banner15

'Eli silahlı yeterince deli var!'

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Cem Özdemir, Der Spiegel’e Hrant Dink saldırısını değerlendirdi.

'Eli silahlı yeterince deli var!'

‘Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink’e yapılan saldırı aynı zamanda liberal güçlere karşı yapılan bir saldırıdır.’ diyen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Cem Özdemir, SPİEGEL ONLINE’la yapılan röportajında, Cinayetin arkasındaki kimseler olarak ülkenin Avrupa Birliği’ne girmesini engellemek isteyen ve Türkiye’de iş başında olan yargı ve yönetimi gösterdi.

 

SPIEGEL ONLINE: Hrant Dink neden öldürüldü?

 

Özdemir: O, çıkışıyla ortalama bir Türk’e ulaştı, dolayısıyla onun sözleri radikal bir mücadele adamından çok daha yıkıcı oldu. Hrant Dink televizyona çıktığında yüzlerce seyirci sorularıyla ve kendi tecrübeleriyle birlikte ona ulaşmaya çalıştı ve bazıları bütün açıklığıyla kendi Ermeniliğini veya Ermeni atalarının varlığını ortaya döktü. O milliyetçiler için yaşayan canlı bir provokasyondu. O, kendisinin katıksız varlığıyla Türkiye’nin bütün bir modelini tartışılır hale getirdi. Onun adı şimdi Türkiye’de insan hakları ve demokrasi yolunda kendini ortaya koymuş ve bu yolda hayatlarını kaybetmiş uzun listeye dahil olmuş oldu.

 

Dink’in Türkiye’deki pozisyonu neydi?

 

Ondaki en önemli özellik Türkiye’deki çok kültürlü toplum hayalini hiçbir zaman bırakmamış olmasıydı. O Ermenilerle Türklerin barış içinde bir arada yaşamalarını istiyordu ve buna karşı direndi. O Hristiyanlara ve Ermenilere karşı ayrımcılık içeren yasal düzenlemelere karşıydı. O, ‘sözde Türklüğe hakareti’ de içeren ve düşünce özgürlüğünü kısıtlayan 301. madde gibi kanunlara karşı da fikrini söylemekten geri durmadı. Ve kendisi de bu maddeden dolayı davalık oldu ve mahkûmiyet verildi. En azından şimdi bu maddenin kaldırılması gerekiyor. Türkiye, böyle bir insan hakları savunucusunun öldürülmesinden daha ‘ağır bir hakarete uğrayabilir mi? Dink, Türkiye’nin açık bir Avrupa tolumu olması yolunda başka kimsenin yapmadığı kadar bir çaba gösterdi. O, Türkiye’de yaşıyor olması ve kendi ülkesi olarak reformlarla düzeltilebilir göstermesiyle Ermenileri de provoke etmiş biridir.

 

Bu cinayetin ardında kimin olduğunu umuyorsunuz?

 

Ben failin milliyetçilerin tarafında olduğunu tahmin ediyorum. Bir gencin katil olduğunu düşünsek de, asıl tehlikeli olanlar ideolojik olarak arka planda olan adamlardır. Türkiye artık aşırı milliyetçileriyle savaşmalıdır. Sadece katili bu cinayet için sorumlu tutmak çok basit bir şeydir. Milliyetçiliği körükleyen, dini azınlıklara karşı düşmanlığı yayan bütün milliyetçiler ve de en az onlar kadar gazeteciler de bu cinayette suç ortağıdır.

 

Dink’e ‘sözde’ Türklüğe hakaretten dava açan yargının rolü nedir bu olayda?

 

Dink’e o zaman dava açan ve nefreti körükleyip onu hedef haline getiren avukatlar vurulmasının önünü de açmışlardır. Şurası muhakkak ki kendini demokrasi ve insan hakları için ortaya koyan birisinin hayatı aşırı milliyetçi ve aşırı sağcı birilerinden daha az güvendedir. Daha yazar Orhan Pamuk’un dava sürecinde görevli polisler güvenliğ sağlamakta ya yetersiz kaldılar, ya da isteksiz davrandılar.

 

Siz bu olaylarla Rusya’da yaşanan olaylar arasında bir paralellik görüyor musunuz? Orada da demokrasi savunucuları, örneğin bayan gazeteci Politovskaja’da öldürüldü.

 

Demokratların güvenliğiyle ilgili bir paralellik olduğu muhakkak. Fakat her şeye rağmen Türkiye’deki hükümet Rusya’daki gibi cinayeti onaylamıyor. Hükümet böyle olayları engellemeye çalışıyor, fakat imkânları sınırlı. Türkiye’de olayları yönlendirebile devlet içinde devlet hadisesi var.

 

 (Türkiye’deki) bu milliyetçiliği kim taşıyor?

 

Yargı kuvveti, güvenlik güçlerinin bir kısmı – Türkiye’nin Avrupa’ya yönelmesini istemeyen bürokrasinin tamamı. Bu güçler Türkiye’nin demokratikleşmesinde kendi konumlarının ve gelir kaynaklarının tehlikeye gireceğini görüyorlar ve her şeye hazırlar. Kim Hrant Dink’in mirasına sahip çıkmayı istiyorsa onun yolunda yürümeye devam etmekle o an en büyük iyiliği yapmış olacaktır.

 

Bu cinayet Türkiye’deki politik tartışmaların bir parçası mı?

 

Umuyorum değildir. Fakat ben birçok arkadaşım için endişe taşıyorum. Milliyetçiliği kritize eden entelektüeller haber merkezlerince hemen çekilmez bir baskı altına alınıyor. Ortalıkta kendilerinin beyni yıkanmış eli silahlı yeterince deli var zaten. 

 

Hrant Dink’le en son ne zaman bir araya gelmiştiniz?

 

Geçen sene İstanbul’da Orhan Pamuk’a karşı açılan dava sürecinde görüştük. Mahkeme salonunda bekliyordu ve Türk milliyetçileri tarafından hakaretler ediliyor ve saldırılıyordu.

 

Kendi hayatı için endişeleniyor muydu?

 

İnsanlar onun gazetedeki bürosuna geldiğinde sürekli bunun üzerine espriler yaparak, ‘Hemen silahını çıkaracağını ve kendini savunacağını’ söylerdi. Öldürülme korkusu maalesef Türkiye’de yaşayan bir liberal kimse ve özgürlükler için mücadele veren birisi için buna dahil bir şeydir. Ama Dink bu yüzden ne işini ne de hayatını değiştirecek birisi değildi.

 

 

 

http://www.spiegel.de Röportajı yapan : Jan Friedmann

 

Bu röportaj Kadir Kon tarafından Almanca'dan Dünya Bülteni için tercüme edilmiştir.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35