Demokrasinin büyüttüğü ülke

İsviçre'nin güçlü ekonomisinin arkasında yatan en önemli faktörlerin, işgücü, liberal ekonomi, güçlü finans ve bankacılık sektörü olduğu öne sürüldü.

Demokrasinin büyüttüğü ülke

Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni

Hammaddelerden yoksun olmasına rağmen 19. yüzyılın ortalarında tekstil ile başlayan sanayileşme süreci sayesinde bugün İsviçre dünyanın en zengin sanayi ülkeleri arasında yer alan İsviçre’nin bu başarısının ardında demokrasinin yerleşmesi olduğunu söyleyen İTO Yönetim Kurulu Üyesi İsrafil Kuralay ve Meclis Üyesi Osman Nuri Öztürk, dünya ticaretinde önemli role sahip bir ülke konumuna gelen İsviçre'nin güçlü ekonomisinin arkasında yatan en önemli faktörlerin, işgücü, liberal ekonomi, güçlü finans ve bankacılık sektörü olduğunu dile getirdiler.

FARKLI DİL OLMASI PROBLEM DEĞİL

İTO Yönetim Kurulu Üyesi İsrafil Kuralay, İsviçre’de halen dört dil konuşulmasına rağmen ülkede özgürlüğün en üst seviyede olduğunu değinerek 7 milyon 500 bin insanın bir arada rahatça yaşadığını dile getirdi. Kuralay, ülkede yaşayanların 1/5 (beşte biri ) dışarıdan gelme olduğunu çok dilli, çok ırklı ve barış içerisinde yaşadığını ama son zamanlarda minare yasağının gelmesinin bu barış ve hoşgörüyü gölgelediğini ifade etti. Kuralay, ülkenin tüm dünyada yaşanan küresel krizden en fazla etkilendiğini hatırlatarak gizli hesap merkezi olarak bilinen İsviçre’nin ABD hükümetinin vatandaşlarının hesaplarını öğrenmek istemesi ve diğer ülkelerin bunu takip etmesi üzerine güç durumda kaldığını dile getirdi. Kuralay, sözlerini şöyle tamamladı: “İsviçreli tüketici kaliteli mala itibar ediyor, ülkemiz ürünleri de çeşitli sektörler itibariyle kalite açısından dünyanın en kaliteli ürünleriyle rahatça yarışabilir. Hatta düşük maliyet ve tasarım açısından Türk firmaların avantajlı konumda bulunduğu bile gözden kaçırılmamalı. Demek ki mesele, satış tekniklerinde düğümleniyor. Türk firmalarının İsviçre’de düzenlenen fuar ve sergilere katılmalarında ve özellikle İsviçreli firmalar ile bağlantı kurma aşamasında firmalarını ve ürünlerini ayrıntılı olarak tanıtan dokümantasyonu firmalara göndermelerinde fayda var.”

GİRİŞİMCİLİK ÜST SEVİYEDE

Kişi başına düşen milli geliri ile dünyada ikinci sırada olan İsviçre’nin dünya ekonomisinde güçlü bir oyuncu konumunda olduğunu ifade eden Meclis Üyesi Osman Nuri Öztürk, İsviçre’nin dünyanın en büyük 20 ihracatçı ülkesi arasında yer aldığını söyledi. Öztürk, İsviçre’yi ziyareti sırasında en fazla dikkatini çeken şeyin sokaktaki en ufak bir değişikliğin bile referanduma gitmesi olduğunu vurgulayarak görüşlerini şöyle sıraladı: “Pazar günleri bile o kadar çok referandumum yapılıyor ki halka Pazar gününü dahi referanduma ayırıyor. Halkı doğrudan ilgilendiren her konuda halka danışılıyor. Bunun sonucunda da hem demokrasi yerleşiyor hem de fikir hürriyeti yerleşiyor. Ayrıca teşebbüs hürreyetinin ne kadar geniş ve rahat olduğunu bu ülkede görebiliyoruz. Bunun sonucunda nüfusu az olmasına rağmen gelişmişlik düzeyinin çok yüksek olduğunu hatta bu yüzden AB girmeye bile ihtiyaç duymuyor.”

İsviçreli firmalar ihalede 

Hazine Müsteşarlığı’nın rakamlarına göre İsviçre onaylanmış yabancı sermaye sıralamasında 2.4 milyar dolar ile 6. sırayı alıyor. İsviçre şirketlerinden Sulzer / ABB ( VATECH) ‘in oluşturduğu şirketler birliği, Dicle ırmağı üzerinde kurulacak olan Ilısu Barajı projesini üstlendi. Deriner hidroelektrik santrali projesi Electrowatt, Stucki firmaları tarafından gerçekleştirilecek. Demiryollarının yenilenme projesinde de Matisa firması yer alıyor. Yatırım yapılan diğer projeler ise özellikle enerji konusunda olup, Asya ve Rusya’dan akacak olan doğal gaz boru hatları ve altyapıları, hidroelektirk santraller, köprü, tünel, otoyol, sulama kanalları, hava ve deniz limanları gibi projeler.

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2010, 14:33
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
samet yılmaz
samet yılmaz - 11 yıl Önce

İsviçre tarafsızlaştırılmış bir ülkedir askeri ya da siyasi paktlara üye olamaz Meclis üyesinin haberi yok galiba

banner39