banner15

Dakikada 15 Kişi Kirli Sudan Ölüyor

Dünyada milyonlarca insan temiz içme suyundan yoksun olduğunu belirten BM, "Dakikada 15 kişi sağlıksız su tüketimi sonucu hayatını kaybediyor" dedi. Bir diğer ifadeyle her gün 35 bir kişi, yılda yaklaşık 8 milyon kişi sudan kaynaklanan hastalıklar s

Dakikada 15 Kişi Kirli Sudan Ölüyor

Dünya genelinde 1 milyar 400 milyon kişinin temiz içme suyundan mahrum olduğu günümüzde dakikada 15 kişi sağlıksız su tüketimi sonucu hayatını kaybediyor. Meksika’da toplanan 4. Dünya Su Forumu’nun sloganı, “Küresel Sorunlara Yerel Eylemler”. 120 ülkeden katılımcılar bir hafta boyunca temiz su kaynaklarının adil dağılımından endüstri ve tarımda su kullanımı veriminin arttırılmasına kadar farklı konuları ele alacaklar. Dünya Su günü olan 22 Mart’ta sona erecek konferansa bir de alternatif forum eşlik ediyor. BM verilerine göre, dünyada 1 milyar 400 milyon kişi temiz içilebilir sudan mahrum. Yine dünya nüfusunun yüzde 40'ına denk gelen 2 milyar 600 milyon kişi de arıtılmamış sağlık açısından sakıncalı suyu tüketmek zorunda. Sağlık şartlarına uygun olmayan suların neden olduğu kolera, ishal ve tifo gibi hastalıklardan da sadece 1 dakikada 15 kişi hayatını kaybediyor. Her gün 35 bin kişi bu yüzden yaşamını yitiriyor. Bir diğer ifadeyle yılda yaklaşık 8 milyon kişi sudan kaynaklanan hastalıklar sonucu ölüyor. Dünyadaki su krizine çareler arayan BM'nin Milenyum Kalkınma Hedeflerine ulaşılması için her yıl bu alanda 30 milyar dolarlık bir yatırım şart. Dünya Su Konseyi, 2015' kadar yıllık 30 milyar dolarlık yatırımla da ancak temiz içilebilir su bulamayanların yarısının sağlıklı suya kavuşabileceğini bildirdi.

"Su herkesin temel hakkı"

Dünya nüfusunun artmasına bağlı olarak 20. yüzyılda su tüketimi tam 6 kat arttı. 1950'de kişi başına düşen su tüketim miktarı 16 bin 800 metreküp iken bu miktar 2000'de 7 bin 300 metreküpe düştü. Dünya nüfusunun 8 milyarı bulmasının beklendiği 2025'te ise kişi başına su tüketiminin yaklaşık 4 bin 800 metreküpe düşeceği tahmin ediliyor. Günlük su tüketimi Afrika kıtasında kişi başına 10-20 litre arasında değişirken Avrupalıların kişi başına günlük su tüketim miktarı 200 litre, Kuzey Amerika ve Japonya'da ise tam 350 litre. Suların kullanımı konusunda şimdiden bir çok bölgedeki ülkeler arasında tansiyon yükselmiş durumda. ABD'den Ortadoğu'ya, Güney Asya'ya kadar geniş bir alanda küresel ısınmaya da bağlı olarak susuz ülkelerin sayısı artıyor. Uzmanlar, su krizinin muhtemel "su savaşlarına" neden olabileceği uyarısında bulunuyor. BM'nin raporunda su krizinin, su kaynaklarının yetersizliğinden ziyade suyun kötü kullanımından kaynaklandığı da belirtiliyor. BM Dünya Su Konseyi, su ile ilgili alanlarda yatırım yapılmasıyla yılda 1.5 milyondan fazla kişinin kurtarılabileceğini belirtiyor. Bu sayılar endişe verici olduğu kadar, bu koşullarda yaşamayanlar için son derece soyut. Ama sorunun farkında olan Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon, delegelere yaptığı çağrıda, su kullanımının temel insan hakları arasında sayılmasını istedi: “Bir şeyi, sözü hiç dolandırmadan kabul etmeliyiz: Su kullanım hakkı insan onurunun temel unsurlarından biridir. Bu hakkın anayasalara girmesi; hükümetlerin, belediye binalarının cephelerine kazınması gerek. Bu hakkı her okulda her çocuğa anlatmalıyız.”

