Diker: Halk müziği, evim gibi

Müzik alanında çeşitli başarılara imza atan genç müzisyen Mehmet Diker, son günlerde 'Kayseri Türküleri" adlı bir albümü piyasaya sürdü.

Diker: Halk müziği, evim gibi

Konuşan: Suat Köçer / Dünya Bülteni

 

Mehmet Diker genç bir müzisyen. Müzikle olan ilgisi kendi deyimiyle, daha çocuk yaşlarda başlamış. Bu alanda ilerleyip, kalıcı eserlere imza atmayı amaçlamış. Müzik alanında çeşitli başarılara imza atan Diker, özellikle da türkülere gönül vermiş. Son olarak ‘Kayseri Türküleri’ adında bir albüm hazırlayan Mehmet Diker’le albümünü ve türküleri konuştuk.

 

 

Müzik serüveninizle başlamak istiyorum. Müzikle ilginiz nasıl başladı?

 

Müzik alanında, amatör olarak orta okul yıllarımda 11-12 yaşlarımda başlayıp, 1987 yılında Marmara Üniversitesi müzik bölümüyle devam eden ve daha sonra profesyonelliğe geçen bir süreç yaşadım. Bu yıllarda üniversite korosu çalışmaları, solo konserler ve sahnede profesyonel olarak çalıştım. Yani 1987 yılından sonra hayatımın tamamı müzik üzerine kuruldu. 1991 yılında üniversiteyi bitirip Kayseri’ye müzik öğretmeni olarak atandım. 3 yıl Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda çalıştım. Daha sonra da özel okullardan teklif aldım ve öğretmenliğe bu okulda devam ettim. Bu arada kendi bestelerimden oluşan 2 adet yarı profesyonel albüm yaptım. Aynı zamanda 2 yıl Kayseri Büyükşehir Belediyesi konservatuarında, Türk Halk Müziği koro şefliği yaptım. 1992 yılından bu yana müzik yönetmenliği ve aranjörlük işine soyundum ve bu yönde sürekli yeni arayışlar içerisindeyim. Aynı zamanda gerek söz yazma gerekse bestecilik yönünden sürekli çalışıyorum. Profesyonel söz yazarlarının sözlerini besteliyorum.

 

Peki, Halk müziğinin bu müzik serüveni içindeki yeri nedir?

 

Halk müziği, hem müziğin hem benim özüm. Gerek üniversite gerekse daha sonraki yıllarda müzikte benim için en önde olan tarz hep halk müziğiydi. Gerek konservatuar, gerek okul, gerekse solo olarak 50-60 konserim olmuştur. Halk müziği benim yüreğime hitap ediyor. Profesyonel olarak her müzikle ilgileniyor olsam da (Allah’a şükür hemen hepsinde kendimce söz sahibiyim) türküler benim için bir başka anlam ifade ediyor.  Halk müziği kendimi içinde en rahat hissettiğim müzik. Halk müziği hepimize ait bir müzik. Yani benim, senin onun herkesin müziği. Hani insan kendini en rahat evinde hisseder ya, onun gibi bir şey. Kendimi türkü söylerken evimdeymiş gibi rahat hissediyorum. Halk müziğini korumak ve geliştirmek için çok gayretli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

Kayseri yöresine ait türküleri bir albüme toplamak fikri nasıl gelişti sizde? Albümün oluşmasında nasıl bir süreç izlediniz?

 

