yapılan D8 toplantılarında, her ülkenin bazı alanlarda işbirlikleri oluşturduklarını hatırlatan Yıldız, bu kapsamda, Bangladeş'in kırsal kalkınma, Endonezya'nın yoksullukla mücadele, İran'ın bilim teknoloji, Malezya'nın finans, bankacılık Mısır'ın ticaret ve enerji, Nijerya'nın enerji, Türkiye'nin de sağlık sanayi ve çevre gibi konuları ele aldığını ifade etti.

Maden açısından zengin rezerve sahip

D-8 ülkeleri ayrıca çok çeşitli ve zengin maden rezervlerine de sahip. Birbirlerini tamamlayacak nitelikte olan madenlerin başlıcalarını petrol, doğalgaz, krom, bakır, demir, boksit, kömür, cıva, manganez, fosfat, kalay oluşturuyor. Dünyada kanıtlanmış petrol rezervlerinin %15,4'üne sahip olan D–8 ülkeleri yıllık toplam 430 milyon ton üretimiyle dünya petrol üretiminin %13?ünü ve aynı zamanda dünya petrol tüketiminin %6'sini yapmaktadır. Dünyadaki doğalgaz rezervleri incelendiğinde ise D–8 dünyada kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin %22,5'una sahip olup yıllık 160 milyar metreküp üretimiyle dünya doğalgaz üretiminin %11'ini gerçekleştirmektedir. Dünya doğalgaz tüketiminde ise %8'lik yere sahiptir. Rezervler açısından dünya sıralamasında İran ikinci, Nijerya yedinci, Endonezya onuncu, Malezya da on ikinci sırada bulunuyor. Yetkililer Türkiye'nin önerisiyle enerji sektörünün geliştirilmesinde üye ülkelerin kararlı olduğunu ve bu yönde istişarelerin artacağını anlattı.

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?