Kaynaklar adil dağıtılmıyor 

Dünyadaki tatlı su kaynakları adil olmayan şekilde dağıldığı gibi, yeterli su kaynaklarına sahip ülkelerde de içme suyu kullanımı ile tarımsal kullanım konusunda sorunlar çıkıyor. BM’in dünyadaki su kaynaklarının gelişimine ilişkin son raporu, Afrika kıtasının güneyindeki ülkelerin su konusunda milenyum hedeflerine ulaşma şansı olmadığına dikkat çekiyor. Rapora göre, içme suyu konusundaki en sorunlu bölgeler Güney Asya ve Sahra Çölü'nün güneyindeki ülkelere son yıllarda yapılan özel sektör yatırımları yüzde biri aşamamış. Oysa 21. yüzyıla girişte kararlaştırılan bu hedeflerden biri de 2015 yılına kadar temiz içme suyuna sahip olmayanların sayısını yarıya düşürmekti. Dünya Su Konseyi Başkanı Fauchon, “şu andaki su kıtlığının, çoğunlukla alt yapı bozukluğu, bürokrasi, yetersiz kurumsallaşma, yolsuzluk, rüşvet ve kötü yönetimden kaynaklandığını” söylüyor.

Konferans üç yılda bir düzenleniyor

Loic Fauchon’un başkanlığını yaptığı Dünya Su Konseyi, 1997 yılından bu yana her üç yılda bir Dünya Su Konferansı’nı topluyor. Fauchon, sorunlarının çözümünün politik sorumlularda olduğu kadar özel sektörde görüyor: “Su kullanımında bürokrasiden kurtulmak için yerel yönetimlere sorumluluk vermek demokratikleşmenin gereği. Suyun gerektiği gibi kullanılabilmesi için, politik kararlılığın yanısıra, dürüstlük ve meşruiyet gerekiyor. Güçlü bir kamu yönetiminin su fiyatları ve yatırımlar konusunda bağlayıcı anlaşmalar yapması gerekiyor.  Yerel yönetimler bu konuda kamu ya da özel sektörden yetkin danışmanlarla çalışmalılar.”

Suyun özelleştirilmesi tartışmaları

İçme suyunun ve atık su sisteminin özelleştirilmesi, 4. Dünya Su Konferansı’nın en tartışmalı konusu. Sivil Toplum Kuruluşları bu konudaki sorunlara dikkat çekmek için Meksika çapında bir protesto yürüyüşü düzenlediler. Eleştirilerin odağında su fiyatları artarken, su kalitesinin yükselmemesi, su dağılım şebekesine yatırım yapılmaması bulunuyor. Bu sorunu Meksika’da gözlemek mümkün. Su şebekesi eski ve binlerce litre su daha evlere ulaşmadan toprağa sızıyor. Yoksul semtlerde su eşeklerle taşınan fıçılarda dağıtılıyor. Bir litre ya da bir kova su için ödenen fiyat ise son derece yüksek. Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon, nüfus yoğunluğunun bulunduğu bölgelerde su ihtiyacının karşılanması için büyük yatırımların gerekli olduğunu belirtiyor: “Yoksullara ve zayıflara mali yardım yapmak zorundayız. Bugün kamu harcamalarının sadece yüzde beşi su ihtiyacı için harcanıyor. Bu sadaka gibi bir şey. Kamu yatırımlarının sadece yüzde beşi su projelerine yapılıyor. Bu ciddi bir hata. Dünyada fazlasıyla top-tüfek var, ama hiçbir zaman yeteri kadar musluk olmayacak.”

Alternatif forum

Meksika’daki Dünya Su Konferansı’na paralel olarak yapılan alternatif forumun sloganı ise “Suyumuzu Savunalım”. Hintli insan hakları savunucusu Vandana Shiva ya da Fransa’nın eski cumhurbaşkanlarından Francois Mitterand’ın eşi Danielle Mitterand gibi ünlülerin yanısıra yerel yönetimlerin ya da kooperatiflerin temsilcileri, bu çerçevede yapılan toplantılarda kentlerde ya da kırsal kesimdeki deneyimlerini paylaşıyor, alternatif modelleri tartışıyorlar.

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48