Dursun Çiçek'in itiraf yazıları

Hakkında yakalama emri çıkartılan Dursun Çiçek, "Genelkurmay Ergenekon soruşturmasını geç algıladı" diyor.

Dursun Çiçek'in itiraf yazıları


İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' iddianamesinin ayrıntısında Albay Dursun Çiçek'e ait dökümanda operasyon ve tutuklamalarla ilgili şok itiraflar var.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' iddianamesinde, ''Bilgi notu Dursun Çiçek.doc'' isimli word belgesinde, Deniz Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek'e ait ''Tutuklanacağımı biliyordum. Genelkurmay da biliyordu. Bütün olasılıklara karşı hazırlıklıydık. Genelkurmay, Ergenekon soruşturmasını geç algıladı. Bu işin bu kadar büyüyeceğini (Karargah'a kadar uzanacağını) hiç hesap etmediler'' şeklinde ifadelerin yer aldığı belirtildi.

İddianamede yer alan belgede, Albay Dursun Çiçek'in ''Hakim ve Savcılar Haziran Kararnamesi''nin çok önemli olduğunu ifade ettiği belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:

 

''I.B, her şeyin farkında. Bizzat kendisi bu durumu takip ediyor. ''Hakim ve Savcılar Haziran Kararnamesi'' çok önemli. Yüksek Yargı üyeleriyle görüşüldü. Bizzat İ. Paşa görüştü. Ergenekon savcılarında önemli bir değişiklik olabilir. Emniyetteki değişikliklerle ilgili de temaslar var. Birtakım değişimler oldu, devam edecek. Fethullahçılara yönelik kapsamlı bir çalışma hazırlanmıştı. Bu belge operasyonu ile bu çalışmalar aksadı. Eğer aksamasaydı, Gülen örgütüne yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirilecekti. İrtica (Fethullah) ülke güvenliği için tehdit. Genelkurmay bu konuda bir müdahaleye hazırlanıyor...''

 

İddianamede, ayrıca ''Bizim Hizbullah.doc'' isimli word belgesi içerisinde, ''dini motifli Hizbullah Terör Örgütüne yönelik güvenlik ve kolluk güçlerimizin hazırlamış oldukları raporlara ilişkin bilgilerin yer aldığı dijital kitapçık da olduğu tespit edildi'' ifadesinin de yer aldığı kaydedildi.

 

Ele geçen döküman arasında bulunan ''Komutan Orhan Yılmazkaya Şehit Oldu'' isimli word belgesinde ise Devrimci Karargah isimli terör örgütü ile Bostancı'da öldürülen terörist Orhan Yılmazkaya isimli kişi adına yazılmış devrim içerikli metinler bulunduğu belirtildi.

 

İddianamenin ''Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi'' bölümünde ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü Elektronik Şube Müdürlüğüne 18 Ekim 2009 tarih ve 12012 sayılı Rıza Yıldırım ismi ile gönderilen e-posta İhbar tutanağında, ''Bugün Aydınlık dergisi manşetinde bahsedilen Başbakan'ın karanlık telefon görüşmesi Ergenekoncu Levent Ersöz'ün arşivindendir. Bu arşivde Başbakan ve çok sayıda AKP'li bakana ait ses kayıtları bulunmaktadır. Bu arşiv şu anda Aydınlık dergisinde bulunmaktadır. Bu ses kayıtlarının asıl kaynağı Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkaya'dır. Dergiye bakarsanız anlayacaksınız'' şeklinde bilginin yer aldığı ifade edildi.

 

İddianamede, Doğu Perinçek ve grubunun yayın faaliyetleri içinde yer alan istihbarat toplama çalışmalarının gazeteciliğin doğal sınırları içinde varsayılamayacağını, disiplinli bir biçimde sürdürülen arşiv çalışmaları içinde MİT ve Genelkurmay Başkanlığının ''çok gizli'' belgelerinin de yer aldığı vurgulandı.

 

İddianamede, ''Perinçek'in önemle üzerinde durması sonucu, günümüzde her yayın organında üst düzeyde bir elemanının bulunuyor oluşu ise başlı başına üzerinde düşünülmesi ve araştırma yapılması gereğini işaret eder niteliktedir'' şeklinde biten örgütsel içerikli dokümana yer verilerek şöyle denildi:

 

''Doğu Perinçek ve onun talimatları ile hareket eden, medyada yer almış örgüt üyelerinin, medyayı örgütün amaçları doğrultusunda bir araç olarak kullandıkları ve Ergenekon silahlı terör örgütü ana dokümanlarında geçen istihbarat toplama faaliyetleri ve bilginin paraya çevrilebilirliği ile siyaset dünyasına yön verilmesi gibi, örgütün hedefleri doğrultusunda faaliyetlerde bulundukları anlaşılmaktadır. Şüpheli Mehmet Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkaya'nın bu ses kayıtlarını yayınlamaları, örgüt üyeliği ile birlikte özel hayatın gizliliğini ihlal ve devlete ait gizli bilgileri bulundurma ve yayınlamak suçunu oluşturmaktadır.''

 

Şüpheli Ufuk Akkaya'nın, ''Ergenekon'' silahlı terör örgütü içinde faaliyet yürüten örgüt üyesi olduğu, örgütün talimatları doğrultusunda örgüt arşivinden çıkarılan ses kayıtlarını aynı amaçla yayınladığı, bu kayıtların kişilerin özel hayatları ile devletin iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli olan ve gizli kalması gereken belge ve bilgilerden olduğu belirtilerek, eylemlerine uyan TCK'nın 314/2, 135/2, 43, 326, 327, 133/son, ve 134 maddeleri ile 3713 sayılı Kanun 5. maddesi gereğince cezalandırılması ve TCK'nın 53, 58/9, 63 maddelerinin uygulanması talep edildi.

 Kaynak: Ajanslar

Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2010, 20:20
YORUM EKLE

banner33

banner37