banner39

Doğu ve Batı'nın 10 yıllık sentezi

Bir grup üniversiteli gencin inisiyatifiyle kurulup büyüyen Doğu Batı dergisi, 10 yıldır Türk düşünce hayatına ‘beklenmedik’ büyük katkılar yapmaya devam ediyor.

Arşiv 21.08.2007, 13:44 21.08.2007, 13:44
Doğu ve Batı'nın 10 yıllık sentezi

Bir grup üniversiteli gencin inisiyatifiyle kurulup büyüyen Doğu Batı dergisi, Türk düşünce hayatına ‘beklenmedik’ büyük katkılar yapmaya devam ediyor 10 yıldır. Doğu Batı, kendi istikametinde yeni hayaller ve emin adımlarla ilerliyor.

Büyük hayallerle bu projeye başladılar 10 yıl önce. Entelektüel bir dergi çıkarmaktı amaçları. Lakin hem yaşları gençti hemde böylesi bir işe Türkiye gibi bir ülkede girişmişlerdi. Bir grup üniversite öğrencisinin 1997’de Türkiye’ye kazandırdığı “düşünce dergisi” Doğu Batı, aradan geçen zaman diliminde rüştünü çoktan ispat etti. 28 Şubat’ın hemen akabinde çıkan ilk sayısında “devlet” mefhumunu sorgulayan dergi, düşünce dünyamıza yepyeni bir soluk getirecekti.

Günümüzde birçok düşünce dergisi yayın hayatına başladıktan kısa süre sonra kapanıyor. Türk okuyucusunun ilgisizliği ve maddi sebepler buna gerekçe gösteriliyor genelde. Doğu Batı dergisi ise bu klişeyi yıkıyor. Derginin en önemli hususiyetlerinden biri, ilk sayıdan itibaren hiçbir nüshasında reklâm girmeyerek sadece okuyucusundan güç alması ve 6 bin civarında tiraja ulaşması. Gençliğini Doğu Batı dergisine vakfetmiş Genel Yayın Yönetmeni Taşkın Takış, başarılarının sırrını şöyle açıklıyor: “Eğer gerçekten vaktinizin ve hayatınızın büyük bir bölümünü buna ayırırsanız insanlar sizin ciddiyetinizi fark eder ve sizi takip ederler.”

‘AĞIR ENTELEKTÜEL’ LİSTESİ

Üç ayda bir yayımlanan Doğu Batı kimi zaman “Aşk ve Doğu” diyor, kimi zaman ise ezberleri bozarak “Ortaçağ Aydınlığı” başlığıyla karşımıza çıkıyor. Bazı mevzular ise tek sayıda kalmıyor, bir sayıyı aşarak uzun uzun irdeleniyor.

Derginin yayın kurulu ve danışma kurulundaki ‘ağır toplar’ özellikle dikkat çekiyor: Halil İnalcık, Şerif Mardin, Ahmet İnam, Etyen Mahçupyan ve İlber Ortaylı bu kurullardaki isimlerden sadece birkaçı. Söz konusu isimlerin dışında, ulusal ve uluslararası alanda yetkin isimlerin makaleleri de yayımlanıyor Doğu Batı’da. “Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar” sırrınca Doğu Batı’da fikrî olarak birbirleriyle zıt isimler yazıyor. Taşkın Takış, derginin kurulları ve makale yazarlarındaki çok renkliliğin adına da yansıdığına işaret ederek bunun bir ‘sentez’ olduğunu vurguluyor. Takış, yazarların ortak paydasının ideolojik mesaj kaygısı gütmemeleri olduğunu, aslolanın makalelerin kattığı fikrî değer olduğunu anlatıyor.

Doğu Batı’nın ilginç bir hususiyeti daha var. Dergi, eski sayılarının büyük bölümünü okuyucuların yoğun ilgisinden dolayı tekrar basıyor. Bazı sayılar şimdiden beşinci baskıya ulaşmış durumda. Bu da derginin günceli aşan derinliğinin bir başka göstergesi olsa gerek. Dergi, ayrıca aynı adla kurduğu yayıneviyle de kültür hayatımıza hizmet ediyor.

Onuncu yıla ulaşmanın sevincini okuyucularla paylaşmakla beraber önümüzdeki seneler için önemli planları olduğunu da açıklıyor Taşkın Takış. Dergiye uluslararası hüviyet kazandırmayı amaçladıklarını dile getiren genel yayın yönetmeni, Doğu'yu belirli kalıplar içinde tanıyan Batılı entelektüellere Doğu Batı dergisinin vereceği önemli mesajlar olduğunu vurguluyor.

Halil İnancık: TARAFSIZ BİLİME HİZMET EDİYOR

Bu derginin önemi, ilan almaması ve herhangi bir siyasi partiye veyahut sosyal gruba vasıta olmamasıdır. Tamamıyla fikrî, tamamıyla rasyonel ilme bağlı, ilim verilerini belirten, takip eden ve izleyen bir dergi olması çok önemli. Memleketimizde tarafsız ilme için susamış büyük, önemli bir kitle vardır. Bu dergi bu kitleye hitap etmektedir. Aynı zamanda dergimiz ilim dünyasının klasik kitaplarını da yayımlamaktadır. Bu da çok önemli bir hizmettir.

Etyen Mahçupyan: ÜTOPİK PROJE GERÇEK OLDU

İlk ütopik bir proje olarak başladı Doğu Batı. Tamamen orada çalışan gençlerin ısrarı, inadı ve de ufuk genişliği sayesinde bugünlere geldi. Yayın kurulunda yer alan bizlerin çok fazla bir etkisi olduğunu sanmıyorum. Oraya emek veren gençlerin esas sahibi olduğu bir dergi olarak görüyorum. Son yıllarda Türkiye’deki entellektüel hayata en önemli katkı olduğunu düşünüyorum. Çok beklenmedik, şaşırtıcı ve son derece olumlu bir olaydır bizim entellektüel hayatımız açısından.

Kaynak: Aksiyon

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?