Benim önceleri evde mini bir stüdyom vardı. Zamanla hem ben kendimi iyi geliştirdim hem de stüdyomu büyüttüm ve ev dışına taşıdım. Böyle olunca iş tamamen profesyonelleşti. Benim için önemli olan 2-3 proje vardı. Bunları yapmaya koyuldum. Bu projelerden bir tanesi bana ait bir solo albüm, diğeri de benim bestelerimden oluşan 3 albümdü. Bu süreçte doktor Mustafa Güneş beyle (ki benim çok sevdiğim bir dostumdur) ‘Kayseri ile ilgili bir proje yapalım. Hem Halk Müziğine hem Kayseri’ye önemli bir hizmet olur’ dedik ve bu düşüncemizi hayata geçirmeye karar verdik. Projeyi Tekden Hastanesi ve Tekden Koleji Yönetim Kururlu Başkanı Kemal Tekden beyle paylaştık. Kemal bey tam bir Türkiye sevdalısı ve kültür adamıdır. Sağ olsun her türlü desteği vereceğini söyledi ve ihtiyaçlarımızı karşıladı. Bize de mutfak kısmında çalışmak kaldı. Yaklaşık 4 aylık bir çalışma sonucu Kayseri-İstanbul arası mekik dokuyup bu çalışmayı gerçekleştirdim. Kayseri’nin çok güzel türküleri var. Ben hem Kayseri’yi hem de türkülerini çok seviyorum. Böylece yakından uzağa ilkesiyle hizmete kendi ilimizden başlamış oldum.

 

Anladığım kadarıyla türkülerin yöresel özellikleri albümün geneline hakim durumda. Türkülerin okunuşu adeta yıllar öncesi bir kaydın modernize edilmiş hali gibi orijinal duruyor. Şunu sormak istiyorum; türküleri nasıl seçtiniz ve yorumlarda nelere özen gösterdiniz?

 

Okunuşları böyle anlamınıza çok sevindim. Çünkü yapmak istediğimiz tam da böyle bir şeydi. Repertuarı seçerken herkesin ortak zevkini göz önüne aldım. Yani insanlar genel olarak neyi dinlemek istiyor bulmaya çalıştım. Bunun yanında Kayseri’de bile az bilinen ve söylenen türkülere de göz attım. Bunlardan ikisini albüme koydum. Türkülerin orijinalliği konusuna gelince; zaten halk müziğini doğru olarak yorumlamayı çok önemsiyorum. Bu noktadan ayrılmamak koşuluyla (eğer varsa) katabileceğimiz bir şeyleri katmak gereğine inanıyorum. Tabi bu noktada çok önemli bir konu olan iş ehliyeti ve yeterliliği gündeme geliyor.  Bunu yaparken yakışan, uygun  ve sanat değeri olan şeyleri katmak gerekir. Bu hususlardan birini atlarsanız hizmet yerine zarar vermiş olursunuz. Türkülerin söz ve müziği ile hiç oynamadan  daha iyi dinlenilebilir bir hale getirmeye çalıştım. Bunu yaparken bazen abartılı olmayan dinamik ritimler, bazen farklı vokaller ve sazların farklı icraatları işi daha iyi dinlenir hale getirdi. Söylemim şuydu; bu albümü 7 yaşındaki de 70 yaşındaki de sıkılmadan dinleyebilsin.   Malum gençlerimizin eğilimi belli. Ritimleri biraz dinamik hale getirip alt yapıyı daha zengin tutarak onlara da sevdirdik. Şimdi bu albümden türkü dinlediklerini ve istediklerini görünce çok hoşuma gidiyor doğrusu.

 

Bundan sonraki proje ve planlarınızı sormak istiyorum. Hayata geçirmeyi planladığınız hangi projeleriniz var?

 

2007 Haziran veya Temmuza solo bir albüm çıkarmayı hedefliyorum. İnşallah, içinde 13-14 türkü olan sıra dışı bir albüm olacak. Bildiğimiz halk müziği albümlerinden daha otantik ama aynı zamanda daha modern, dinlendirici ve farklı bir yorum içerecek. Müzik yönetmenliğini ve aranjörlüğünü yapacağım bir halk müziği albümü projesi daha var. Öyle sanıyorum ki o da temmuz gibi bitecek. Müzisyen bir kardeşim var. Kardeşime benim bestelerimden oluşan bir albüm yapacağız inşallah. Bunun dışında Tekden Koleji olarak Kayseri genelinde ilköğretim okulları arası Türk halk müziği yarışması yapıyoruz. Bu çalışmalara devam edeceğiz.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37